Tatlı Aşk

4
10
12
Yirmi Yedinci Bölüm Havva Şimşek'den Abilerim bana sürpriz yaptıklarında o kadar mutlu olmuştum ki mezuniyet için bana aldıkları bu hediyeleri unutmıcaktım. Hepside birbirinden apayrı güzellerdi. Yarın için hazırlıklarım başlıcaltı benim için. Diğer bir yandan ise Hayat'ın da yarın ki mezuniyete gelebilecek olmasıydı. Kaç gündür onu göremiyordum. Sadece telefonda konuşuyorduk. Batuhan'la, Mert'in arasında ki bu yaşanmazlık yüzünden arkadaşımı göremez olmuştum. Tamam Mert bir şeyi yanlış yapmış olabilirdi. Hayat'ı tutup buraya getirmiş ve vurulmasına sebep olmuş olabilirdi ama Hayat istemişti burada bulunmayı ve yardım etmeyi. O yüzden de bu kadar suçlanacak ve kavga çıkartılacak hiçbir durum yoktu ortada. ~🌼~🌼~🌼~🌼~ Sabah olduğunda yatağımdan kalkar kalkmaz koşarak duş almaya gitmiştim. Çünkü bugün mezuniyet günümüzdü. Artık okuldan mezun oluyorduk hepimiz. Beni de o kadar çok heyecan sarmıştı ki elim ayağım birbirine şimdiden dolaşmıştı bile. On dakika sonra duştan çıkmıştım ve hemen hazırlanmaya başlamıştım. Abilerimin bana almış oldukları mezuniyet elbisesini, ayakkabıları, takıları giyip takmaya başlamıştım. Hepside o kadar çok güzellerdi ki, üzerime de tam olmuşlardı. Sadece geriye saçım kalmıştı ki odamın kapısı tıklatılmıştı. Ben de gir diye seslendiğimde ise içeriye abilerim girmişti. Benimle beraber abilerimde gelicekti yaşadığımız olaylardan sonra. Ama abilerime baktığımda o kadar çok yakışıklılardı ki abilerimden gözlerimi alamıyordum. Ama birşey dikkatimi çekmişti. Abilerimin arkalarında bir şeyler saklıyorlardı. “Günaydın prensesimiz.” “Günaydın abilerinin en güzel kelebeği.” “Günaydın yakışıklı abilerim.” “Fatih, kardeşimize baksana çok güzel olmamış mı?” “Bence de çok güzel olmuş da biz kardeşimizi acaba mezuniyetine götürmesek mi acaba?” “Neden ya?” “Çünkü çok güzel olmuşsun abicim. Mert senin sevgilin tamam ama diğer erkekler de var ve sana yan gözlerle bakacaklar, bizlerde var ya onları…” “Abi saçmala artık ya. Hem sen de diyorsun, senin sevgilin var diye. Ben Mert'le olduğum sürece birşey olmaz da siz arkanızda ne saklıyorsunuz bakalım? Odama girdiğinizden bu yana elleriniz hep arkada.” “Ha, evet, şey bunları senin için aldık canımızın içi.” Ellerini arkadan öne doğru uzattıklarında ise iki buket çiçekler vermişlerdi bana. Bir buket kırmızı güldü, diğer bir buket papatyaydı. O kadar çok güzellerdi ki gözlerim dolmuştu resmen. “Ya abilerim çok teşekkür ederim çiçekler için.” Abilerime sarılmıştım ve ağlamamak için kendimi tutuyordum çünkü ağlarsam makyajım bozulabilirdi. “Teşekkür ederiz ama artık saçınında yapılması lazım. Mezuniyetine geç kalmak istemezsin neticede.” “Evet.” “Bu yüzden de abilerin kuaförü de senin için ayağına getirdi. İstediğin saçı yaptırabilirsin ve bizde artık çıkalım. Sen hazır olduğunda aşağıya inersin ve seni alır gideriz.” Abilerim odamdan çıkar çıkmaz saçlarımı istediğim şekle getirmeleri için tarif etmeye başlamıştım. Herşey o kadar güzel ilerliyordu ki bir aksilik çıkmasından çok korkuyordum. Ama çıkmayacağını da biliyordum. Yarım saatin sonunda artık hazırdım ve sonunda artık aşağıya, abilerimin yanına inmiştim. Abilerim beni gördüklerinde ise bana büyülenmiş gibi bakıyorlardı ve yanaklarım kızarmaya başlamıştı. “Abicim gerçekten o kadar çok güzel olmuşsun ki konuşamıyorum.” “Al benden de o kadar.” “Abilerim utandırmayın beni ya. Hem hadi artık gidelim. Geç kalmak istemiyorum.” Abilerim kendilerine gelir gelmez hemen evden çıkmıştık. Fatih abim arabayı otoparkımızdan çıkarttıktan sonra da Münteha abim ise benim için arka kapıyı açmıştı ve yerime yerleşmiştim. Münteha abim de kendi yerine geçip oturduğunda artık mezuniyetimizin olduğu mekâna doğru yol almıştık. Artık git gide daha da heyecanlanmıştım. Bakalım bizi neler bekliyordu?