Tatlı Aşk

6
10
10
Otuz İkinci Bölüm Havva Şimşek'den Sabah olduğunda telefonuma bir mesaj gelmişti ve kimden geldiğine dair baktığımda Mert'imden olduğunu görmüştüm. Mesajı açıp okuduğumda ise buraya doğru geldiğini yazmıştı. En önemlisi ise bu konuşmanın ciddi bir konuşma olacağıydı. Mert geldiğinde o kadar çok heyecanlanmıştım ki, ne konuşacağına dair devamlı ona bakar olmuştum. “Günaydın canım ve günaydın abi.” “Günaydın canım.” “Günaydın.” “Günaydın.” “Ben sizlerle önemli bir konu hakkında konuşmaya geldim. Belki Havva söylemiştir sizlere.” “Evet, biraz bahsetti.” “Peki nedir bu kadar önemli konu? Kötü bir şey yoktur umarım.” “Kötü bir şey yok. Sizlere söylemek istediğim konu, benim ailem kız arkadaşım Havva'yı görüp tanımak istediklerini söylediler. Sizinde izniniz olursa eğer Havva'yı da alıp ailemin yanına gidip tanıştırmak istiyorum. Bana en az dört gün izin verdiler ailem Havva'yı yanlarına götürmem için.” “Tamam o zaman gidin ama bir şartla. Bir hafta sonra buradasınız. Bir haftayı geçmesin yoksa biz gelir alırız kız kardeşimizi elinizden.” “Tamamdır abi. Teşekkür ederim.” Abilerim izin verdiklerinde hiç vakit kaybetmeden hazırlıklara başlamıştım. Mert kendi evine gittiğinde kendi valizini hazırlar hazırlamaz beni almaya geleceğini söylemişti. Çünkü akşama uçağımız vardı. Şanlıurfa'ya gidiyorduk çünkü. Ben de odama çıkar çıkmaz hemen valizimi hazırlamaya başlamıştım. Bir haftalık eşyalarımı almaya başlamıştım. Orada ne giyeceğimi, ne giymeyeceğimi ayırt etmeye çalışıyordum. Her şeyimi en kısa zamanda halleder halletmez hemen bir duşa girmiştim. On dakika içerisinde duşta işimi halleder halletmez çıkıp üstümü giyinmeye başlamıştım. Üzerime kahverengi, tek omuzlu bir elbise giymiştim ayakkabı olarak da siyah stiletto ayakkabı giydikten sonra sıra saçımı da hallettiğimde artık hazırdım. Mert ise mesaj atmıştı geldiğine dair ve hemen valizimi alır almaz aşağıya inmiştim. Abilerimle de vedalaştıktan sonra hemen Mert'in arabasına binip yola çıkmıştık. Havaalanına geldiğimizde arabadan inmiştik. Mert ise arabasını bizi bekleyen adamına teslim ettikten hemen sonra içeriye girmiştik. Mert işlemleri hallettikten sonra Şanlıurfa uçağını bulmuştuk ve kalkması için beş dakika boyunca beklemiştik. Beş dakika boyunca Mert'e sohbet edip durmuştuk. Aslında ben meraktan Mert'in kafasını şişirmiştim soruladımla beraber. Daha sonra ise anons duyulmuştu ve uçağa binmek için yavaştan yavaştan ilerlemiştik yerlerimize doğru. Uçağın içerisine geçtiğimizde ise sıralarımızı bulup oturmuştuk. Herkes tamamlanınca da artık yavaştan havalanmıştık. ~🌼~🌼~🌼~🌼~ Bir saat elli dakika boyunca uçmuştuk ve en nihâyetinde de varmıştık Şanlıurfa'ya. Uçaktan indikten hemen sonra valizlerimizi alfığımızda havaalanından dışarıya çıkmıştık. Dışarıya çıkar çıkmaz yanımıza bir adam yaklaşmıştı. “Mert Bey hoşgeldiniz. Aracınız hazır ve sizi bekliyor.” “Teşekkürler. Gel canım.” Mert'le ve o aracı kullanacak şoförle birlikte araca binmiştim. Artık Mert'in ailesinin yaşadığı eve doğru yol almıştık. Ben ise yerimde duramıyordum. Acaba beni sevecekler miydi?