Kırk Sekizinci Bölüm
Havva Şimşek'den
Hayat'la beraber pijama partisi yapmaya başlamıştık. İkimiz ilk başlarda yemek yemeye başlamıştık ve birbirimize espiriler, şakalar yapmaya devam etmiştik. Ama daha sonra Hayat bana öyle bir sürpriz yapmıştı ki resmen dona kalmıştım.
“Havva sana bir sürprizim var.”
“Ne?” Elini bana uzattı ve parmağındaki yüzüğü bana göstermişti.
“Batuhan bugün bana evlenme teklifi etti.” dediğinde yüzündeki o gülümseme ve mutluluk o kadar heyecanlıydı ki, inanamazdım bu olanlara.
“Gerçekten mi? İnanamıyorum. Batuhan sana buraya gelmeden önce evlenme teklifi mi etti? Çok mutlu oldum senin adına.”
“Darısı senin başına.”
Hayat'la sohbetlerimiz devam ediyordu. Hem bu olanları konuşuyorduk hem de ilerde yaşayacağımız günleri düşünüyorduk.
Artık yavaştan yavaştan bizim uykumuz gelmeye başladığında Hayat'la beraber yatağa yatıp uyumaya başlamıştık. İkimizde uyurken odaya Batuhan'la, Mert'in girdiğini duymuştuk. Bizim başımızı birer buse kondurduktan sonra odadan çıkmışlardı.
~🌼~🌼~🌼~🌼~
Sabah kalmıştım ve yanımda Hayat'ı görememiştim. Etrafa bakındığımda dolabımın kapağında bulunan aynada üstünü düzelttiğini görmüştüm. Arkadaşımın böylesine çok mutlu olduğunu görmek beni de çok mutlu etmişti.
“Günaydın.”
“Sana da günaydın.”
“Bakıyorum da sabahı sabah etmişsin.”
“Evet hiç sorma. Gece ara ara kalktım falan.”
“Eee Batuhan işini biliyor. O yüzden uyuyamaman çok normal.”
Hayat'la beraber sabah konuşmamızın ardından hemen ara verip ikimizde hazırlanıp aşağıya inmiştik. İnmiştik ama erkekleri böyle görmeyi hiç ummuyorduk. Dördü de bir tarafa dağılmış ve uyuyakalmışlardı. Hayat'la ikimiz onlara gülmeden edememiştik.
Erkekleri aldırış etmeden mutfağa girmiştik ve kahvaltı hazırlıkları yapmaya başlamıştık. Biz kahvaltıyı hazırlarken içeride kıpırdanmalar başlamışlardı. Anlaşılan uyanmaya başlamışlardı.
İlk olarak Mert uyanmıştı ve buraya gelmişti. Arkasından Batuhan, onun arkasından Münteha abim, onun arkasından Fatih abim gelmişlerdi. Her biri o kadar uyku sersemiydiki Hayat'la gülmeden edemiyordum.
“Günaydın hepinize.”
“Size de günaydın kızlar.”
“Anlaşılan o ki yeriniz pek rahat değildi.”
“Havva, abisinin bir tanesi konuşmayı bırak da bana biraz çay verir misin?”
“Demlik orada abicim. Kendin alabilirsin.”
“Sen daha sonra görürsün.”
“Görüşürüz abicim.”
Artık kahvaltımızı yapmaya başlamıştık. Kahvaltı da konumuz Batuhan ile Hayat'ın evlilik teklifi ettiği konuydu. İkisinin böyle bir karar alması o kadar güzeldi ki onlar adına gerçekten çok sevinmiştim.
“Havva kahvaltıdan sonra seninle ormanda yürüyüşe gidelim mi?”
“Tamam olur.”
Mert'in benimle ormanda yürüyüş yapmak istemesi biraz tuhafıma gitmişti. Mert'in yüzüne baktığımda bir şeyler döndüğünü anlamıştım. Bakalım ne olucaktı?