Elli Beşinci Bölüm
Sabah kalktığımda artık yepyeni bir güne kalkmıştım. Ben artık Hayat Yıldız değildim, ben artık Hayat Akça'ydım. Bundan sonra yeni hayatıma Hayat Akça olarak devam edicektim.
Gözlerimle yanımda yatan bir tanecik eşime bakıyordum. Bundan sonra da ikimiz beraberdik ve ikimiz beraber olmaya devam edecektik. Elimle onun yanağına dokunup gezdirmeye başlamıştım. Çünkü onunla evlendiğim için gerçekten çok mutluydum.
Yataktan kalkıp duşa girmek istemiştim ama hemen elimden tutup kendisine çeken eşimle göz göze gelmiştim. Biran ne olduğunu anlayamasam da göz göze gelince yanağımın kızardığını hissedebiliyordum.
“Günaydın güzeller güzeli canım eşim. Günaydın bir tanecik Hayat Akça'm benim.”
“Sana da günaydın yakışıklı canım eşim.”
“Hemen yanımdan kalkıp nereye gidiyordunuz acaba? Ne güzel yanağımı seviyordun.”
“Ee şey ben duşa girmek için kalkıyordum.”
“Daha sonra girsen olmaz mı? Biraz daha beraber yatarız.”
“Çok isterim ama olmaz.”
“Neden olmaz? Bal gibi olur.”
“Olurdu ama hem tatilimiz yarım kalmıştı hem de balayına gidicez bugün unuttun mu?”
“Doğru, o zaman sen duşunu al senden sonra ben girerim.”
“Tamam. Seni çok seviyorum.”
“Ben de seni çok seviyorum.”
Yataktan kalktığımda hemen duşa girmiştim. Çünkü balayına gidiyorduk. Dün evlenmiştik ve balayına gidiyorduk bugün. Açıkcasını söylemek gerekirse biraz da olsa gerilmiyor değildim. Neden gerildiğimi de anlamışda değildim.
On dakika içerisinde duşumu alır almaz çıkmıştım. Tam banyo kapısından da çıkacakken Batuhan'ı karşımda gördüm ve ben daha ne olduğunu anlayamadan bana hemen sarılmıştı. Hemen sonra ise boynuma bir buse kondurmuştu. Her ne kadar çok kıpkırmızı olsam da onun karşısında kıpkırmızı gözükmek istemezdim.
“Sen böyle kıpkırmızı kesileceksen daha çok işimiz var Bayan Akça.”
“Sen de hemen böyle bir anda karşımda böyle yapma Bay Akça.”
“Utanmana gerek yok. Sen rahat ol gerisi önemli değil.”
Hemen yanağımdan da öpünce direkt duşa o da gitmişti. Ben de vakit kaybetmeden üzerimi giyinmeye başlamıştım. Aslında Batuhan haklıydı. Ben onun eşiydim ve rahat olmam gerekliydi.
Ben aynada saçımı yapmaya başladığımda Batuhan'da duştan çıkmıştı ve hemen saçımı yapmayı bırakıp koşarak yanına gidip sarılmıştım. Tüm cesaretimi toplayıp ona sarılmayı bırakıp ellerimle Batuhan'ın yanağını avuçlarımla tuttum ve dudaktan öpmüştüm. Ne o benim ne yaptığımı anlayabilmişti ne de ben ne yaptığımı anlayabilmiştim. Ama şunu biliyordum ki ben ne yaptıysam doğru bir karar verip de yaptığımdı.
Daha sonra ben kendimi geri çektiğim de Batuhan'ın yüzünde gülümseme belirmişti. Bunu benim yapmamı bekliyordu.
“Az önce yaptığın şey bir rüya mıydı yoksa gerçek miydi? Eğer bir rüyaysa hiç uyanmak istemiyorum çünkü. Ama gerçekse de inanamam bunu yaptığına.”
“Gerçekti. Hiç olmadığı kadar gerçekti hemde.”
Bu sefer de Batuhan benim dudağımdan öpünce anlamıştı gerçek olduğuna. Çünkü gözlerinde ki o ışığı ve gülümsemeyi görmüştüm ben onda.
“O zaman ben balayına şimdiden hazırım. Gerçi daha hazır değilim ama bu olandan sonra tamamen hazırım.”
İkimizde gülmeye başlamıştık ve Batuhan hazırlanmak için üzerini giyinmeye başlamıştı. Bende yarım bıraktığım saçımı bitirdiğimde telefonuma mesaj gelmişti. Mesaj Havva'dandı.
Havva: Hayat siz daha evden çıkmadıysanız çıkmayın. Biz geliyoruz sizin yanınıza. Sizi de alıp öyle geçelim havaalanına.
Hayat: Tamam o zaman bekliyoruz sizi.
Batuhan'a, Havva'yla konuştuğumu söylemiştim ve buraya gelip bizide alıp öyle geçeceğimizi söylemiştim. Batuhan da kabul edince Mert ve Havva'nın gelmesini beklemeye başlamıştık. Onlar gelene kadar da biraz vaktimiz vardı ve sohbet etmeye başlamıştık. Balayına gidene kadar sohbet etmek bizim için biraz daha iyiydi…