Tatlı Aşk

4
10
10
Yirmi Beşinci Bölüm Fatih Can Aytan'dan Havva'yı yine yanımıza almıştık ve annesini de güvenli bir yere yerleştirmiştik. Bundan sonra da Havva'yı doğru düzgün bir yere sallamaya karar vermiştik. Güvenli olana kadar tabii ki. Havva her ne kadar çok itiraz etse de yaptıklarını ve Hayat'ın başına gelen olayı da tekrar gözden geçirip anlattığımızda kabullenip bizimle beraber bu evde oturmayı kabul etmişti. Ara ara Mert geliyordu buraya ve dördümüz vakit geçirmeye çalışıyorduk. Hayat'ı ziyaret etmek istesek de Batuhan orada olduğu için ve Mert'i görüp de sinirleneceği için gidemiyorduk. Kavga çıkabilirdi çünkü. “Abi birşey sormak istiyorum.” “Dışarıya çıkmak istiyorsan hayır demiştim.” “Onu biliyorum abi ama ben başka birşey sorucaktım.” “Sor bakalım.” “Hayat'ın durumu nasıl?” “Hayat'ın durumu iyiymiş.” “O zaman iyiyse hep beraber onun yanına gidelim mi? Lütfen.” “Siz Hayat'ın yanına gidecekseniz ben gelmeyeyim. Batuhan orada kavga çıkmasın.” “Aradan kaç gün geçti ama.” “Öyle de yine de beni suçlu biliyorlar. O yüzden ben gelmeyim.” “O zaman evde oturalım. Batuhan ayrıldığı zaman ziyarete gideriz.” “Yanılıyorsun kardeşim çünkü Batuhan her zaman orada kalacakmış. Hayat tamamen iyileşene kadar.” Havva'nın yüzünün düştüğünü görmüştüm. Ama hiç birimizin yapabileceği bir şeyi yoktu. Mert'le, Batuhan'ın arasında geçen bu kavga baya kötüydü. Hayat, Mert'i zorlayarak buraya gelmişti Havva'nın hayatını kurtarmak için ama yine de Mert'i sorumlu tutuyordu Batuhan. Biraz zaman geçtikten sonra Hayat bizi görüntülü aramıştı. Ama o da biliyordu neden yanına gelemediğimizi ve bu yüzden de bizi ara ara görüntülü arıyordu. “Hayat nasılsın?” “Ben iyiyim. Sizler nasılsınız?” “Bizlerde iyiyiz. Ne yapıyorsunuz bakalım? Çifte kumrular sizi.” “Ne yapalım? Batuhan'ın esiriyim ve onun gözetimi altında bir şeyler yapıyoruz işte.” “Tabii ki benim esirin altında olucaksın. Benim esirim altında olmadığında ne geldiğini gördük başına.” “Batuhan haklı, Hayat. Bence sevgilini dinle.” Hayat'la uzun uzun konuştuktan sonra artık kapatmıştık telefonu ve bizlerde burada bir şeyler yapmaya çalışıyorduk. Artık yavaştan yavaştan Haziran ayı gelmeye başlamıştı ve Havva ise mezun olucaktı. Havva'nın mezuniyet balosuna gönderecektik ve onun için birşeyler almamız lazımdı. Havva için nasıl bir mezuniyet elbisesi seçebilirdik bilmiyordum. Mert'i, Havva'yı burada evde tutması gerektiğini ve asla ama asla dışarıya salmamasını söylemiştik. Havva için güzel bir mezuniyet elbisesi seçmek için Münteha ile dışarıya çıkacağımızı söylemiştik ama Mert'e de, Havva için eve bir şeyler almak için dışarıya çıktığımızı söylemesini istemiştik. Kız kardeşimizin okuldan mezun olarak ayrıldığını görecektik hepimiz. Bizim kardeşimizin bu kadar büyüdüğünü görmek çok duygusaldı. Ama artık vakit kaybetmeden kız kardeşimiz için alışveriş yapma zamanıydı artık. Bu yüzden de ara ara Hayat'tan da yardım almıyor değildik. Hayat, Havva'yı bizden daha çok tanıyordu ve Hayat'ın bize çok yardımı dokunuyordu. Münteha ile birlikte bir mağazaya girmekle başlamıştık ve işimizin ne zaman biteceğine dair hiçbir bilgimiz yoktu maalesef.