Tatlı Aşk

4
10
7
Otuz Beşinci Bölüm Mert Çelik'den Abimin huyunu biliyordum. O ne yapar eder herkesi düşman etmek için birbirini düşürürdü. Özellikle de beni… Çünkü tam beş sene önce abim bir kıza aşık olmuştu. Abimin aşık olduğu kız ise başkasını seviyordu. Abimle ise sadece üç ay çıkmışlardı. Ama görünen ise çok farklı olmuştu. Abimin çıktığı kız başka birisiyle çıkarken yakalanmıştı. Hatta kızın kendi evinde ve farklı şekillerde. Abimde olanları bir türlü sindirememişti ve o günden sonra aşka güveni kalmamıştı. O günden bu güne kadar aşıkları görünce sinirlenip ara bozmaya başlamıştı kendisi. Ama ne ben abim gibiydim ne de Havva o kız gibiydi. O yüzden ben asla Havva'yı bırakmıcaktım. Havva'da aynı şekildeydi. Biraz daha oturup konuştuktan sonra ailem Havva'nın kalacağı yeri göstermek için yanımdan ayrılacakken durdurmuştum ben onları. Yanımdan ayrılmadan onlara Havva'nın benim odamda kalacağını ve başka oda ayarlamamalarını söylemiştim. İlk başta itiraz edeceklerken ben itiraz kabul etmediğimi ve böyle kabul gördüğümü söylemiştim. Ailem de benim ısrarlarıma boyun eğerek razı olmuşlardı ve Havva'yla beraber odama çıkmıştık. Havva'yla odama geldiğimde ise ne kadar çok beğendiği aşikârdı. Havva etrafa bakınırken ben de valizlerimizi odanın bir köşesine koymuştum. “Beğendin mi?” “Beğenmek ne kelime? Bayıldım.” “Belli.” Diyerek yanına gidip ona sarılmıştım. “Ailen çok sıcak kanlı ama abin için galiba öyle diyemicem.” “Abim hariç tüm ailem öyle zaten. Ama abime gelicek olursak onu boşver gitsin. Beş yıl önce nasılsa şimdi de öyle.” “Beş yıl önce mi? Beş yıl önce ne oldu ki?” “Beş yıl önce benim de bir sevgilim vardı ve sizin gibiydik. Gerçi ben öyle sanıyordum.” Bir anda abim odama gelmişti ve başısına gelen olayı anlatmaya başlamıştı. “Daha sonra ise sevdiğim kadın bir başkasını sevmişti ve onunla birlikte oldu. Ben de onları yakaladığımda ise çok farklıydı.” “Çok üzgünüm. Sormamam gerekliydi.” “Evet sormaman gerekliydi ve burada da olmaman gerekliydi. Bak seni sevip sevmemek konusu değil olay. Ama en kötüsü size olur. Ya Mert seni başkasıyla aldatır ya da sever, ya sen Mert'i başkasıyla aldatır ya da seversin. Yani demem o ki ikinizin de canı yanacak.” “Merak etme sen abi biz Havva'yla öyle olmıcaz. Yani senin gibi olmıcaz.” “Umarım olmazsınız Mert.” Dedi ve gitti. Abimin anlattıkları ve söyledikleri yüzünden Havva biraz üzülmüştü. Ama olanları duyduğunda ise biraz abime hak vermiyor değildi de. ~🌼~🌼~🌼~🌼~ Aileme Havva'yla beraber biraz dışarda dolaşacağımızı söyler söylemez hemen evden çıkmıştık. Şanlıurfa sokaklarında dolaşmaya başlamıştık. Havva'yı hep dolaştırmak istemiştim buralarda ve onunla beraber burada nasıl olucağımızı düşünüp durmuştum. Ama şimdi buradaydı ve benimleydi. Havva'yla beraber nerede turistik yerler var oralara doğru gezdirmiştim hep. Havva'yla gezerken zamanın nasıl su gibi akıp geçtiğini bile anlamıyordu bile. Hava kararmıştı ufaktan ve artık eve gelmiştik. Eve girdiğimizde ise annemin meraklı başkışlarıyla karşılaşmıştık. Anlaşılan çok merak edilmiştik. “Neredesiniz siz? Saat kaç olmuş?” “Anne bir sakin mi olsan acaba? Biz buradayız ve saat on.” “Evet saat on ve yanında ki kız arkadaşınsa bizim bir haftalık misafirimiz. Kaybolduğunda abilerine ne söylicez?” “Efendim merak etmeyin. Mert yanımda olduğu sürece bir şey olmaz.” “Neyse daha fazla tartışmıcam ve şimdilik bir şey demicem ama bu saatten sonra Havva'nın sorumluluğunu ben alıcam buradayken.” “Anne…” “Şimdi odanıza geçebilirsiniz.” Annem çok telaşlıydı. Çünkü onun huyu buydu. Saat kaçta eve gelirsek gelelim hep telaş yapardı ve nerede kaldığımızı sorup dururdu. Ama hiçbir şey diyemezdik.