Tatlı Aşk

10
6
Kırkıncı Bölüm Havva'nın kendisini aşağıya atlamasıyla hepimiz mahvolmuştuk. Hastanedeyken de onun iyi haberini almamız biraz da olsa içimizi rahatlatmıştı. Ama yine de uyanmasını beklemek de çabasıydı bizim için. Mert desen yaptıklarında çok pişman olmuştu ama Havva'yı geri getirmezdi. Fatih abi ile Münteha abi, kız kardeşlerinin bu duruma geldiği için çok öfkeli ve çok üzgündüler. Batuhan'la beraber dışarıya çıkmıştık. Biraz daha beraber yürürken Havva'nın başına gelenleri konuşmak bile canımızı yakmıştı. “Bu olayı sana bile söylemedi değil mi?” “Hayır söylemedi. Söyleseydi zaten sıkıştırırdım en başta söylemesi için. Ama bilmiyordum.” “Mert'in böyle birşey yapması, Havva'yı ne hâle getirdi böyle? Havva'yla ne çok anım var. Ama eğer ona bir şey olursa Mert'i ömrüm sonuna kadar affetmicem.” “Tamam bir tanem. Havva'ya bir şey olmıcak. O tekrar aramıza dönecek.” Batuhan'la konuşurken yanımıza koşturarak gelen Fatih abiyi görmüştük. Bir anda gelince Havva'ya bir şey olduğunu sanmıştım. “Batuhan, Hayat gelin, Havva gözlerini açtı sonunda.” “Ne?” “Tamam abi hemen geliyoruz.” Batuhan'la beraber içeriye geçmiştik ve Havva'nın kaldığı odaya girmiştik. Havva'yı öyle yatakta yatarken görmek her ne kadar çok canımı yaksa da yine de gözlerini açmış olması beni çok mutlu etmişti. Doktor da gelip Havva'yı kontrol etmişti. Artık Havva'nın durumunun iyi olduğunu ve hiçbir sorunu kalmadığını söylemişti. Fakat yine de bir şeyler olursa diye birkaç gün daha hastanede tutacaklarını söylemişti. “Havva nasılsın? Nasıl hissediyorsun kendini?” “Nasıl hissetmemi beklersin Hayat? Sevgilisi tarafından vurgun yemiş birisi olarak nasıl hissetmemi beklersin benden?” “Merak etme canım, bir daha onu ne göreceksin ne de sesini duyacaksın bir daha.” Havva ile konuşurken kapıya bizim tanımadığımız iki kişi gelmişlerdi. Diğer bir tarafta da o kişi vardı kapıda dikilen. “Merhaba, geçmiş olsun.” “Sağolun. Siz kimsiniz?” “Mert'in, abisi ile ablası.” Havva'nın söylediği cümleyle bizlerde cevabımızı almış olmuştuk. Demek ki Havva'nın bu duruma geldiği için bir de onlardan bir şeyler dinliyecektik. “Ne var? Ne istiyorsunuz yine? Kardeşimizin nasıl ölümden döndüğünü görmeye mi geldiniz?” “Hayır biz o amaçla gelmedik. Biz sizlerle ve Havva'yla konuşmaya geldik. Tabii sizinde izniniz olursa.” “Hayır. Artık sizleri ve kardeşinizin ne yaptığını dinlemek bile dahi istemiyoruz.” “Lütfen bir kere olsun dinleyin bizi. Daha sonra yine sizin kararınıza bırakıcaz.” “Abi ben dinlemek istiyorum.” “Tamam peki. Anlatın bakalım.” “Şimdi şöyle ki annem Mert'e bir kız arayışına girmişti. Mert hiçbir zaman evlendiği kızı istememişti ve sadece Mert kendi sevdiği kızla evlenmek istediğini söylemişti. Ama bizim adetimize göre ise böyle olmuyordu. Annem ve babam eski topraklardan olduğu için Mert'i kendi seçtikleri kızla evlendirmek zorunluluğu vardı. Mert daha on yedi yaşında evlenmek zorunda kalmıştı ailelerimiz tarafından. Ne yazık ki Mert ve evlendiği kız Şanlıurfa dışında bir kaza yapmışlardı. Kaza yaptıklarında ise Mert'in evlendiği kız oracıkta hayatını kaybetti maalesef ve kurtulamadı. Daha sonra bizlere haber gelmişti ve kazayı duyunca hem bizler hem de kızın ailesi perişan olmuştuk. Daha sonra ise Mert sinirlendi ve bizleri terk edip buraya İstanbul'a taşındı. Yıllar sonra tanıştığı arkadaşını buldu Batuhan'ı ve onunla yaşamaya başladı. Ama anlaşılan Batuhan'ın da bundan haberi olmamış. Aradan bir ya da iki yıl falan geçincede seninle tanışmış Mert. Bizimde haberimiz yoktu. Burada yaşayan akrabalardan birisi söyledi bizede Mert'de tanımıyor o akrabayı. Daha sonra ise olanları biliyorsunuz. Havva bizim yanımıza, Şanlıurfa'ya geldi, bütün konuşmaları duydu ve olanlar buraya vardı. Şimdi sadece sizin vereceğiniz ve Havva'ya düştü ne yapıp ne yapmayacağı. Şimdi bize müsade. Tekrar geçmiş olsun.” Mert'in ablasının anlattığı bu olaydan sonra artık ne olup biteceğine varacaktı konu. Havva ya affedecekti yollarına bakacaklardı, ya bu iş burada bitti artık onunla görüşüp konuşmak istemiyorum diyip yoluna devam edecekti. Ama ne olursa olsun en doğru kararı vereceğinden emindim. Sadece Havva'ya kalmış bu durum.