Tatlı Aşk

3
10
6
Kırk Dördüncü Bölüm Hepimiz Cakal'ın konserinde epey bir eğlenmiştik. Konser gece saat bir de bitmişti ve artık hepimiz kendi evlerimize dağılmıştık. Havva, Mert'i bu konser sonrası affetmişti ve yeniden bir aradalardı. Ben de, Batuhan'la yaşadığım için onun evine gidiyordum. Motorla eve geldiğimizde ikimizde çok yorulmuştuk ve odaya beraber çıkmıştık. Batuhan kendi pijama takımlarını alıp banyoya gitmişti, ben de burada kendi pijama takımlarımı giyinmeye başlamıştım. Batuhan ve ben üzerimizi giyindikten sonra benim müsait olup olmadığımı sorduğunda müsait olduğumu söylemiştim. Banyodan çıkıp yanıma gelmişti. Ben ona, o bana sarılmıştı. Biraz da olsa yorgunluğum gidivermişti. “Hayat Hanım, bugün eğlenebildiniz mi acaba konserde?” “Yanımda siz olduğunuz için evet eğlendim. Peki siz Batuhan Bey, konserde eğlenebildiniz mi acaba?” “Yanımda siz olduğunuz için evet eğlendim.” Batuhan'la beraber gülmeye başlamıştık bu konuşmadan sonra. Onunla gülüşüp durmamız iyiydi. “Yorgun görünüyorsun, uyu istersen.” “Tamam ama sen de benimle beraber uyu.” “Ama…” “Aması maması yok Batuhan. Birkaç gündür uyumuyorsun, uyuyamıyorsun. Neden olduğunu sorduğumda geçiştiriyorsun. Ama bu sefer yapma. Eğer ki nedeni benim bu evde olmamsa konu, gide…” “Konu senin burada olup olmaman değil.” “O zaman ne?” “Sana bir şey yapmamdan korkuyorum sadece.” “Bana birşey yapmayacağını biliyorum ve korkmana da gerek yok. O yüzden lütfen beraber uyuyalım.” Batuhan'ın korkusunu az çok anlıyordum ama birşey yapmayacağını da biliyordum. O yüzden biraz da olsa ikna edebilmiştim. Sonunda benimle beraber yatağa yatmıştı. Kafamı onun göğsüne koyup sarılmıştım ve o da bana sarılmıştı. Her ne kadar birazda olsa tereddüt yaşasa da yine de benimle beraber uyuyacaktı bu gece. Sabah olduğunda gözümü açar açmaz karşımda onu uyurken görmüştüm. Gülümsemeye başlamıştım. O kadar huzurlu, narin, şefkatli uyuyordu ki onu seyretmeden edememiştim. Elimi onun sarı saçlarına atıp narince gezdirmiştim ellerimi. Tam geri çekeceğim esnada Batuhan hemen elimi tutmuştu. Batuhan elimi tuttuğunda bırakmamıştı. O masmavi gözleriyle bana bakmaya başlamıştı. O bana baktıkça, ben de ona bakıyordum ve bana o tatlı gülümsemesiyle daha çok bakmaya başlamıştı. “Günaydın sevgilim.” “Günaydın bir tanem. Sabah sabah beni izlemen ne hoş bir sürpriz böyle.” “Batuhan…” dediğimde biraz utantığımı hissetmiştim. “Söyle güzelim.” “Şey… Ben… E-elimi… Alabilir miyim?” “Al bakalım elini.” Batuhan'ın elinden kendi elimi aldığımda hemen banyoya doğru gitmiştim. Yüzümün kızardığını hissede biliyordum. Kalbim delicesine hızlı atıyordu. Onun yanında böyle olmam biraz heyecana kaptırmam kendimi ele veriyordum. Nasıl olsa okulumuz da bitmişti ve hemen hemen serbest sayılırdık artık. Nadiren de olsa Batuhan'la beraber annemlerin yanına uğruyorduk ve hiçbir sorunumuzun olmadığını, gayet iyi olduğumuzu gösteriyorduk. Anlaşılan o ki ailem benden ve Batuhan'dan bir şeyler beklediği aşikardı. Evlilik gibi… Batuhan'la şu sıralar evlilik düşünmüyorduk ama ilerleyen zamanlarda neden olmasın ki? Ama şu sıralar biraz daha gezmek istiyorduk. Ta ki bu akşam bana yapılacağı sürprize kadar…