Tatlı Aşk

3
10
7
Kırk Altıncı Bölüm Sabahın erken saatlerinde gözlerimi telefonuma gelen bir mesajla açmıştım. Mesaj Havva'dandı. Bugün pijama partisi yapmak istediğini söylemişti ve bende kabul etmiştim. İlk başta bunun her ne kadar biraz saçma bulsam da yine de biraz da olsa iyi bir fikir olduğunu düşünmüştüm. Biraz oturup sohbet falan etmek iyi geleceğini düşünmüştüm. Yan tarafıma döndüğümde ise Batuhan'ın bana nasıl tatlı tatlı baktığını görmüştüm. Anlaşılan ya benden önce kalkmıştı ya da benden sonra kalkıp beni izlemeye başlamıştı. “Günaydın aşkların en yakışıklısı.” “Sana da günaydın güzeller güzeli prenses.” “Mesajı soracaksan eğer Havva attı. Bugün saat tam yedide pijama partisi yapmak istediğini yazdı.” “Pijama partisi demek. İyi o zaman. Kız kıza bir parti vereceksiniz.” “Ama ben, seninle…” “Canım biz zaten her gün baraberiz. O yüzden kız kıza takıl ve biraz eğlenin.” “İyi, seni dinleyim bari. Dinlemediğimizde başıma gelen olayları biliyorum.” “Eski konuları mı açmak istiyorsun?” “Yok tamam kapattım o konuyu. En iyisi kalkıp şimdiden hazırlanmaya başlıyım.” Batuhan'ın yanından kalktığımda artık ufaktan ufaktan hazırlanmaya başlamıştım. İlk olarak duşa girip ılık bir duş almaya başlamıştım. Daha sonra duşta işim biter bitmez hemen üzerime mavi kot pantolon ve üzerine su yeşili bir tişört giymiştim. Akşama ise ufak bir çanta hazırlamıştım. Madem pijama partisi yapıyorduk pijamalarımı almam lazımdı. Ben odada hazırlık yaptıktan sonra aşağıya inmiştim. Salona baktığımda Batuhan'ı görememiştim. Salondan çıkıp mutfağa girdiğimde Batuhan'ın bir şeyler yaptığını görmüştüm. Onun bu hâlini görür görmez yavaş ve seri bir şekilde hareket edip arkasından sarılmıştım. Arkasından sarıldığımda ise yüzünün güldüğünü hissedebiliyordum. “Hayat Hanım siz eğer hergün böyle sarılacaksanız bana ben bu işe varım.” “Seve seve sarılırım o zaman size Batuhan Bey.” Batuhan'a sarılmayı bırakıp bana dönmesini sağladığımda ise o sinsi gülüşünü görmüş olmuştum. “Ne? Ne oldu? Neden bana öyle gülüyorsun?” “Hiç öyle.” “Bu gülmenin altında yatan başka bir şey var.” “Orasını bilemem. Ne var diyebilirim ne yok diyebilirim.” “Yakında çıkar kokusu o zaman.” “Hem de baya yakında çıkacak kokusu.” “Merak ettim şimdi.” “Çok mu merak ettin?” “Çok.” “Bekle burada beni.” Batuhan'ı burada beklemeye başlamıştım. Çünkü ne yaptığını ya da ne yapacağını çok merak etmiştim. Yanımdan öyle bir geçip gitmişti ki kalbimin çok hızlı atmasına sebep olmuştu. On dakika sonra yanıma gelmişti ve arkasında birşey saklıyordu. Arkasında sakladığı şey her neyse çok merak etmeme neden oluyordu. Daha sonra hiç beklemediğim bir anda önümde diz çökmüştü ve konuşmaya başlamıştı. “Sen dünyalar güzeli Hayat Yıldız. Seninle yaşadığım iyi ve kötü olaylar, mutlu ve mutsuzluğumuzu paylaştığımız tüm anılar. Bundan sonra ne olur bilemem ama ben seni ömrüm boyunca hep sevdim ve sevmeye de devam edicem…” Arkasında sakladığı bir kutuyu çıkarıp açmıştı ve içinde yüzük vardı. “Sende benimle bu yolda varsan eğer, benimle evlenir misin Hayat Yıldız.” Gözlerim dolmuştu ve mutluluktan ne diyeceğimi bilemez olmuştum. Batuhan hangi ara gitmişti de yüzük almıştı? Ama şimdi bunun sırası değildi ve Batuhan benden bir cevap bekliyordu. “Eveeet. Sonsuza kadar evet. Seninle her şeye varım.” Batuhan diz çöktüğü yerden kalktı ve bana aldığı evlenme yüzüğünü parmağıma takmıştı. Onunla artık bir ömrümü paylaşmaya razıydım. Çünkü onu çok seviyordum.