Tatlı Aşk

3
10
11
Kırk Yedinci Bölüm Batuhan Akça'dan Hayat'a artık evlenme teklifi etme vaktimin geldiğini hissettiğimde buna değeceğini biliyordum. Çünkü evlenme teklifi ettiğimde kabul etmesi ve duygulanması beni de iyi anlamda çok mutlu etmişti. Akşama kadar odamda beraber oturmuştuk. Sohbetler etmiştik beraber ve ne zaman bunu ayarladığımı o kadar çok merak etmişti ki, ben de ona anlatmıştım her şeyi. Hiç beklemediği anda beklemediği bir vakitte evlenme teklifi edince aşırı mutlu olmuştu. Ama artık evden çıkmamız lazımdı bizim de. Hayat'la evden çıkıp Havva'nın yanına gidicektik. Havva ve Hayat beraber pijama partisi yapacaklardı, ben ise Havva'nın abi leriyle ve Mert'le beraber maç izleyecektik. Evde hazırlanıp çıktığımızda motor kasklarımızı da almıştık. İkimizde motora bindiğimizde artık yola çıkmıştık. Arabayla gitseydik iki buçuk saatimiz yolda geçecekti ama motorla gittiğimiz için pek fazla sürmüyordu oraya varmamız. ~🌼~🌼~🌼~🌼~ Artık Havva'nın evine gelmiştik ve kapıyı ufaktan çalmıştık. Kapının açılmasını beklerken arkadan bir arabanın durduğunu duymuştuk. Hayat'la beraber arkamıza döndüğümüzde arabadan inen Mert'in olduğunu görmüştük. Daha sonra ise kapı açılmıştı. Bize kapıyı açanın Fatih abi olduğunu görmüştük. İçeriye geçmemiz için ise kenara geçmişti. Fatih abi, Hayat'a, Havva'nın yukarıda onu beklediğini söylemişti. Hayat'ı yukarıya çıkarken izlemiştim ve onu izlediğimi fark edecek olsa gerek ki dönüp bakmıştı. Yanımız müsait olmadığı için birşey yapamamıştı ama ben anlamıştım. Bizler ise ilk olarak mutfağa geçmiştik. Çünkü Fatih abi ile Münteha abinin bizim aç olabileceğini düşünerek Mert'le beni mutfağa almıştı. Mutfaktayken oturup erkek erkeğe sohbet etmeye başlamıştık ve benimde artık bir şeyleri söyleme vaktimin geldiğini fırsatını yakalamıştım. “Beyler sizlere birşey söylemek istiyorum.” “Nedir?” “Şey eee, ben ve Hayat'la alâkalı bir konu olucak.” “Dur bir dakika. Aklımıza gelen o şey olmasın?” dediğinde hemen herkesin yüz ifadesi değişmişti. “Hayır be saçmalamayın. Daha oraya gelmeye çok var. Ben, Hayat'a evlenme teklifi ettiğimi söyleyecektim sizlere.” “Ne bilelim kardeşim. Sende öyle bir söylü… Dur bir dakika sen Hayat'a ne yaptım dedin?” “Ben, Hayat'a bugün evlenme teklifi ettiğimi söyledim ve kabul etti.” “Hayırlı olsun. Düğün ne zaman?” “Ya söylediğime pişman etmeyin beni.” “Ne yapalım, ilk önce sen davranmışsın bu olanlara da katlanacaksın. Hahahaha.” “Öyle mi? Seni de görücez. Bakalım sonu ne ve nasıl olucak Mert'ciğim.” Bunları söylediğimde Mert'in yüzü bir anda değişip ciddi bir tavır almıştı. O an ise ona gülen ben olmuştum. Günün ilerleyen saatlerinde ise salonda maç izlemeye başlamıştık. Herkes maç izlerken benim aklımda Hayat vardı. Şimdi Havva'nın yanında olabilir ama yine de aklımın onda kalması benim için biraz tuhaf hissetmeme neden oluyordu. Artık gecenin ikisiydi ve ben artık daha fazla dayanamamıştım ve Havva'nın odasına çıkıp sevdiğim kadına bakıcaktım. Havva'nın odasının önüne geldiğimde kapıya vurduğumda içeriden ses gelmediğini anlamıştım. Son kez bir daha vurduğumda yine ses gelmemişti ve ben giderek merak etmiştim. Artık daha fazla dayanamadım ve kapıyı açıp içeriye girmiştim. Kızların uyuduğunu görmüştüm. Hemen arkamdan ise Mert gelmişti. Anlaşılan o da Havva'yı merak etmişti. İkimizde sevdiğimiz kızları merak ettiğimizden odalarına girmiştik. Sonra ise üzerlerini örtmüştük ve başlarına ufak bir buse kondurduktan sonra odadan çıkmıştık. Sabah olduğunda yine Hayat'la beraber olucağımız için rahat olabilirdim.