Elli Birinci Bölüm
“Gülümse Ve Devam Et”
Batuhan Akça
Sabah olduğunda erkenden kalkıp uçağa yetişebilmemiz için hazırlanmaya başlamıştık. Çünkü Nevşehir'e gidiyorduk ve yaklaşık bir saat yirmi dakika uçakla yolculuğumuz vardı.
Artık ufaktan ufaktan evden çıkmaya başlarken, Havva'yı aramıştım nerede olduklarını öğrenmek için. Havva'nın söylediğine göre evden çoktan çıktıklarını ve yarım saat sonra havaalanında olacaklarını söylemişlerdi. Anlaşılan onlar bizden önce çıkmışlardı.
Bizde bir taksi çağırıp valizlerimizi taksinin bagajına koyduğumuzda taksinin kapısını açıp yerlerimizi aldığımızda kapayı kapatıp yol almaya başlamıştık.
~🌼~🌼~🌼~🌼~
Beş buçuk saat sonra artık bizde havaalanına gelmiştik ve havaalanının kapısının önünde bizi bekleyen Mert ve Havva'yı görmüştük. Taksinin bagajından valizlerimizi alır almaz onların yanlarına gelmiştik. Sohbet ede ede içeriye girmiştik ve daha sonra ise bilet işlemlerini de hallettikten sonra uçağımızın kalkıcağı yere gelmiştik. Çünkü bir dakika sonra uçağımız kalkıcaktı.
Bizde sohbetimize devam ederken anons duyurusu gelmişti. İstanbul'dan, Nevşehir'e giden uçağımızın kalkıcağına dair uçak yerine ilerlememizi istemişlerdi. Bizde her şeyi hallettiğimizde uçaktaki yerlerimizi almıştık. Batuhan ve ben başka yere, Mert ve Havva ise başka yere oturmuştuk. Yerlerimiz her ne kadar ayrı olsa da uçaktan indiğimizde yine yan yana olucaktık. Artık uçağımız kalkmıştı ve Nevşehir'e doğru yol almıştık.
~🌼~🌼~🌼~🌼~
Bir saat yirmi dakika sonra uçağımız Nevşehir'e inmişti ve bizlerde artık Nevşehir'deydik. Valizlerimizi de aldığımızda bir taksi bulmuştuk ve kalıcağımız otele doğru gitmiştik.
Yol boyunca Havva'yla sohbet edip duymuştuk. Hem Havva hem ben çok mutluyduk. Çünkü sevdiğimiz adamlar bize evlenme teklifi etmişlerdi ve onlarla beraber tatile gidiyorduk. Onlar yanımızdayken hiçbir şey olmıyacağına ve bu tatilin güzel geçeceğine emindim.
Yaklaşık dokuz buçuk saat sonra kalıcağımız otele gelmiştik ve erkekler otele giriş işlemlerini halletmek için yanlarımızdan ayrılmışlardı. Bizde Havva'yla köyü bir sohbetin içine dalmıştık. Ama her ne kadar Havva'yla ikimiz sohbet etsek de gözlerimiz etrafı geziniyordu. Otel güzeldi ve burada tatil yapacağımız aklımıza çok zor gelmişti.
Erkekler işleri halledip yanımıza gelmişlerdi ve odalarımıza gitmek için beraber ilerlemiştik. Odalarımızın önüne geldiğimizde Batuhan'la ben sağ taraftaki odada kalıcaktık, Havva ile Mert sol taraftaki odada kalacaklardı yani karşı karşıyaydı odalarımız.
Yemek yiyeceğimiz saati sözleştiğimizde odalarımıza geçmiştik. Çünkü hepimizin az da olsa dinlenmeye ihtiyacı vardı. Batuhan duşa gireceğini söyleyerek yanımdan ayrılmıştı ben de valizimizi uygun bir yere koymuştum. Biraz merak ederek odanın içinde gezinmeye başlamıştım. O kadar güzel bir odaydı ki hayran kalmıştım. Camdan dışarıya baktığımda ise herşey çok güzeldi.
Ben odanın içinde dolaşmaya devam ederken Batuhan da duştan çıkmıştı. Altında sadece bir eşofman ve üzerinde hiçbir şey yoktu. Ben de Batuhan'ı öyle görünce hem olduğum yerde kalmıştım hem de yüzüm istemsizce yanmaya başlamıştı. Batuhan'ı karşımda öyle görmeyi hiç beklemiyordum çünkü.
“Ne oldu canım? Neden öyle duruyorsun?”
Ben kitlenip kalmıştım ama kendime geldiğimde sadece ağzımdan bir “hı” kelimesi çıkıvermişti. Batuhan ise bu durumuma oldukca gülmüştü.
“Neden gülüyorsun? Çok mu komik benim bu halim?”
“Hem komik hem de sen beni bu halimle ilk defa karşılaşmıyorsun ki güzelim.”
“Biliyorum ama ilk gördüğümde İstanbul'daydık, şimdi ise Nevşehir'deyiz ve bu odada yalnızız o yüzden b-ben gerildim biraz.”
“Kekelemenden belli zaten canım. Ama merak etme sana zarar vermem biliyorsun.”
Batuhanla konuşmamız giderek daha da koyulaşmıştı ve artık yemek yemek için hazırlanıp çıkmamız lazımdı. Yoksa ben daha çok gerilecektim nedense.