Elli Üçüncü Bölüm
Mert Çelik'den
Havva'ya, İstanbul'a dökeceğimizi söylediğimde biraz üzülmüştü çünkü tatile yeni başlamışken İstanbul'a dönme fikri biraz kırılmasına sebep olmuştu. Çünkü asıl sürprizi bilmiyordu. Havva'nın, Batuhan'la benim İstanbul'da sadece işimizin çıktığını sanıyordu ama yanılıyordu. İstanbul'a dönüyorduk çünkü düğün tarihlerini almaya gidiyorduk.
Sabah olur olmaz uyandığımda yanımda Havva'nın olmadığını görmüştüm. Etrafa bakınmaya başladığımda hiçbir yerde yoktu. Daha sonra banyonun kapısının açıldığını duyduğumda içim rahatlamıştı. Havva'yı ise tam karşımda gördüğümde tamamen rahatlamıştım. Bir anda ben uyurken Havva'yı kaçırdılar mı diye düşünmeye ve kafayı yemeye başlamıştım birden.
“Günaydın canım.”
“Günaydın sevgilim.”
“Hadi kalk yataktan. Hazırlanman lazım, İstanbul'a dönüyoruz.”
“Tamam hemen hazırlanmaya başlıyorum.”
Yataktan kalktığımda ise ilk önce Havva'nın yanına yaklaşıp yanağına öpücük kondurduğumda yüzünde güllerin açmasına neden olmuştum. Çünkü yanağını öptüğümde yüzünün güldüğünü görmüştüm.
~🌼~🌼~🌼~🌼~
Dördümüzün hazırlandığını ve havaalanına geldiğimizi, bütün işlemleri hallettikten sonra uçağımıza bindiğimizi artık İstanbul'a geldiğimizi artık anlamıştık. Bir taksiye binip hepimiz evlere dağılmıştık. Ben İstanbul'a geldiğimde Fatih abi ile Münteha abiyle konuşmak için mesaj atmıştım. Havva'dan gizli evden çıkmalarını ve söylediğim yere gelmelerini rica etmiştim.
Yarım saat sonra Fatih abi ile Münteha abileri görmüştüm ve onlarla konuşmaya başlamıştım. Neden tatilimizin erkenden bittiğini ve neden hemen İstanbul'a döndüğümüzü bir bir anlatmıştım. Artık ben Havvay'la, Batuhan Hayat'la evlenmek için düğün tarihlerini almaya geldiğimizi söylemiştim. Bunu söylediğimde onlarında rızasını aldığımda artık düğün tarihlerini almaya gidebilirdim. Ama onlardan da tek bir ricada bulunmuştum. Batuhan'la beraber düğün tarihlerini almadan ne Havva'ya ne de Hayat'a hiçbir şey söylememelerini rica etmiştim. Onlarda kabul etmişlerdi.
Artık yavaştan yavaştan onların yanlarından ayrıldığımda artık düğün tarihlerini almaya gidebilirdim. Düğün tarihini almaya geldiğimde ise Batuhan'la aynı anda gelmemiz şaşırtıcı olmuştu. Daha fazla vakit kaybetmeden ise içeriye girip hangi tarihler uygunsa almaya başlamalıydık.
Orada ki görevliler bize yardım ettikten sonra ise ikimize de aynı güne düğün tarihini vermişlerdi. 10 Temmuz da düğünümüz vardı. Biz şuan Haziran'ın 29 olduğumuza göre çok az günümüzün kaldığını, hemen hazırlıklara başlamamızın gerektiğini anlamıştık.
Havva'yla yüz yüze bunu söylemek isterdim ama benimde şimdiden ufaktan ufaktan hazırlıklara başlamam gerektiği için söyleyememiştim. Onun yerine mesaj atmaya başlamıştım.
Mert: Canım benim bunu sana yüz yüzeyken söylemek isterdim ama şuan buna pek fırsatım yok. Neden mi? Çünkü senle ben 10 Temmuz'da evleniyoruz. 10 Temmuz'a gün aldık Batuhan'la birlikte. Hem Batuhan'larla hem de bizim düğün günlerimiz aynı gün. O yüzden şimdiden siz de hazırlıklara başlasanız iyi edersiniz.
Havva: Ne? Dur bir dakika. Şimdi sizin işiniz aslında düğün tarihini almak mıydı? Bunun için mi tatilden döndük? Şimdi ise 10 Temmuz'da düğünümüz mü var? Ya şimdi büssürü işim var benim. O zaman hemen işe koyulmam gerek.
Havva'nın bu telaşını gördüğümde ise artık başlasın hazırlıklar. Çünkü 10 Temmuz'da düğünümüz vardı. Dördümüz evleniyorduk artık.