Elli Dördüncü Bölüm
Batuhan Akça'dan
Hayat'a düğün tarihimizi aldığımı daha doğrusu Mert'le beraber düğün tarihlerimizi aldığımızı söylediğimde ilk başta şaşırmıştı ve aynı gün düğünümüzün olucağını söylediğimde ise sevinçten havalara uçmuştu. Onun bu sevinç çığlıklarını duyduğumda ise ben de çok mutlu olmuştum. Onu böyle mutlu görmek gerçekten çok huzur verici bir histi benim için.
Artık dördümüz de düğün telaşına kapılmıştık. İlk olarak söz ve nişanladımız olmuştu. Düğüne bir gün kala ise kına olmuştu ve sevdiğimiz kızlar çok güzel olmuşlardı ve artık o güzel an gelip çatmıştı bizim için. Artık düğün sabahına çıkmıştık.
Düğün sabahında her birimiz bir tarafa koşturup duruyorduk ve ellerimiz ayaklarımız birbirine dolanmıştı. Kim nerede, ne yapıyor belli değildi. Ama şöyle bir durum vardı nikaha kadar ne Mert'le beraber kızları görebilirdik, ne de onlar bizi görebilirlerdi. Ama şunda emindik ki kızlar acayip güzel olduklarını biliyorduk.
Nikahımız ve düğünümüzün yapılmasına son bir dakika kalmıştı ve o an bizim kapı açılmıştı. Kızlar içeriye girmeye başlamıştı. İlk olarak Havva içeriye girmişti ve hemen ardından ise Hayat içeriye girmişlerdi. İkisi de çok güzel olmuşlardı ama benim ki bambaşkaydı.
“Çok güzel olmuşsunuz kraliçem.”
“Siz de çok yakışıklı olmuşsunuz kralım.”
“Sizin önünüze geçemem kraliçem.”
“Ne güzel iltifatlar bunlar kralım? Anlaşılan o ki nikahımız ve düğünümüz olmadan bayıltmak istiyorsunuz beni.”
“Bayıltmaya hiç niyetim yok kraliçem.”
İkimiz gülmeye başlamıştık. Ama daha sonra kapı tekrar açılınca artık sıramızın geldiğini anlamıştık. Önden ilk olarak Havva ve Mert çıkmışlardı ve hemen arkalarından biz çıkmıştık odadan. Salonun ortasına doğru hareketli müzikle içeriye dans ede ede girmiştik ve daha sonra ise normal bir çift dansına geçiş yapmıştık. Salon tıklım tıklım doluydu.
Belli bir süre daha böyle devam ettikten sonra artık nikah memuru gelince yerlerimizi almıştık. İlk olarak Havva ve Mert'in nikahları kıyılmıştı ve hemen ardından da bizim nikahımız kıyılmıştı. Nüfus cüzdanlarını kızlar aldıktan sonra artık tamamen evlenmiştik. Artık Hayat Yıldız değil Hayat Akça olmuştu. Havva ise Havva Şimşek değil, Havva Çelik olmuştu. Artık bundan sonra yeni bir hayat ve yep yeni yıllar bizi bekliyordu.
Düğünümüze bile sanatçılar çağırmıştık. Toygar Işıklı, Ahmet Can Dündar, Cakal, Gökhan Türkmen, Lvbel C5 bizim düğünümüzde şarkılar söylemeye gelmişlerdi. O kadar çok güzel geçmişti ki düğünümüz hiç bu kadar çok eğlenmemiştik.
Düğünümüz bitene kadar aşırı güzel geçmişti ve düğünümüz bittiğinde evlerimize dağılmıştık. Hayat'la beraber evimize geldiğimde Hayat'ı kucaklayarak içeriye girmiştik. Artık Hayat benim bir tanecik eşim olmuştu.
“Yeni evine hoşgeldin Hayat Akça.”
“Yeni evime hoşbuldum Batuhan Akça.”
“Artık bu günden sonra hep beraberiz. Bu evde, senle ben… İkimiz.”
“Sadece ikimiz ama ilerleyen yıllarda aramıza yeni bireyler katılana kadar.”
“Aramıza yeni bireyler katılana kadar.”
Hayat'la evlendiğim için artık tamamen mutluydum. Onun başına artık hiçbir şey gelmesine izin vermeyecektim. Artık o benim tamamiyle canım olmuştu. O benim hayat arkadaşımdı.
Artık yavaştan odamıza çıkmıştık ve düğünde hem ben hem Hayat yorulduğumuz için üzerimize rahat kıyafetler giyip uyumak için yatağımıza girip yatmıştık. Onunla beraber gözlerimi kapatıp onunla beraber gözlerimi açıcaktım artık. İyiki Hayat'la evlenmiştim. Artık onu tamamen mutlu etmeye çalışacaktım.