THE UNKNOWN
1945. Yılında japonya 'ya atılacak olan little boy ve fat man adındaki iki atom bombası henüz daha japonya' yı vurmadan altı saat öncesinde, amerikanın Los angel's kentinde bir hastanede mucizevi bir olay gerçekleşir, henüz daha yeni doğmuş olan bir bebek havada süzülüyordu. Annesi ve babası şaşkınlıkla onu izliyordu, doktor ve yanındaki hemşire kızda aynı şekilde bebeğe doğru bakıyordu, sonra birden yeni doğmuş olan bebek ortadan kaybolur, sanki bir ruh gibi ortadan "puf" diye kayboldu odadaki herkesin ağzı açık kalmıştı neler olduğunu bir türlü kavrayamıyorlardı, yeni doğmuş olan bebek hastanenin tepesinde havada asılı bir vaziyette etrafına bakıyordu, onu gören herkes korkuyla ve endişeyle ona doğru bakıyordu. İtfaiye ekipleri ve polis doğruca hastaneye doğru geliyorlardı, birden bire yeni doğmuş olan bebek kollarını iki yana açtı ve hızla yaşlanmaya başladı. Küçük bir bebekken birden bire yetişkin bir adama dönüşmeye başladı, dönüşüm sırasında kolları ve bacakları uzamaya ve de büyümeye başladı, ancak onun küçük bebek uzunları bu büyüyen ve uzayan yeni uzuvlar sonucunda paramparça oldular ve yerine daha uzun daha büyük uzuvlar çıktı. Bedeni hızla büyüyordu ve eski bedeni de parçalıyordu çünkü, parçalanmış olan organların ve de uzuvların yerine daha uzun ve daha büyük organlar, uzuvlar çıkıyordu. Beden tamamen yetişkin formuna döndüğünde artık hazırdı ancak bir sorun vardı kendisini çırılçıplak hissediyordu, bu yüzden kendi bedenine siyah bir deri oluşturdu. Bu siyah deri tıpkı bir kıyafet gibiydi onun mahrem yerlerini kapatıyordu, gizemli adam mavi ışıldayan gözleri ile etrafına baktı. İnsanlar ona doğru korku, panik ve endişe içerisinde bakıyorlardı, karşılarında ki kişi uçuyordu ve yeni doğmuş bir bebekken birden bire yetişkin bir adama dönüşmüştü, üzerindeki siyah deri elbise ve mavi parlayan gözleri ile çok korkunç görünüyordu, sonra o büyük olay gerçekleşir atom bombaları Hiroşima ile Nagasaki'ye yani japonya'nın en büyük iki şehrine doğru atılır atom bombaları, bu duyan gizemli tuhaf adam yine ortadan kaybolur ve bombaların düşmek üzere olduğu japonya'ya doğru ışlanır. İki bombada yere düşmek üzereydi, tam hedeflerini vuracakları sırada birden bire bombalar havada asılı kalır japonlar şaşkınlıkla havaya doğru bakarlar bombalar havada durmuştu, sanki gizemli bir güç onları yere çarpmadan önce durdurmuştu. Gizemli adam her iki bombayıda havada durdurmuştu, parmağını "şıklatı" ve her iki bombada havada patladı, patlayan atom bombaları her yeri aydınlatmıştı büyük bir ışık patlaması oldu gökyüzünde, insanların ağzı açık kalmıştı yine, bu siyah kostümlü gizemli adam Japon halkını kurtarmıştı, japonlar çok sevinmişti çünkü neredeyse çok büyük bir felaket olacaktı ancak gizemli kahraman sayesinde kurtuldular sonra gizemli adam tekrardan ortadan kayboldu. ABD hükümetinde işler karışmıştı herkes telaş içindeydi özelikle de başkan telaş içindeydi, kimliği belirsiz bir şahıs amerikanın büyük zaferine engel olmuştu, Hiroşima ve Nagasaki sapa sağlamdı hiç kimsenin burnu bile kanamadı, bu durum başkanın ve bakanların canını fena halde sıkmıştı. Başkan emir verdi o gizemli adam artık her kimse yakalasın ve de tutuklansın diye emir verdi adamlarına, ancak birdenbire başkan ortadan "puf" diye kaybolur adamları şoka girmiştiAdam resmen herkesin içinde birde bire yok oldu. Kimse ne olduğunu anlayamadı başkan gitmişti!!
Başkan, gözlerini açtığında kendisini bir adada bulur ve yanında 'da bir çok ülkeden başkanlar vardı, Rusya başkanı, İngiltere başkanı, Fransa başkanı, Japonya başkanı, Hindistan başkanı ve Çin başkanı da vardı dünyanın en güçlü devletleri bu adada toplanmıştı, başkanlar ne olduğunu anlayamamıştı hepsi endişeyle birbirlerine bakıyorlardı birden bire gizemli adam ortaya çıktı başkanlar korku içerisinde ona doğru bakıyorlardı. Gizemli adam, onlara "eğilin" dedi başkanlar ise "ne?" diye karşılık verdi gizemli adam tekrar etti "eğilin" dedi ancak onlar yani başkanlar yine anlamadı sonra yine tekrar etti gizemli adam ancak başkanlardan dört tanesi hayır dedi. Gizemli adam o dört başkanı da atomlarına ayırdı adamlar bildiğimiz un ufak oldular yani yok oldular sonra gizemli adam tekrar etti "eğilin" dedi diğer başkanlarda ölmemek için onun önünde eğildiler. Gizemli adam birden bire bütün dünyanın efendisi olmuştu, insanların gözünde bir tanrıydı çünkü koskoca dünya liderleri resmen onun kulu olmuştu, gizemli adam bütün dünyaya ortak bir mesaj yollamıştı, bu mesajı bütün insanlar görsün diyede mesajı gökyüzünde devasa bir formda iletti mesajı : kendisini insanlara UNKNOWN diye tanıtmıştı. Kendisinin bir tanrı olduğunu ve bütün canlıları korumak istediğini, dünyayı cennete çevirmek istediğini söyledi bunun içinde silahları, teknolojiyi ve de canlılara zarar veren her şeyin ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi Unknown. Ancak insanlığın tamamı bunu reddetti ona sen 'bizim tanrımız değilsin, sana boyun eğmiyecez' diyorlardı bazı toplumlar Unknown' a isyan ediyordu bazıları ise umursamıyordu ve hatta Unknown 'un görünüşüyle dalga geçiyorlardı. Unknown insanlara yardım etmek istiyordu, onların rehberi olmak ve akıl hocalığı yapmak istiyordu ama lakin insanlar onun sözlerine kulak asmıyordu ve isyanlar ediyorlardı. Unknown en sonunda insanlığa büyük bir ders vermeye karar verdi, insanlık iki yıl boyunca büyük su kıtlığı yaşadı, büyük depremler oldu, hortumlar meydana geldi, tsunamiler oluştu ve insanlık neredeyse yok olmanın eşiğine gelmişti en sonunda insanlar yola geldi ve tek ilahın Unknown oluğunu, onun eşi benzeri olmadığını kabul etmişlerdi sonraki yıllarda insanlık için cennet dönemi başladı savaşların, teknolojinin ve her türlü zaralı şeyin var olmadığı o dönemdi. İnsan ve doğa iç içeydi artık insanlar tıpkı diğer canlılar gibi sadece gerektiği kadarını alıyorlardı doğadan ne eksik ne fazla tam dengede, hayatlarını yaşıyorlardı. Unknown insanlara yardım etmek için meleklerini yani Black flowers yolluyordu insanlara yardım etmek için kendisi ise kendi yarattığı özel tapınakta astral seyahatler yapıyordu evrenin tamamını ve hatta çoklu evrenleri bile keşfetmek için astral seyahatler yapıyordu. Dünya artık cennetin birebire kopyasıydı, sonsuz bir huzur döngüsündeydi ancak bundan çeyrek yüz yıl sonra italyada daha doğrusu yeni adıyla (Giardino dell'Eden) de doğan ve Unknown 'a aşırı benzeyen fakat onun tam tersi olan ve doğdu şehri yok eden acımasızlıklarıyla tanınan RAFAEL adındaki korkunç güçleri olan birisi CENNETİ CEHENNEME ÇEVİRMEK İSTİYORDU...