Telefonun sinir bozucu alarm sesine uyandıktan sonra mutfağa yönelip kendime bir kahve hazırlayıp balkona geçtim. İstanbul'da çiseleyen bir yağmur hakimdi. Sigara eşliğinde kahvemi içip üzerimi değiştirip evden çıktım. Kapıya indiğimde aracıma binecekken kahrolası lastiğin havasını inik gördüm. Sol arka tekerleğe hava basmak için petrole yöneldim. Lastiğe hava basarken yanıma son model bir araç yanaştı. İçinden dünya güzeli bir Rus kız çıkıp bana mahçup bir şekilde "merhaba" dedi. O an çok şaşkındım. "Merhaba buyrun" diyerek karşılık verdim. Kız "günaydın ya kusura bakmayın benim lastik bozulmuş pek de anlamam ilgilenir misin?" dedi. Ulan bu kız sabah sabah neden karşıma çıktı diye kendime soruyordum. "Tabi ki bakalım patlamış mı acaba yoksa havası mı inmiş?" dedim. "Hiç anlamam ki ya babamın şirketinin arabası, acilen Arnavutköy'e gitmem lazım idare eder galiba" dedi. Zenginler galiba be diye iç geçirdim. Bir yandan da heyecanlandım. Yardımcı oldum, aptal gibi numarasını da istemedim, ismini bile sormadım. Kız giderken bana baka kaldı, en son el salladı ve tebessüm etti. Bu bir tesadüf, bir denk gelişti. Yolculuk için ben de hazırdım, bakalım bu gibi ne tesadüfler yaşayacağız. Ama kız çok güzeldi be :)