5

372
3.341
719
26
Uzun bir sessizlik aldı bu koca ormanı,o ne olduğu anlaşılmayan garip şey .Yerin altına girip yok olmuştu,az önceki yüksek ses ve ölü kokusu kaybolmuş , açılan ölü kokan çukurlar kendiliğinden kapanmıştı. Bir anda oluşan bu sessizlik Simayı çok korkutmuştu. Arkadan bir el uzandı yine omuzlarına,bu sefer avazı çıktığı kadar bağırdı, arkasına dönüp baktığında Aliyle göz göze geldi. Yorgun düşmüş ve korkudan tir tir titreyen bedeniyle,ona sımsıkı sarıldı. Ali sarılmanın şokuyla bir süre öylece donup kaldı,Ali bu şaşkınlığı üstünde atamazken Simay , kollarında bayıldı. Ali panikle "Simay" dedi. Simay'ı uyandırmaya çalıştı fakat uyanmadı, hızlıca çantasından çıkardığı suyu yüzüne döktü ona içirmeye çalıştı. Simay gözlerini yavaş yavaş açtı,Ali ona bir şey olma korkusuyla sımsıkı sarıldı. "İyi misin?" Hafifçe başını salladı. "Yürüyebilecek misin?" Ali'nin ellerini tuttu, yavaşça kalktı,bir adım attı fakat yürüyemeyecek durumdaydı, "Dur" dedi . Simayı sırtına aldı.Ve bu yerden uzaklaştı. Simay'ın saçlarını onun omzuna düşmüştü,buram buram kokusunu hissediyordu,Simay ise yarı baygın bir şekilde, gözlerini kapatmıştı. Ali birden ,"Simay "diye seslendi.Fakat Simay cevap vermedi.İki kere daha seslendi cevap vermeyeceğini anlayınca, "Çok korktum biliyor musun?"Sana bir şey olacak diye,seni bir daha görmeyeceğim diye çok korktum," Biraz durdu. Tekrar "Simay "diye seslendi. Bu sefer uyuduğundan emin bir şekilde. "Simay ben senden çok hoşlanıyorum,ve uzun süredir,yeni bir şey değil" Derin bir nefes alarak,"Sen gördüğüm en güzel kızsın ve çocukluğumun en güzel prensesi"dedi. Ardından ekledi. "Ama sana bunu söylemeye cesaretim yok, özür dilerim" Biraz dinlenmek için durdu. "Uff çok aptalım, çok utanıyorum özür dilerim," Araba çok uzaktaydı,biraz yorulmuştu Simayı yere bırakarak onun yüzüne baktı. "Sensiz bir dünya düşünemiyorum, çok korktum çok" Biraz dinlendikten sonra tekrar Simayı kaldırdı ve yoluna devam etti. Simay bir şeyler sayıklamaya başladı. "Zzzz uuu ll" Ali biraz durdu. "Umarım söylediklerimi duymadın" diye mırıldandı. Fakat hâlâ baygındı,kendinde değildi o yüzden derin bir nefes aldı. Arabaya yaklaştıklarında Simay kendine geldi. Ali "İyi misin?diye sordu. Bir müddet cevap vermedi, çok dalgındı , arkasına dönüp, geldiği ormana doğru baktı ve derin düşüncelere daldı. Ali bu halinden iyice endişelenmeye başladı. "Hadi gidelim" Fakat Simaydan hiç ses çıkmıyor sadece ormana bakıyordu. Ali kolundan tutarak,"Neden oraya bakıyorsun?" diye sordu. Ali'ye boş gözlerle baktı.Bunu ona anlatamazdı, böyle bir şeye inanmazdı bile. Ali sorusunu tekrarlayınca,cevap verdi. "Bir gecemi orda geçirdim,sence normal değil mi böyle olmam" "Haklısın " "Şimdi nasılsın peki?" "Korkuyorum" "Korkma ben yanındayım" Simay'ın gözleri dolarak,"İyi ki varsın arkadaşım" dedi. Ali biraz utanarak "Buna biraz ben sebep oldum ama"dedi. Simay gülümseyerek,"Konu sadece o günkü konuşma değil,son zamanlarda iyi değildim, yalnız kalmak istedim"dedi ve Ali'ye sımsıkı sarıldı. Ali'nin heyecanı bütün vücuduna işlemişti,kendini geri çekerek,"Fazla sırnaştın böyle şeyler sevmem" dedi. Simay gülerek,"Nedense konu bana gelince sevmiyorsun böyle şeyler,"dedi. "Hayır şey sadece sana karşı değil,herkese karşı böyleyim" "Hmmmm" "Hıhı" "Geçen bir kıza sarıldığını gördüm hiç öyle gözükmüyordun ama " "Şey o kız benim sadece arkadaşımdı, kötü durumdaydı,bana sarılınca..." "Anladım anladım..." "Simay yanlış anladın sadece arkadaşımdı" "Ali sakin ol bana açıklamaya yapmak zorunda değilsin"dedi ve arabaya bindi. Ali arkasında kısık bir sesle"Sana açıklama yapmak zorundayım"dedi . Ve arabaya bindi. Simay gözlerini tekrar ormana çevirdi yol boyunca gözlerini ayırmadı...