Ali ilk kez sessizliğne bürünmüştü ,o çocuk tavırları gitmiş yerine olgun ağırbaşlı bir adam gelmişti.Dimdik duruşuyla sadece Simaya bakıyordu ,ondan gözlerini ayırmayacasına saatlerece Simayı dinledi.
"Benden ne istiyorsun ?Bana neden böyle davranıyorsun?"
Gözlerinden yaşlar boşalırcasına, ona baktı.
"Yalvarırım yapma"
Ali ,Simayın bu hallerine daha fazla dayanmadı ,kendine doğru çekerek sımsıkı sarıldı.
Simay hüngür hüngür ağlamaya başladı.Sımsıkı sarıldı onu sarıp sarmalayan kollara.
İlk kez bu duyguyu hissediyordu.Şiddetli yağmur ve fırtınadan kaçmış sıcacık bir külübeye sığınmış gibi hissediyordu .Fırtına durmuş yağmur dinmişti.
Alinin sıcacık kolları, içindeki korkudan her şeyden onu korumuş gibiydi.Uzunca sarıldı çocukluk arkadaşına .
"Ali beni bırakma ,çok korkuyorum"Diye fısıldadı gözyaşlarının arasından .
sımsıkı sardı kollarında hüngür hüngür ağlayan küçük kız çocuğuna ,çocukluk arkadaşına .
"Asla bırakmam"
"Ben iyi değilim Ali ,hatta hiç iyi değilim"
"İyi olacaksın ,ben yanındayım ve birlikte iyi olacağız ."
Uzunca sarıldılar birbirlerine dünya onların etrafında dönüyor sonra kendiliğinden duruyordu.
Ali kendini geri çekecekken Simay daha da sımsıkı sarıldı.
"Gitme gidersen seni asla affetmem ,beni yalnız bırakma,bırakma bir daha beni. "
Deliler gibi aşık olduğu kadının ona ihtiyacı vardı.
Sımsıkı sardı.
"SONSUZA DEK YANINDA KALACAĞIM "
"O sen değildin değil mi?"
"Kim ben değil miydim?"
"hiçkimse"