Herkese merhaba,
Bazen bir filmden veya diziden etkilendiğimde onun aslında bir kitaptan uyarlama olduğunu görüyorum. "Hamnet" de benim için öyle oldu. Her zaman önce kitap derim ama ilk kez farklı bir şey yapmak istedim ve önce filmine gittim. Güzeldi, beğenmiştim ve acaba filmde gösterilmeyen yerler var mıdır, duygular yeterince işlenmiş midir diye kitabını da okumak istedim. İyi ki okumuşum ve evet yine "önce kitap" diyorum.
Hamnet beni içine alan bir kitap oldu. İlk başlarda filmi izlediğimden dolayı karakterleri özdeşleştirerek okudum, bazı yerlerde kendimce eleştirilerimi yaptım, güzel ilerliyordu. Ama ikinci bölümden itibaren her satırda duygusallığım arttı. O duygular kelimelere o kadar güzel yansımış ki. Agnes'in acısına ortak olurken, Judith'le birlikte ağlamaya ve içselleştirmeye başladım Hamnet'i. Susanna'nın o sessizliğini ve içine atışının acısını paylaşırken, babanın nasıl bunu yenmeye çalıştığını anladım. Herkesin acıyı farklı şekillerde yaşadığını, hayatın gerçeklerinden birinin ölüm olduğunu, o hiç gitmez dediğimiz insanların da bir gün gideceğini ve bize veda edeceğini bir kez daha hatırlattı kitap. Hamnet'in o güçlü duruşu, babasının onu yaşatma çabası hayatın hâlâ devam ettiğinin bir göstergesi.
Hamnet benim için özel bir yerde kalacak. Tabi ki kitap filmden çok daha güzel, siz önce kitabı okuyun derim ama film de bence oldukça başarılı bir şekilde uyarlanmış.