Hilal Zeybek

"Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara..."
Sayfa 213·Kitabı okudu
Mutlu olabilmenin tek şartı "unutmayı" başarabilmekti.
Nietzsche'nin "aktif unutma" tezi üzerinde çalışıyordum. Ona göre hayvanlarla insanlar arasında temel bir tarihsellik farkı vardı. Hayvanların tarihselliği yoktu; dün ve bugün arasında bir fark hissetmezlerdi. Bu tarihsel bilinç insana özgüydü ve hayvanları kıskanmamız için bir sebepti. İnsanın geçmişini araştırması acı veren bir deneyimdi. Mutlu olabilmenin tek şartı "unutmayı" başarabilmekti. "Hayvanların yaptığı gibi neredeyse hafızasız yaşamak ve mutlu olmak mümkündür ama hiçbir şeyi unutmadan yaşamak imkânsızdır" diye yazmıştı. "Ya da konuyu daha basit bir biçimde açıklarsak; uykusuzluk, derin düşünceye dalmak, tarihselliği hissetmek, yaşayanlar için zararlı ve sonunda ölümcüldür. Bu 'yaşayanlar' kavramının içine bir insan, bir halk ya da bir kültür dahildir."
Sayfa 159·Kitabı okudu
Paralel dünyadan bir diyalog:)
"Peki" dedi, "Sana istanbul'da buluştuğu insanları da anlatır mıydı?" "Hayır!" "Lütfen Ahmet! Çekinmene gerek yok. Ben Arzu'nun arada bir İstanbul'da başkalarıyla buluştuğunu biliyordum ama her şeyi içime atıp susuyordum." Niye böyle yaptığını sordum. "Onu kaybetmemek için elbette." dedi. "Ne de olsa benim karımdı ve dönüp dolaşıp bana geliyordu."
Sayfa 122·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan
İnsan soyunun değişimini anlatan, psikolojik derinliklerine inebilen tek bir birikim vardır: O da edebiyat.
Sayfa 17·Kitabı okudu
Edebiyat
İnsanı sadece biyolojik bir varlık olarak göremediğimiz, onun varoluşuna çeşitli yüce anlamlar yüklediğiniz için, gövdeden akan kanın, can denilen şeyi çekip almasını, dolayısıyla o kişinin "ölmüş" olmasını bir türlü kavrayamadığınızı düşünüyorum. Hayvanlar ölümü anlıyor ama insanlar anlamıyor. Can denen şey, her türlü yaralanmaya, berelenmeye açık haldeki insan bedeninden bir saniyede çıkıp gidiveriyor ve insanlar bunun sonucunda aklını kaçıracak kadar sarsılıyorlar. " Tanrım, daha bir iki saat önce nasıl da canlıydı, nasıl da kahkahalar atıyordu, şimdi nasıl yok olabilir." diye tekrarlayıp duruyorlar. İnsanın algılama gücünü zorlayan bir durum bu.
Sayfa 13·Kitabı okudu
Hayat ve İnsan