Esme’nin hikâyesi aslında bir kayboluş hikâyesi değil. Daha çok, birinin yavaş yavaş görünmez kılınmasının, hatırlanmamasının ve en acısı da anlatılmamasının hikâyesi. Hikayesi duyulmamış nice kadın vardır eminimki. 61 yıl akıl hastanesinde kalmaya terk edilmiş, herşeyi elinden alınmış ama hafızası şahsiyetinin önüne bir perde çekip sökülüp alınmasına izin vermemiş bir kadın Esme. Geçmişin, susturulmuş kadınların ve “uyumsuz” olmanın ne demek olduğuna dair ağır ama çok incelikli bir anlatı. Agnes beni ne kadar etkilediyse sanıyorum ki iki katı, üç katını yaptı #magieofarrell Esme ile. O kadar sürükleyiciydi ki uzun zamandır daha kısa olan kitapları bile bu hızla okumadım, bir günde bitti ama beni de bitirdi. Şimdi ben bu duyguyla napacağım?