Eksikliklerimi isimlendiremiyordum. Ne beklediğimi ya da ne aradığımı bilemeyişimin sebebi buydu. Bazen çok hareketliydim. Bu aslında aramak demekti. Dinginleştiğim, sabitlendiğim zamanlarda ise bekleme pozisyonu alıyordum. Ama sanırım en kötüsü beklemekti. Ne beklediğini bilmeden beklemek. Hayat akıp giderken boşa aktığını bilmek, ama bir şey yapamamak. Bir işaret gelene kadar öylece durmak.
Her şey ölmek istiyor. Var olmak isteyen her şey var olmuş sayılmak için ölmek istiyor. Ölümü aramak, ölümlerin içinden kendi ölümünü bulmak, ölümüne yaklaşmak, ona karışmak ve ölünce nihayet bir zamanlar kesinlikle var olmuş olmak istiyor.