Düşünceler dünyası çelişkilere takılır kalır. Dünyayı tümüyle kavramanın yolu düşüncede değil eylemde birliğin uygulanmasında yatmaktadır. Böylece paradoksal mantık bizi Tanrı sevgisinin ne kafadaki Tanrı bilgisi ne de kişinin tanrıyı sevdiğini düşünmesi olduğu sonucuna götürür. Tanrı sevgisi, Tanrı'yla birliği yaşama edimidir" sonucuna varmaktadır.
Buyurmuş ki Efendimiz: Bu dünyada rahat yoktur. Bir defasında genç bir Sahabiye buyurmuş ki: "Bu dünyada yoldan geçen bir yolcu gibi ol, dünyaya böyle bak. Öyle baktığında sıkıntılar geçmez ama sıkıntıların kalbindeki tesirini Kur'an izale eder, namaz izale eder". Yani özelde namaz genelde zikir problemsiz bir hayatı değil, zorluklara tahammül gücünü ve sabrı vaad ediyor bize.
Çocuklar annelerini düş kırıklığına uğratmama yükümlülüğü altına sokulmuşlardır, kendilerine erdem maskesi ardında yaşamı sevmeme öğretilmektedir. Eğer gerçekten kendini seven bir annenin etkisini inceleme şansı doğarsa, çocukların sevgi, neşe, mutluluk deneyimi kazanmalarına kendini seven bir annenin sevgisi kadar hiçbir şeyin yardımcı olmadığı görülecektir.
Gerçek sevgi üreticiliğin sergilenmesi; ilginin, saygının, sorumluluğun ve bilginin ifadesidir. Sevgi bir başkası tarafından etkilenme anlamında bir "etki" değildir. Kökleri insanın sevebilme yetisine uzanan, sevilen insanın gelişip mutlu olması için harcanan çabadır.