Elio Vittorini
Elio Vittorini
-
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
Sicilya Konuşmaları
“Aslında kendime karşı utanç duymamı gerektiren belli bir şey de yok,” dedi. “Hiçbir şey. İçimi dökmek için konuştuğumu da sanmayın. Ama insanlığı düşününce rahatım kaçıyor.” Taptaze bir vicdanı olmasını istiyordu -kendisi böyle diyordu: Taptaze, öyle bir vicdan ki her zaman yerine
İrtica
"İrtica, mürteci" kelimeleri üzerinde konuşuluyor du. Necip Fazıl, bu kelimeyi hiçbir şey anlamadan kulla nanlar hakkındaki nefretini şahlandırıyordu. (Büyük Doğcu bir arkadaş haykırdı: -Şu güzelim Arapçadan hediye her kelimeye düşmanlık ettikleri halde, yegâne göğüslerine bastıkları ve asla yeni Türkçesiyle değiştirmeğe niyetli görünmedikleri tek tehdit ve itham kelimesi, bu!..
Reklam
Mânâ
Asaf Halet Çelebi bir kızın albümünü yazıyor: -Albüm kelimesi (Albus)den gelir. (Albus) beyaz demektir. Eğer buraya yazacak olsam artık o beyaz olmıyacaktır. Beyaz olmayınca albüm olmayacaktır. Albüm olmayınca ben bir şeyler yazmış olmayacağım.
Az ve Çok
Bir fakir, Büyük İskenderden para istedi: Azıcık bir şey... Az şey vermek bana lâyık değil... Çok şey ver! - O da sana lâyık değil...
Merhamet
Özdemir Asaf, tâbiine günlerce gidip geldi; günlerce kitapçısının asık yüzünde alâka ve nezaket aradı. Maksadı; kitabının satış hesabını almak... Mahçup olması lâzım gelen, kitapçı iken hakikî mahçup Özdemir Asaf'tı. Kitapçı, onu, her gün yalçın suratında taşıdığı müzmin bir alâkasızlık maskesi ile karşıladı. Birgün, Özdemir Asaf artık dayanamamıştı: -Sende merhamet yok mu, yahu? - Var... - Nerede? Kitapçı arkasını döndü ve raftan (Stefan Zvayg)in "Merhamet" isimli kitabını indirip Özdemir Asaf'a uzattı.
Reklam
gebe
Oktay Akbal, Necip Fazıl'a dedi ki: -Üstad, bir hikâyemi şöyle bitirmek isitiyorum: "Kadın, Kadıköyü - Suadiye arası, 9 dakika 10 saniye tramvayla gitti; ve tam 9 ay 10 gün sonra doğurdu!" Necip Fazıl bağırdı: - Harika! Ve bu satırları kesip belediyeye ve tramvay idaresine gönder! (Afiş) şeklinde büyütüp tramvayların içine assınlar!
AT VE ARPA
Merhum Âkif'in satın aldığı bir at -hasta olacak-arpayı yemeyince şair bir dostuna şöyle demiş: - At, arpayı tanımadı! Koca Akif! Hasta bünyelerin öz gıdasını tanımaz oluşundaki hâilevî hakikate, bir at ve arpa misali ne küçük geliyor! İşi vatan çapında büyütmek lâzım!..
Açlık
Bir dilenci Süleyman Nazif'ten para ister: -Açım! Merhum, dilencinin kılığına kıyafetine bakıp sorar: Sen okur-yazar mısın? - Hayır! Nazif haykırır: - Allah, Allah! Okuryazar olmıyan bir insan nasıl olur da bu memlekette aç kalır?
Timurtaş Hoca Boşuna Barikat Demiyor...
İkiye bölünen Menzil mensupları, Almanya'daki dergahlarına Semerkand grubu polis çağırıp diğer Serhendi grubunu kapının önüne attırdı. t.me/c/1306952560/9696 Not : Bu hadise bana Aksaray'da bizzat şahit olduğum İsmailağa Cemaatinin Cübbeli ve Mahmut Efendi grubu diye ikiye ayrılıp her iki grubunda İl Vekilliği iddiasında bulunup farklı dergahlarda sohbet verip birbirlerine karşı kin ve adavet içinde olmalarını hatırlattı. Maalesef ki günümüzdeki yeni nesil olan MAHMUD'cular ile CÜBBELİ'ler müntesibleri bu cemaatin adını lekeliyor. Çok şükür ben artık MABUD'cuyum...
Reklam
Şık'ın önsözünden. Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın tavsiyesi
Emin olunuz zamandan büyük bir öğretmen, hakikatlerin telkininde ondan daha kudretli bir hoca yoktur. Yaşayan görüyor ve öğreniyor....
Sayfa 21 - Can YayınlarıKitabı okuyor
Sabah sabah Rauf hocayla uyanmak. Hoca efendinin maşallahı var. Alanında bir numara...
Bir mevsim-i bahârına geldik ki âlemin Bülbül hamûş havz tehi gülsitân harâb ~Keçecizâde İzzet Molla~
SaKıN OkUmA
size nasıl öğretiyorlar bilmyorum ama bize öğretiklerinde hoca demişti ki bazı insanlar seviyor ama bazı insanlarda sevmiyor onu bende anlam verememiştim niye sevmiyor hani o kadar 'iyi' şey yaptıysa vatan için hocanın anlatıklarına göre yani öyle düşünmüştüm o çocuk akıla hatta nedeni sordumu hatırlıyorum ama net cevap alamamıştım.. şimdi anlıyorum..
1.500 öğeden 1 ile 15 arasındakiler gösteriliyor.