• Hele bir ışıklar sönsün
    Hele bir kapansın kapılar
    Sular durulsun
    Bıçak atacağım daha 12′den

    Kısa devre yapsın kalbim
    Ellerim inatla dökülsün cigaraya
    Dağlarda ay büyüsün
    Sular köpürsün
    Sen beni o zaman gör

    Hele küssün meydanlar
    Dehşetin oğlu gülsün
    Ağır bir köpek karanlığı
    Ve tüm mayınlar patlasın
    Sen beni o zaman gör

    Kaldırımlara yağmur dökülsün
    Dağılsın dişlerimde gülüşler
    Kaybettiklerim bir dönsün
    Sen beni o zaman gör

    Yalnızlık ne demek
    Kül olsun uykular
    Kuşlar silinsin gözlerimden
    Sen beni o zaman gör

    Saçlarımda kırılsın kar
    Baştan çizilsin uçurumlar
    Kırılsın camlar
    Sen beni o zaman gör.
  • ”hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar, 
    mutluluğu için dövüştüğüm insanlar, 
    yedi bölge, dört deniz, 
    yedi iklim, altmış yedi şehir, 
    okullar, mahalleler, köprüler, tren yolları... 
    deniz kıyıları, balıkçı motorları, takalar, 
    asfalt yolu boyu dizilmiş fabrikalar, 
    ve işçiler ve köylüler... 
    hoşçakal ülkem 
    hoşçakal anne, hoşçakal baba, kardeşim, 
    hoşçakal sevgilim, hoşçakal dünya, 
    hoşçakalın dünyanın bütün halkları, 
    sınırlı olmayan mekâna, 
    sınırlı olmayan zamana gidiyorum ben; 
    en sevda halimle, en yaşayan halimle, 
    gidiyorum dostlarım, 
    hoşçakalın, hoşçakalın...
    beni yaşamımla sorgula iki gözüm, 
    beni yüreğimle, beni özümle, 
    bilimle anla beni, felsefeyle anla beni, 
    tarihle anla beni, 
    ve öyle yargıla.
  • Titrek bir mum alevinin havaya bıraktığı bulanık bir is
    Ve göz gözü görmez bir sis değildik biz
    Beni bilimle anla iki gözüm , felsefeyle anla
    Ve tarihle yargıla

    Bal değildir ölüm bana , idam gül değildir bana
    Geceler çok karanlık , gel düşümdeki sevgilim
    Ay ışığı yedir bana

    Ahh...ben hasrete tutsağım , hasretler tutsak bana
    Bıyığımdan gül sarkmaz , bıyık bırakmak yasak bana
    Mahpus bana, sus bana , yağlık ilmek boynuma
    Sevgili yerine , koynuma idamlar alır, idamlar alır yatarım

    Ve sonra sabırla beklerim , bulutları çekersiniz üstümden
    Suçsuzluğumun yargılayıcılarını yargılarsınız
    Ve o güzel geleceği getirirsiniz bana

    Ölüm tanımaz işte o zaman sevgim
    Tırnaklarımı geçirip toprağın sırtına, doğrulurum
    Gözlerimde güneş koşar
    Ve çiçekler ekersiniz, çiçekler ekersiniz toprağıma

    Duygu bana, öykü bana , roman gibi her an bana
    Hücremde yalnızım gel , gel düşümdeki sevgilim
    Soyunup hazırlan bana

    Biraz sonra asmaya götürecekler beni
    Biraz sonra dalımdan koparıp öldürecekler beni
    Hoşçakalın sevdiklerim

    Dört mevsim , yedi kıta , mavi gök , bütün doğa hoşçakalın
    Hoşçakalın sevdalılar
    Çocuklar , üniversiteliler , genç kızlar
    Sonsuz uzay , gezegenler ve yıldızlar , hoşçakalın

    Hoşçakalın senfoniler, oyun havaları
    Sevda türküleri ve şiirler
    Bildirilerimizin ve seslerimizin yankılandığı şehirler
    Dağlarında yürüdüğümüz toprak
    Yalın ayak eylem adımlarıyla geçtiğimiz nehirler hoşçakalın

    Hoşçakalın ağız tatları , sıcak çorbam , çayım , sigaram
    Havalandırma sıram , banyo sıram, kelepçe sıram
    Parkamı , kazağımı , eldivenlerimi , ayakkabılarımı
    Ve kalemimi , ve saatimi
    Ve kavgamı bıraktığım sevgili dostlar
    Hoşçakalın , hoşçakalın

    Dostum bana , sevdam bana , soluğunu geçir bana
    Uyku tutmuyor gözüm , anılar sıraya girdi )
    Gel anne süt içir bana

    Hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar
    Mutluluğu için dövüştüğüm insanlar
    Yedi bölge, dört deniz , yedi iklim , altmış yedi şehir

    Okullar , mahalleler , köprüler , tren yolları
    Deniz kıyıları , balıkçı motorları , takalar
    Asfalt yolları boyu dizilmiş fabrikalar
    Ve işçiler ve köylüler.... hoşçakal ülkem

    Hoşçakal anne , hoşçakal baba , kardeşim
    Hoşçakal sevgilim , hoşçakal dünya
    Hoşçakalın dünyanın bütün halkları

    Sınırlı olmayan mekâna
    Sınırlı olmayan zamana gidiyorum ben
    En sevda halimle , en yaşayan halimle , gidiyorum dostlarım
    Hoşçakalın , hoşçakalın...

    Beni yaşamımla sorgula iki gözüm
    Beni yüreğimle , beni özümle
    Bilimle anla beni , felsefeyle anla beni
    Tarihle anla beni , ve öyle yargıla
  • Hoşçakalın anılarımı bıraktığım insanlar
    Mutluluğu için dövüştüğüm insanlar
    Yedi bölge, dört deniz , yedi iklim , altmış yedi şehir

    Okullar , mahalleler , köprüler , tren yolları
    Deniz kıyıları , balıkçı motorları , takalar
    Asfalt yolları boyu dizilmiş fabrikalar
    Ve işçiler ve köylüler.... hoşçakal ülkem

    Hoşçakal anne , hoşçakal baba , kardeşim
    Hoşçakal sevgilim , hoşçakal dünya
    Hoşçakalın dünyanın bütün halkları

    Sınırlı olmayan mekâna
    Sınırlı olmayan zamana gidiyorum ben
    En sevda halimle , en yaşayan halimle , gidiyorum dostlarım
    Hoşçakalın , hoşçakalın...

    Beni yaşamımla sorgula iki gözüm
    Beni yüreğimle , beni özümle
    Bilimle anla beni , felsefeyle anla beni
    Tarihle anla beni , ve öyle yargıla

    https://www.youtube.com/watch?v=ZxT0576FTsk
  • Söz : Ahmet Kaya
    Müzik : Ahmet Kaya

    HOŞÇAKALIN GÖZÜM
    (2001 TEMMUZ)

    SİZ YANMAYIN (SÜRGÜN)

    Ağlama bu günler gelir de geçer babam
    Ağlama bu dertler elbet biter babam
    Ocaksız köylerimde dumanlar tüter elbet
    Ben yandım sen yanma Allah aşkına

    “Burda, bu şarkımı söylerken, benim Türkiye’de yaşadığım çok zor günlerde bir merhaba’ sını istediğim, fakat o merhaba’ yı benden esirgeyen, ulusal anlamda aynı kaderi paylaştığım bütün arkadaşlarıma ve dostlarıma ince bir sitemdir. Umarım bunu anlarlar”...

    İki damla gözyaşımla
    Satıldım pazarlarda
    Kırdılar yüreğimi
    Kırdılar azarlarla
    Sürgünlere yolladılar
    Sabah dörtte yağmurlarla
    Ben yandım
    Siz yanmayın Allah aşkına.
    -------------------------------------------------------------------------------

    Ahmet Kaya siteminde her ne kadar haklı olsa da, yine de uzak yakın dostlara, dost kalabilenlere günaydınlar, merhabalar :)