Uçurtma Avcısı'nı, kitabın içinde geçen bir cümle ile tanımlamak mümkün: "Hüzünlü bir hikâye".
Emir ve Hasan aynı yerde yaşayan farklı dünyalara sahip iki çocuktur. Sevilmeyen etnik bir gruba mensup olan Hasan, çalıştığı evin oğlu olan Emir'in mutluluğuna adeta kendini adamış bir dosttur. Emir'in ise tek çabası babasının sevgisini kazanmaktır. Bunun için zaman zaman kıskançlıklar ve hatalar yapar.
Afganistan'da savaşın boy göstermeye başladığı günlerde Emir ve babası zorlu bir yolculuğun ardından Amerika'ya geçerler. Emir, memleketinden kilometrelerce uzakta başka bir ülkede hatalarını geride bıraktığını sanır. Fakat bir gün kendisini hiç ummadığı bir hikâyenin ortasında bulur. Gerçeklerin ve yanlışların, sadakatin ve nefretin, dostluk ve ihanetin iç içe geçtiği bir ilişki sarmalı Emir'in geçmişiyle yüzleşmesine ve hatalarını telafi etmesine fırsat verir.
Savaşın yıkıcı yüzüne şahit olacağınız eser, Afganistan'da çocuk olmanın zorluklarını size çarpıcı bir hikâye çerçevesinde sunar. Savaşın, kendine has bir kültürü ve yaşam biçimi olan memleketi nasıl da yerle bir edip bir daha eski haline gelemeyecek kadar hasar verdiğini, insan hayatının birilerinin elinde nasıl kolayca yok sayıldığını görmek her defasında sizi bir sorgulama ve hüsrana uğratacaktır.
Dili akıcı, hikâyesi merak uyandırıcı bir eser.