"Çoğumuz ortalıkta koşturup herkesle konuşamayız, dünyanın bütün şehirlerini tanıyamayız; zamanımız, paramız veya o kadar çok arkadaşımız yoktur. Senin aradığın şeyler dünyada Montag, ama sıradan insan onların yüzde doksan dokuzunu ancak bir kitapta görebilir. Garanti isteme. Tek bir şey, tek bir kişi veya makine ya da kütüphane tarafından kurtarılma arayışına da girme. Kendini kurtar, boğulursan da en azından kıyıya doğru gittiğini bilerek ölürsün"
Bütün cesaretimi topladım.
Ve ona çok uzun zamandır düşünmekte olduğum, onunla ilk tanıştığımız andan itibaren hayatımın kendisine doğru gitmekte olduğu o soruyu; çok gençken, ertesi günün ne getireceğinden emin değilken, çaresizce birbirimize tutunduğumuz, kendimizi birlikte bulduğumuz, beni yeniden, kalbimi ortaya koyarak, savunmasız, korku ve umut dolu bir halde ona çeken soruyu sordum.
Ona, "Benimle evlenir misin?" dedim.