Çünkü insan mutlaka hüsrana komşudur. Çünkü nefis mutlaka kötülüğü emredicidir. Oysa aşk gelmelidir ve cümle eskidiler bitmelidir . Aşktır her şeyi tamam eden . Yunus’umuzun buyurduğu gibi : “İşitin ey yârenler aşk bir güneşe benzer /Aşkı olmayan gönül misal-i taşa benzer .”
Eridim diyorsun, ama su kesilmemişsin. Yandım diyorsun, ama ne ateşten ne külden bir haber var. Yaralıyım diyorsun, kan damlaları hani? Hastayım diyorsun, iniltiden bir haber yok. Öldüm diyorsun, hani o mevtâ itâatı, o ebedî rızâ?
Velhasılıkelam sükûnet bir zırhtır. Yerinde ve zamanında kullanıldığında insanı insanlığına yaklaştırır . İnsan kendi insanlığına yaklaşırken diğer her şeyle arasına bir mesafe koymak zorundadır . Demek ki sükûnet aynı zamanda dünyayla aramızda inşa etmemiz gereken bir mesafe sanatıdır.
Dua eden kulluğunu bilir , acziyetini bilir , muhtaçlığını bilir , kendisinin kıymetini , Mevlâ’nın kadrini bilir . Bildikçe bilir , buldukça bulur , oldukça olur . Bilmek bir yürüyüş meselesiyle, işte bu sessizlik zamanları en güçlü yoldaşlardır. Yoldaşın varsa güzel yürürsün . Güzel’e yürürsün. Sessizce .