“Yeni bir yer yoktur , yeni bir “sen” olana kadar . Ya da şöyle diyelim : Yeni bir yer yoktur , sendeki seni bulup çıkarana kadar . Böylece her gün döndüğün yer, sadece döndüğün yerdir . “
Ancak bir yol açılmışsa , açılabiliyorsa yürümemiz değer kazanır çünkü . Ve her yola çıkışımız , daha önce açılmış bir yoldan başlar . Sonra gizli , sırlı , belki de sıradan patikalar keşfedip yolu genişletir, derinleştiririz. Hiçbir yere varmayan yolları keşfetmek bile bir hikâyedir . Başkalarıyla paylaşabiliriz , onlara “hikâyenin sonu acı ama böyle bir hikâyeyi yaşamış olmak muhteşemdi, “ diyebiliriz