• 242 syf.
    ·7 günde·Puan vermedi
    Ah Yaşar Abi ah. Seninle ilk tanışmamda ne kadar çok kitabının olduğunu görüp, hem şaşırmış hem de nasıl biter, nasıl okunur bunca kitap diye düşünüp durmuştum. Zamanla kitaplarını, hayatını, kişiliğini tanıdıkça ne kadar ön yargıyla yaklaştığımı şimdi anlıyorum. Keşke iki, üç kat daha fazla eser yazmış olsaydın da tüm hayatımda, oku oku bitiremeseydim. Ama olsun iyi ki biz Yaşar Kemal gibi bir değere sahibiz. İyi ki...

    Sarı Sıcak bir öykü kitabı. İçerisinde 22 adet öykü bulunuyor. Bunlar acıklı, hüzün dolu ve en çok da insansı hikayeler. Çok güzel altı çizilecek bir dolu yer vardı. Tüm hikayeler çok güzeldi ancak bazıları bir adım daha da öndeydi tabi ki. Bunlar; ''Beyaz Pantolon'', ''Yeşil Kertenkele'', ''Kalemler'' ve ''Ağır Akan Su'' adlı öykülerdi. İliklerinize kadar yaşatıyor ve sizi o insanların yanlarındaymış gibi hissettiriyor bu öyküler. Hayata karşı tutunmaya çalışan anadolu insanına kulak vermenizi sağlıyor. Eziyetlerini, çabalarını ve diğer sorunlarını dile getiriyor. Sanki eline bir mikrofon alıp da yola çıkan bir yazarın, köy köy gezip, orada ne oluyor, bu insanlar ne yaşıyor diye bize göstermeye, anlatmaya çalıştığı öykülerini okuyor gibi hissediyorsunuz.

    Bir öyküsever olarak da çok hoşuma giden bir kitap oldu. Şiddetle tavsiye ediyorum... Yaşar Kemal'ı es geçmeyin. Hem okuyun hem okutturun. Çünkü o muhteşem bir insan.

    Kitap Alıntıları
    ''Sıkıntılardan, acılardan sonra gelecek güzel günlerin, daha güzel olacağına inanıyorduk.''

    ''Bu sineği icat eden kör olsun. Sürüm sürüm sürünsün inşallah.''

    ''Usta haftada bir yirmi beşlik verir. Aylardan temmuz. Bir ayda eder bir lira. Bir yazlık ayakkabı iki lira. Bir beyaz pantolon üç lira. Hepsi eder beş lira. Temmuz, ağustos, eylül... Hepsi ne eder? Üç lira. Demek ki yazlık ayakkabıdan, sütbeyaz pantolondan umut kesik.''

    ''Bir gözün üstünde olduğunu duymak, duyguların en beteri.''

    ''Kertenkelenin gözleri güzeldi. Dertli dertli, kederli, gözü yaşlı bakardı. Garipler, kimsesizler, hor görülmüşler gibi.''

    ''Bu Ege böyledir. Mavi buğuludur taşı toprağı. Büyüsü de buradadır.

    ''Şehirlerin en önemli yerlerinden birisi de çöplükleridir. Çöplüklerin şehirler için gerekli değil, bu kadar önemli olduğu hiç aklınıza geldi mi? Bir büyük şehir çöplüğünü görünceye kadar bunu ben de bilmiyordum. Bir çöplük, bence bir şehir demektir.''

    ''Yerler, evler, insanlar vardır. Şöyle bir bakarsan mutlulukla dolarsın.''

    ''Çöpten kalem çıkarmak hırsızlıktan daha mı kötü?''

    ''Namus bostan tarlasında bitmez.''

    ''Kerem Ustanın yüzü de hikayelerine benziyordu.''

    ''Eğer bir insanda azıcık insanlık varsa yalan söylemez. Dedikodu yapmaz. Dedikoduyla bir insanı vurmak, küçültmek insanlıktan çıkmış, bozulmuş, çürümüş, elinden hiçbir şey gelmeyen, elinden hiçbir şey gelmediğini kabul edecek kadar düşkünlemiş bir insanın karıdır.''

    ''Her bir şey onarılır, aşağılanmış, kendi gözünde kendini aşağılamış, dedikodu namussuzluğuna başvurmuş insanın çürümüşlüğü, kokuşmuşluğu onarılamaz.''

    ''Bir çocuk incitilmez.''

    ''Kan kanla yıkanmaz, kan suyla yıkanır, Kerem.''

    ''Ne var yani ölmekte. Bu dünya güzel, alabildiğine tatlı!..''

    Sarı kızı, ıpıslak, denizden, Rüstem çıkardı.''Ağlama değmez bu hayat''türküsünü söyleyerekten.

    Ve son olarak sizi bizzat kendi seslendirdiği, o güzel şiiri ''Yalnızlık'' ile başbaşa bırakıyorum.
    https://www.youtube.com/watch?v=Un1mIYNJZnE
  • ''Tanrı kimsenin başına vermesin böyle bir yalnızlığı!''

    https://www.youtube.com/watch?v=Un1mIYNJZnE