“Bir gün bir kitap okudum ve bütün hayatım değişti.” cümlesiyle başlayınca bir roman, insan gerçekten de hayatını değiştirecek bir şeyler arıyor kitapta. Haliyle roman'ın başkahramanı Osman gibi bir arayışa girerek hikaye boyunca onunla oradan buraya savrulmasını izliyoruz. Aslında hayatımızı değiştirmeye ne kadar meraklı olduğumuzu ama onu değiştirmek için arayışa çıkmaya da bir o kadar üşengeç olduğumu hatırlattı bu kitap. Ayrıca 2000li yıllar öncesi otobüs yolculukları yapmış iseniz ya da memleketinize üniversitenizden otobüs ile gidip gelmiş şanslı nesilden iseniz bu kitapta o yılları anımsayacağınız çok yer mevcut.
Orhan Pamuk'a da ayrı bir paragraf açmak işiyorum. Orhan Pamuk Tarihi'ni NÖ ve NS olarak ikiye ayırıyorum. Yani Nobel Öncesi ve Nobel Sonrası olmak üzere. Nobel Öncesi kitapları bana daha güzel, içten ve samimi geliyor. Masumiyet Müzesi'ni istisna kabul edebiliriz, çünkü onun kurgusu bence çok daha eski yıllara dayanıyor.