hülya çelik

hülya çelik
@hulya71
5 okur puanı
Eylül 2015 tarihinde katıldı
Güzel mi, acı mı bilemiyorum, dedi, ne kadar kötü olursa olsun herkesin geçmişi, cenneti oluyor bir süre sonra...
Reklam
Annem ol dese, ne diyecektim? Anası olanın yarası vardır, git hiç bulaşma bana mı? Kaza yerinde yeterince yaralı var, istemiyorum seni işte! Kadınlığı annelikle taçlandırarak prim yapmayı, ay suyum geldi, of sütüm gelmedi diye kafa ütülemeyi, dünyada bir tek ben doğurabiliyormuşum gibi tefrika halinde günlük tutmayı, kutsiyet kredisiyle ona buna çalım atmayı, ömür boyu endişe sahibi olmayı, sen beni reddedene kadar peşinde dolaşmayı, hastalandığımda başımda bekle, bu kez sen benim altımı temizle diye, sana garanti refakatçi muamelesi yapmayı, takdirle tehdit arasında sıkıştırılmış bir şefkatle, senden boyuna başarı beklemeyi, sen yarım yamalak adamlarla tamamlamayı umarken, sonunu bildiğim bir filmi seyretmeyi, gençliğimde yediğim haltları yüzüme vurduğunda, utanıp zırlamayı, en önemlisi de benim gibi olma diye, kendin olma hakkını elinden almayı istemiyorum lan bebek! Doğanın bana bahşettiği doğurganlığı, ikimizinde burnundan fitil fitil getirmek istemiyorum!!!
hayatı boyunca bu sahne gözünün önüne geldikçe, genç adam elleriyle yüzünü kapatıp insan denilen varlığın ne kadar acımasız olabildiği; ince, kültürlü, terbiyeli kişilerde (tanrım!),hatta toplum tarafından asil ve şerefli insanlar olarak kabul görmüş kişilerde bile ne kadar gaddarca bir yan olabildiği gerçeğini gördükçe derinden sarsıldı.”
''...dengi insanlar arasındayken yine hoş bir adam oluyor,aptal gibi davranmıyor, ama kendinden bir alt rütbelilerin bile çevresine girdiği anda asık suratlı ve katı bir suskunluk zırhı kuşanıyordu.'' (sf.:46)
Bugün diye adlandırdığımız her şey  ‘geçmiş ve geleceğimizin’ toplamıdır. Yani geçmişimiz; elimizden uçup gitmiş, kaybolmuş bir zaman değildir. Şimdiki zamanın içinde duran, bekleyen bir şeydir.
Reklam