Hun imparatorluğu sınırlarını genişleten babasının politikasını babası gibi takip edemeyen yinede başarılı ve iyi bir hun hakanı olan Meteha'nın oğlu, iki ok anlamına gelen Kiok Han'ın hayatını anlatan bir kitap. Güzel diyeceğim bir Ahmet Haldun Terzioğlu Kitabı.

JuvenâL Outsmart, bir alıntı ekledi.
03 May 17:29

Dağılış
Nitekim dört yüzyıl sonra (1373-1774) Osmanlı İmparatorluğu'nun çökmesi başlamıştır. Buna rağmen benzerlerinden çok daha bilimsel bir biçimde kurulmuş olmasından ötürü kadere daha uzun bir süre karşı koyabilmiş, Hun, Avar, Moğol ve Hint Moğol İmparatorluklarına göre dağılmaya karşı daha çok dirençle savaşmıştır.

Türkiye Bir Devletin Yeniden Doğuşu, Arnold J. ToynbeeTürkiye Bir Devletin Yeniden Doğuşu, Arnold J. Toynbee
Sadık Cemre Kocak, bir alıntı ekledi.
18 Nis 16:41 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hunlar
Attila üzerine en sağlam bilgileri Bizans Tarihi yazarı Priskos verir.
Attila, kısa sürede Asya'dan Avrupa'ya uzanan çok geniş toprakları denetimine alır. İran ve Germen kökenli halkların da aralarında bulunduğu Hun Birliği, çağının en büyük siyasal birliği durumundadır. Attila'nın sarayında Hun-Türk dili yanında Gotça ve Latince de konuşulur. Hun-Germen ilişkileri Avrupa halklarının yerleşmelerinde etkili olur. Germenler, doğu ve güney yerine batıya yönelirler. Attila, Doğu Roma İmparatorluğu üzerine yürür. Trakyayı boylu boyunca geçerek Gelibolu Boğazına dek ilerler. Bizans İmparatoru, İstanbul'a bu ölçüde yaklaşan Attila ile ağır koşullarda barış yapmak zorunda kalır. Belgrad yöresindeki bir bölüm toprağı Hunlara bırakır. Her yıl vergi vermeyi kabul eder.

Kaynak olarak Priskos neden önemlidir? Yazar belirtmemiş ama eklemek de fayda var Eksiklik olmasın. Priskos ya da diğer adıyla Romalı Priscus, MS 5. yüzyılda yaşamış Bizans Tarihçisi olup yazdığı 8 ciltlik Bizans Tarihi kitabı mevcuttur. Önemli noktası ise yazdığı yazıların tarafsız olduğunun kabul edilmesidir. Ben bu adamdan bir yerde daha bahsetmiştim sanırım ama anımsayamadım şimdi.

Türklerin Dili, Fuat BozkurtTürklerin Dili, Fuat Bozkurt
**Kitap Kahve**, Attila'yı inceledi.
02 Nis 03:10 · Kitabı okudu · 2 günde · 7/10 puan

Tarihi kitapları sevenlere tavsiye ederim.Kitap 4.yy ve 5.yy başlarını anlatıyor. Vizigotlarla Romalıların karşı karşıya geldiği dönemlerde bir Hun İmparatorluğu ortaya çıkar.Atilla 20 yıl boyunca Hun İmparatorluğuna yön vermiştir.Göçebe hayatı yaşayan Hunlular daha çocuk yaşlarda at üstünde ok atmaya çalışırlar ve bu yetenekleri onları savaşlarda üstün kılar. Öyle ki at üstünde yiyor at üstünde uyuyabiliyorlardı. Roma'ya da çok saldırı ve kuşatma yapmışlardı.Oklar ve yapımı uzun zaman alan kuvvetli yaylar hakkında da bilgiler verilmiş.

Türk Silahlı Kuvvetleri
TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİ Kısa tarihçesi. Tarih boyunca “Ordu-Millet” olarak adlandırılan Türkler; başta Asya Kıtası olmak üzere Avrupa ve Afrika dâhil geniş coğrafyalarda çok sayıda devlet kurmuş, çeşitli yabancı kavimler, milletler ve devletler üzerinde hâkimiyet sağlamışlardır. Bozkır yaşantısının hareketli ve güçlü olmayı gerektiren zorlu şartları, Türkleri dayanıklı ve mücadeleci bir millet hâline getirirken güçlü ve iyi teşkilatlanmış ordular kurmalarında da önemli bir etken olmuştur.

MÖ 209’da kurulduğu kabul edilen ilk düzenli ve disiplinli Türk ordusunun Büyük Hun İmparatorluğu döneminde oluşturulduğu, bu yeni yapıda en büyük birliğin, 10.000 kişiden oluşan tümenler olduğu, tümenlerin binli, yüzlü ve onlu olmak üzere kademeli olarak küçülen birliklere ayrıldığı, söz konusu bu teşkilat yapısının küçük değişikliklerle tarih boyunca bütün Türk devletlerinde varlığını sürdürdüğü görülmektedir.

Dursun Yener, Avrupa Hun İmparatorluğu'yu inceledi.
03 Eyl 2017 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Türklerin tarih boyunca kurdukları 16 Türk devletinden biri olan Avrupa Hun İmparatorluğu hakkında ne kadar bilgi sahibiyiz? Hunlar ve Roma imparatorluğunun İstanbul Büyükçekmece’de savaşmış olduklarını biliyor muyuz? Övündüğümüz konular hakkında bilgi sahibi olmamızı sağlayacak eserlerden biri olarak okunmaya değer..

BİROL COŞKUN, bir alıntı ekledi.
01 Haz 2017 · Kitabı okudu · İnceledi · Beğendi · 10/10 puan

Hun İmparatorluğu
Tarihte bilinen ilk Türk Devleti'nin tarihi temellerinin MÖ 2255'lerde atıldığını söylemek mümkündür.

Kök Tengri'nin Çocukları, Ahmet TaşağılKök Tengri'nin Çocukları, Ahmet Taşağıl
Peyroux, bir alıntı ekledi.
23 Eki 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Doğudaki büyük göçebe imparatorlukların tarihlerine şöyle bir baktığımızda, Hazarların kendilerinden önce gelen Hun ve Avar imparatorluklanyla kendilerinden sonra gelen Moğol İmparatorluğu arasında, hem zaman hem büyüklük hem de uygarlık düzeyi bakımından bir geçiş dönemi oluşturduğunu görmekteyiz.

13. Kabile, Arthur Koestler13. Kabile, Arthur Koestler
Mehmet Y., Attila'yı inceledi.
09 Şub 2016 · Kitabı okudu · Puan vermedi

Attila’nın adını ilk duyduğumda ortaokul birinci sınıfta idim. Avrupa Hunları’nın hakanı olduğunu ve barbar kavimleri sürerek Roma’ya kadar girdiğini biliyordum. Bir de ‘gerdek gecesinde burun kanamasından öldüğünü!’ Sonrasında epeyce bilgi sahibi olduysak da elbette bunların çoğu tevatürlere dayalı şeylerdi.

Attila, ilk defa 1930’larda neşredilmişti. Bundan önceki son baskısı ise 1977’te yine Ötüken tarafından gerçekleştirilmişti. 2010’daki tekrar basımla birlikte aradan tam 33 yıl geçtikten sonra Attila yeni nesil ile tekrar buluşmuş oldu.
Romanın giriş kısmında Safa, eserle ilgili bilgiler veriyor. Eseri yazarken farklı kaynaklara müracaat ettiğini ifade ediyor. Bunlardan bir bölümü Attila’yı kanlı bir diktatör, bir barbar olarak gösterirken bazı kaynaklar ise onun insancıl tarafından dem vurmaktadır. Safa, milliyetçi bir bakış açısına sahip olmasının da tesiriyle Attila’yı sahiplenmiş ve onu “kahraman bir Türk cihangiri; bir Türk başbuğu” olarak tasvir etmiştir.

Peyami Safa, gerçekten çok kuvvetli bir kaleme sahip. Tek tarihi romanında da bunu gösterebiliyor. Dil, dönemin Türkçesine uygun, yeni nesil için zorlayıcı olabileceği düşünülerek kitabın sonuna ( ne kadar acı aslında ) bir sözlük konulmuş. Roman oldukça akıcı ve merak uyandırıcı bir tarzda gidiyor. Attila’ya suikast tertip etmek maksadıyla Hun ülkesine giden Roma heyetinin gözüyle başlayan olaylar daha sonra Attila’nın ve çevresindeki kadınların penceresinden anlatılıyor.

Bence çocukluk yıllarından başlatmayıp, en zirvede olduğu dönemi anlatması doğru bir yaklaşım olmuş. Safa’nın bazı eserlerinde başarıyla portresi çizilen ‘fettan, güzel ve muhteris kadın’ tiplemesi burada Onoria’da kendini bulmuş. Onoria, Attila’nın aşklarından birisi ve güzelliğiyle meşhur bir Roma prensesi. Yalnız aralarındaki aşk son derece samimi ve yalın iki insanın tutkusunu barındırıyor. Öyle ki, Onoria, Attila’nın aşkı için her türlü riski göze alıyor ve yeniden onun sarayına dönmeyi başarıyor.

Romanın son bölümlerinde peyda olan İldiko karakteri de yine ‘fettan, güzel kadın’ prototipine buna uygun ama kendi etkisinden çok Attila’nın o an ki ruh hali ve zaafı onu tesirli hale getiriyor sanki. Nitekim roman boyunca ölümüne sebep olacak evliliğin Onoria ile olmasını beklerken bir anda İldiko çıkıyor ortaya ve hayatı gibi ölümü hatta ölüm sebebi de tartışmalı olan Attila’yı zehirli bir iğne ile öldürüyor. Böylece Katolik Roma için “Tanrının Kırbacı” olan Attila sorunu bertaraf edilmiş oluyor.

Peyami Safa, büyük atalarımızdan birisi olarak gördüğü Attila’yı tarihçilerin izini sürerek anlatmaya çalışmış ve onu klasik bir barbar gibi göstermeye çalışan Roma kaynakları kadar daha objektif olan ve Hun Medeniyetinden söz eden Germen kaynaklarını da taramıştır. Macarların ve Türklerin müşterek tarihi şahsiyetlerinden olan Attila ile ilgili başarılı bir roman olduğu kanısındayım.
Yalnız çok bariz bir hata var –ki Safa bunu nasıl gözden kaçırmış bilemiyorum- bir Hun geleneğini anlatırken roman kahramanlarını konuşturuyor ve henüz 5. asırda olunmasına rağmen yaklaşık 6 asır sonra gelecek olan Moğol İmparatorluğu ve Cengiz Han’dan örnek veriliyor.

Özetle, Attila ile ilgili tarihi bilgi ve söylentileri ışığında okunası bir eser çıkmış ortaya. Elbette bir Yalnızız değil ama yine de istese bile kötü yazamayacak olan Peyami Safa’ya ait.