• 308 syf.
    ·Beğendi·10/10
    Tek söyleyeceğim şey bu kitabın benim için bambaşka ve unutulmaz bir anlamı var...
    Kendime not: Aydolu ismini hiç unutma, ileride ihtiyaç duyacaksın ;) 221017
  • -Gitti
    -Giderken ne dedi?
    -Beni unutma, dedi.
  • Selam sana hücrelerde benzi solan genç! Selam sana ey yılları heba olan genç! İstikbalim gitti diye yaslanma sakın!
    İstikbalin değil, ruhun Tanrı'ya yakın!
    O yalancı istikbale bir perde indir!
    «Gerçek yarın» unutma ki bir gün senindir!
  • - Gitti.
    - Giderken ne dedi ?
    - Beni unutma , dedi.
  • 317 syf.
    ·17 günde·Beğendi·10/10
    + Dışa bağımlı mıyız?
    - Yok canım! Ne bağımlılığı? Onlar bize bağımlı. Bizimkisi dudak tiryakiliği.
    Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir.
                          /Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk


    Çocuklarınızı Padişahçı değil Milliyetçi yetiştiriniz.   
                                 /Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

    Bu millet bağımsızlıktan yoksun yaşamamıştır, yaşayamaz ve yaşamayacaktır.
                         /Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

    Tam bağımsızlık, bizim bugün üzerimize aldığımız vazifenin temelidir.
                     /Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

    “Ben, yaşayabilmek için mutlaka müstakil bir mil­letin evladı kalmalıyım. Bu sebeple milli istiklâl bence hayat mesele­sidir.”
                 /Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk

    Mustafa Kemal Paşa’nın Türkiye konusunda üzerinde en çok durduğu şey, onun bağımsızlığıdır (istiklâli). Türk gençliğine hitabesinde ‘Muhafaza ve müdafaa’ mecburiyetinden söz ettiği iki şeyden birisi (ve birincisi) Türk ‘istiklâli’dir. 1919 Mayısı’nda, ne diyor: “Türk’ün haysiyet ve izzetinefis ve kabiliyeti çok yüksek ve büyüktür. Böyle bir millet esir yaşamaktansa mahvolsun evladır. Binaenaleyh, ya istiklâl ya ölüm!”

    #80571992

    "Yaşamak isteyen milletimizin isteği tek kelimede özetlenebilir ve gayet meşrudur: Bağımsızlık. Avrupa’nın yöneticilerden ve sermayedar­lardan ayrı olan asıl milletleri, bizim hayatımızı bile çok görmüyorlar. Eğer bugün Fransız milleti ile, İtalyan milleti ile, hatta İngiliz milleti ile düşmanlık halinde bulunuyorsak, bu milletlerin seslerini işittirememelerinden ve kendi yöneticilerinin istila ve sermaye emelleri için bizi yok etmelerine ses çıkaramamalarındandır.”(Başbuğ Mustafa Kemal)

    ●●●

    Bu kitap çok değerli yazarlarımız;

    Attila İlhan
    Uğur Mumcu
    Doğan Avcıoğlu
    Niyazi Berkeş
    Şevket Süreya Aydemir
    Niyazi Besan
    Mehmet Ali Aybar
    Yakup Kadri Karaosmanoğlu
    taraflarından hazırlanmış çok önemli bir kaynak arşividir.
    Her şeyden evvel haber verelim ki, bu küçük eser, bir polemik kitabı değildir. Muharririn siyasî hayatında bir dönüm noktasını da işaret etmiyor.
    Kitap konu olarak ilk emperyalizm ve dışa bağımlılık konularını ele alıyor.
    Yüce Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ün kendi kaleminden ve ağzından sözlerle de örneklendiriliyor bu durum.
    #80045009
    #80045247
    #80046562
    #80057872
    #80244228
    Her bakımdan dışa bağımlılık Türk milleti için tehlikelidir ve tartışma kabul etmez.

    " Öteden beri bile bazı şeyleri vermiş gibi, bizim bazı haklarımızı tanımış gibi vaziyet alırlar, hakikatte iktisatta elimizi kolu­muzu bağlarlardı. Bu esarete katlanan mevki sahibi kimseler memnun­du. Çünkü görünüşte büyük bir bağımsızlık sağlamışlardı. Fakat hakikati halde milleti manen miskinlik çukuruna atmışlardır. Bunlar iktisadi mahkumiyeti anlamayan bedbaht hayvanlardı. Fakat artık bugün mil­letimiz hayat noktasının nerede olduğunu pek güzel anlamıştır..." (Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk)

    Gerek kültürel yozlaşma gerek ekonomik doktrinlerle dışarıya olan yönelim Türk milletinin tanksız, tüfeksiz yok olması demektir.
    Bu durumu kitapta emeği geçen Uğur Mumcu 'nun şu videosuyla tasdikleyebiliriz.
    https://youtu.be/154MEZz0nn8

    Vatan parsellenemez!
    Bölünemez!
    Belli bir sınıfın manda ve himayesine verilemez!
    Canım Abim
    Tayfun Turan 'ın
    #65298966 incelemesinde kendi yorumunca başlıkta belirttiği gibi:

    "Bizim yaramızı Amerikan sargısı tutamaz..."

    Gerçekten de çok güzel bir ifade kullanmış Tayfun abim.

    Bir yanda; halk, açlık ve sefalet içinde savaşın eşiğine yaklaşırken kendini deve kuşu misali saraya kapatmış olan "Hasta Adam"

    Öte yanda; Batmakta olan devlet, parçalanmakta olan millet ve İtalya,Fransa, Yunanistan ve İngiltere'ye parsellenmiş VATAN!

    Aziz Türk Milletini bu rezil hallere sokarak , Amerikan Mandalığına doğru sürükleyen ;bu vaziyeti Türk Milletine yakıştıran alçakça tutum artık bir Milli Mücadeleyi tetikleyecektir ve bunun için de öyle yiğit bir öncü gereklidir ki bu öncü; #82071532

    Muhteşem zeka ve üstün savaş kabiliyetiyle Yüce Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'ten başka kimse değildir.

    Hani der ya Hüseyin Nihal Atsız ;

    "Saraylarda süremem, dağlarda sürdüğümü;
    Bin Cihana değişmem, şu öksüz Türklüğümü."

    İşte bu Türlük  ateşinin ilk kıvılcımları uyanmaya başlamıştır;
    19 Mayıs 1919•Bir milletin kaderinin dönüm noktası...

    Bizi uçurumun eşiğinden üstün teşkilat yeteneğiyle dile kolay bir kısa zamanda çekip çıkartmış ,büyük işler başararak toplumu refah seviyesine ulaştırmış ve Cumhuriyet'i ilan ederek devrimlerle taçlandırılmış;
    Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk 'e bugün de hâlâ hakaretler ,çirkin yergiler ve iftiralar atılmakta. Bu acı durum günümüzde de bizi çok yaraladığı gibi o dönemde de bu aydın insanların beyninde soru işaretleri oluşturmaya başlamış ve bu eseri,bu çalışmayı bizlere hazırlamışlardır.
    #80382999
    Atatürkçülük çok saptırılan bir düşünce olmuştur. Özellikle Başbuğ'un aramızdan ebediyete intikal etmesi (10.11.1938)ve İnönü'nün başa geçmesiyle, ilkelerinin yoğun tahribata uğradığı ve üstüne basa basa Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün:
    "Özgürlük ve bağımsızlık benim karakterimdir."
     Sözünün aksine bir politika sergilenmiştir. #80595192

    *Mustafa Kemal, ülkemizi çağ­daş uygarlık düzeyine çıkaracağız dediği sırada, iç içe iki şeyi amaçlar; birincisi çağdaş ekonomik altyapıya sahip olmak, İkincisi bu altyapının içerdiği topluma ulaşmak! *(kitaptan alıntı)

    Yani bu alıntıda da şunu anlıyoruz İlimde ve bilimde Batıyı takip et. Fakat özünü kendi milli benliğini unutma.
    Batıya yaklaştığımızı zannettiğimizde asıl maneviyatımız olan
    Doğudan uzaklaşıyoruz. *(Başbuğ Mustafa Kemal)

    Bu vatan şalvarla,kasketle kurtarıldı...
    Toplumun gerçeklerini hiçe sayan hiçbir uygarlık, uygarlık değildir.

    Malesef ki Başbuğ 'un vefatından sonra İnönü ve Bayar dönemi rezalet bir şekilde Milliyetçi Yeniliklerin sonunu yıldırım hızında hazırlamıştır.(Menderes olayları var bi de tabi.. Bu kitapta da sıkça bahsi geçiyor .. ben hiç girmeyim bile Menderesle ve 27 Mayis Darbesiyle  ilgili bu kitap dışında Temel Görüşler 'i de öneririm)

    Atatürk 'ü Batıcı göstermişlerdir. Yahu Altı ilkesinden birinin milliyetçilik olmasını hadi yok say.
    Batıcı demek : Batının çıkarlarını ulusunun çıkarlarından daha çok düşünen demektir.

    Eğer Başbuğ 'un derdi Batı olsaydı. Neden 19 Mayıs 1919'da Samsun'a gitti. Zaten az daha bekleseydik onun bunun kucağında bi devlet olma arefesindeydik. Sultan Vahdettin sağ olsun(!)
    Atatürk ulusunu ,köy halkını çok seven bir liderdi.
    *Cumhuriyeti biz böyle kazandık * Şu resimdeki gibi.
    https://images.app.goo.gl/FS7RNP4NrWnGrWa86

    Köylü milletin efendisidir* Gazi Mustafa Kemal Atatürk

    Kuvayı-Milliye neymiş aç oku sonra gel burda bi tarafın yiyorsa Atama iftira at.
    Bırak halkı devletin bile silah kullanma yetkisi yokken benim yiğit Anadolu halkım ellerinde tencere kazan sokağa çıktı.

    ●●●


    Türkiye Cumhuriyeti Milliyetçi aydınlar tarafından kurulmuştur.
    Cumhuriyet Halk Fırkası Vatanperver bir partidir. Fakat ne yazık ki İsmet Inönü'nün sebep olduğu tahribat yüzünden 27 Mayıs 'a ve Milliyetçi Hareket Partisine ihtiyaç duyulmuştur. Atatürk’ün devrimlerini geçekleştirme amacı olarak kurduğu parti, halkın değil, eşrafın partisi haline gelmiştir.
    Mehmet Rıfat Börekçi gibi din adamları, Hamdullah Suphi gibi Eğitim Bakanlarıyla kurulan Türkçü sistemimiz ne idüğü belirsiz "sosyalizm ve kemalizm" gibi kavramların eline teslim edilmiştir.

    Sayın Türkçü yazar Caner Kara"nın da dediği gibi
    #73251397

    Bu kitapta tüm bu olayları inceleyebileceksiniz. Aynı zamanda
    Başbuğ 'a atılmış itiraflara teker teker cevap bulabileceksiniz:
    -Atatürk din adamlarını mı astırdı?
    -Atatürk Bolşeviklerle ittifak mı kurdu?
    -Atatürk Batı yandaşı mıydı?
    -Atatürk 'ün devrimleri sosyalist mi yoksa milliyetçi ve demokratik devrimler midir?
    -Atatürk panislamist midir?
    -Sünni-şii çatışması neden olmuştur?
    -Atatürk Kürt düşmanı mıdır?
    -Atatürk Sivas Alevilerini mi öldürttü?
    -Atatürk hangi ekonomik doktrinden yanaydı?

    Başbuğ vefat ettikten sonra ;Atatürkçülük adı altında yapılan iğrençlikler Atatürk'ün ve esas Atatürkçülüğün çarpıtılmasına sebep olmuştur.


    Eserdeki esas amaç Atatürkçülük fikrini en doğrusuyla genç nesillere ve aydınlatılmamış halka aktarmaktır. Kitapta da denildiği gibi

    "Atatürkçülük bir fikirden öte bizim tarihimiz."



    “Osmanlı Devleti gerçekte ve uygulamada bağımsızlıktan yoksun duruma düşürülmüştü. Bir devlet ki, kendi uyruklarına koyduğu vergiyi yurdunda yaşayıp kazanan yabancılara uygulayamaz; gümrük işlerini, vergilerini ülke ve milletin isteklerine ve çıkarlarına göre düzenlemesi yasaktır. Bir devlet ki, sınırları içinde suç işleyen yabancıları yargılaya­maz. cezalandıramaz. Böyle bir devlete elbette bağımsız denemez"(Başbuğ Mustafa Kemal)

    **Cengizhan da der ya üç kere iflas edenin cezası idamdır. (İdam teşbih amaçlı)
    Atatürk bunun ikincisine bile izin vermemiştir.
    Bakın kitapta geçen  şu olay en güzel tescili

    ...Fakat Franklin Bouillon ile anlaşmak bu kez de kolay olmayacaktır. Fransız Temsilcisinin kapitülasyonların kalkabileceğine aklı yatmamaktadır. Fethi Okyar’la birlikte görüşmeleri yürüten o günlerdeki Dışişleri Bakanı Yusuf Kemal Tengirşenk, anılarında şöyle yazar

    “Çok uğraştık. Hayli çetin ve sert evreler de geçirdik. Örneğin, biz azınlıkların hakları sorununda Milli Misak’taki formülümüzden ayrılmıyorduk, ayrılamazdık. Bir gün Franklin Bouillon çok kızdı. Bana:- Siz kapitülasyonları kaldıracağınızı mı aklınızdan geçiriyorsunuz? dedi.

    Ben de:- Milli Mücadele arazi için yapılmıyor. Osmanlı topraklarının dörtte üçünü oralardaki halkın iradesine bıraktık. Biz ancak bağımsızlık için mücadele ediyoruz. Zaman zaman sert meclis dediğiniz Büyük Millet Meclisi kapitülasyonların kalktığının devletlerce kabulünü görmedikçe kılıcını kınına koyamaz, cevabını verdim.

    Fethi Okyar 'tuzağa Düşüyor*

    Bunun üzerine görüşmeyi kestik. Ben gittim, üç gün hastayım diye evden çıkmadım. Üçüncü gün Bakanlar Kurulu toplandı. “Paşa seni istiyor” diye haber geldi, gittim. O zamanki Meclis binasının başkanlık odasında arkadaşlar toplanmışlardı. Mustafa Kemal Paşa, Başkanlık makamında idi. Görüşmeyi açtı:

    - Fethi Bey, bir formül kabul ettirmiş. Okusun da dinleyelim, dedi.Fethi Bey formülü okudu. Azınlıklara her hususta çoğunluğun hak­larına eşit haklar sağlanıyordu. Fethi Bey:

    - Herkes kanun gözünde eşit ve aynı haklara sahip değil mi? diye açıklamalar yaptı.Hemen arkasından Reis Paşa, formülü oya koydu. Arkadaşların hepsi kabul ettiler. En sonra:

    - Sen ne diyorsun Dışişleri Bakanı? diye benim oyumu sordular. Ben:

    - Arkadaşlar oybirliği ile formülü kabul ettiler. Bu karari yürütecek ve uygulayacak bir başka Dışişleri Bakanı bulunmasını rica ediyorum, dedim.Reis Paşa - Neden siz bu formülü beğenmiyorsunuz?

    Ben - Evet Paşam, beğenmiyorum.

    Reis Paşa - Neden?

    ...hukuk eşitliği, medeni hukuktadır. Bu yönden söyledikleri tamamen doğrudur. Fakat uğraştığımız bireylerin hukuku değil, cemaatin hukukudur, yani siyasal hukuktur. Örneğin çoğunluğa mensup bireyler­le azınlıktan olan bireylerin karşılıklı oturdukları yerlerde azınlığın, yani azlık topluluğun bir oran çerçevesinde olsun polis ve jandarması, şehir, kasaba ve köy yönetimlerinde kendini temsil ettirmek hakkı ola­cak mıdır?

    Reis Paşa - Hayır... Bu, söz konusu değildir.


    Ben - İşte bu nedenle arkadaşlarımdan ayrılıyor, formülü kabul etmiyorum.

    Reis Paşa - Öyle ise. Dışişleri Bakanı ile arkadaşları arasında bir sorunda anlaşmazlık var. Bunun çözülmesi, şimdiki kanunumuza göre, Meclis’e aittir. Görüşme son bulmuştur.Hepimiz ayağa kalktık. Odadan çıkıp M eclis’e gidiyorduk. Mustafa Kemal Paşa, beni yanına çağırdı. Yavaşçacık:- Fethi Bey’i delegelikten çekin. Bundan sonra siz yalnız konuşur­sunuz, dedi..

    Buradan da anlaşılıyor ki Atatürk silah arkadaşlarının görüşünü alan bir insandı, dediğim dedik bir DESPOT değildi...Bir de Lozan 'a kusur bulma var tabi!!
    Lozan neymiş emperyalistlerin ekmeğine yağ sürmüş.
    Bak bakalım nasıl yağ sürmek?
    Başta Atatürk ve Amerikan mandasına girme görüşünü bırakarak  onun çizgisine girmiş İsmet Paşa olmak üzere tam bağımsızlıktan yana Milliciler, bütün güçlükleri göğüsleyerek bu umutları boşa çıkartırlar. Milli özel sanayi kurma çabalarının verimsizliğini kısa sürede görerek, “Planlı Devletçilik"e yönelirler. İlk Beş Yıllık Kalkınma Platformu  güç dönemde hayli başarıyla uygularlar. İkinci Dünya Savaşı yıllarında Türk plancıları, ekonomik bağımsızlığın temeli olan ağır sanayii kur­maya yönelmiş yeni ve geniş kapsamlı plan hazırlıklarına koyulurlar. Toprak Reformu ve Köy Enstitülerinde, halk desteğini sağlamaya çalışırlar.

    Bu yukarıdaki kitaptan alıntı ve Cumhuriyetten sonraki tüm gelişmeler..
    Tabi biz bu köy enstitülerini kominist yetişiyor iddiasıyla kapattık ama(!)
    Esas Türkçü yazarların çıktığı köy adamlarının yetiştiği yerlerdi...

    Savcılara ve hakimlere söylenecek bir şey yok. “Kanun bu, uyguluy­oruz,” diyebilirler. Gerçekten, 141. ve 142. maddeler, komünizmle mücadele bahanesiyle, en masum sosyal tenkitleri ağır şekilde ceza­landıracak niteliktedir.


    Bugün çetin davaların altında, aciz içinde bocalayanlar, hiç değilse yarını güçleştirmeye kalkışmasınlar. Fakat ne gam. Asıl haklı olanlar belki de sancısız doğum olmaz diyenlerdir.

    Her şeyi geçtim sağlam olan ne var Lozan'dan başka?
    Ya da her sorun bitti tek Lozan mı kaldı uğraşacağınız?
    Daha iyisini kim yaptı?
    Lozana Hezimettir iddiasını atan kişi kendi tarihini bilmiyor demektir...

    Herkesin oybirliğiyle kabul ettiği üzere, Atatürk, çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmış bağımsız bir Türkiye kurma yolunda çaba göster­miştir. Cumhuriyet'in kuruluşundan 42 yıl sonra dahi, bu amaca ulaş­maktan baş döndürücü bir uzaklıkta bulunduğumuza göre, laf ebeliğini bırakıp, çağdaş uygarlık düzeyine hangi yoldan hızla erişebileceğimizi araştırmamız gerekir. Günümüzde, en geri ülkeler arasında sayılan Türkiyemiz’de, başka türlü bir Atatürkçülük düşünülemez.

    Atatürkçüler, halkçılık yolunun Londra Asfaltı gibi dümdüz olmadığını hatırlayarak, hiçbir imkanı reddetmeden bu duman perdesi­ni kaldırma uğrunda enerjilerini teksif etmelidirler. Halkın uyanış ve bilinçlenmesi, bu duman perdesi yırtılmadıkça, çok ve pek çok zaman isteyecektir.

    Atatürkçülüğün özünde, tam bağımsızlık vardır. Atatürk’ün deyimiyle tam bağımsızlık, “piyasada, mâliyede, ekonomide, adalette, askerlikte, kültürde ve bu gibi konularda tam bağımsızlık ve özgürlük demektir.” Ve Atatürk şöyle devam etmekte­dir: “Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan yoksunluk, ulus ve ülkenin gerçek anlamıyla, bütün bağımsızlığından yoksunluğu demektir. Sosyalistler, gerçek anlamıyla böyle bir bağımsızlığın peşinde koşmaktadırlar.

    Büyük liderin ilkelerine bağlılıkları, gardrop değiştirmekten öteye gitmeyen ve Atatürkçü olmadıkları yavaş yavaş anlaşılmaya başlayan smokinli gericilerin dışında, bütün Atatürkçüler, bugünkü durumdan kurtulmak için, toprak reformu, ciddi bir planlama ve halktan yana bir devletçilik gibi köklü değişikliklerin zorunluluğu konusunda bir­leşmektedirler

    Kemalizm devrimciliği arkadaki gemileri yakmaktır; ileriye yönelme azmini şid­detlendirmek, artık geriye dönmek yok, demektir, yığınları ilerleme ateşi ile tutuşturmak demektir.

    Bu esasa dayanarak yaptığımız devrimler Türk devrimi değil ancak Türk evrimi oluyor. Milli ,geleneksel duyguların hiçe sayıldığı sırf Batı esaslı ve harsa bağlı kalınmayan bir medeniyet ithali olmuş oluyor.

    Atatürk'ün kendisi, ideolojilere karşı dikkate değer bir ilgisizlik göstermiştir. Daha doğrusu ideolojilere karşı deneyci bir davranış takın­mıştır. Fakat onun temsil ettiği büyük tarihsel ve toplumsal olaya geleneksel batı ideolojilerinden birini sokmaya çalışanlar başarılı ola­mamışlar, ona taşımadığı eğilimler yakıştırmışlardır.

    Ha bir de bu dine bağlı olma -olmama mevzusu var.
    Yahu bağımsızlığına kavuşan ülkeleri geri ne yıktı bi bak.
    Hindistan Pakistan da kavuştu bağımsızlığına.
    Ama neden çabucak daha beter hâle geldi.
    Hala eski geleneklerine bağlı kaldığı için.

    O yüzden Başbuğ Gazi Mustafa Kemal Atatürk biz de o ülkelere benzemeyelim diye laikliği getirdi.

    Bi de şu şapka takmadı diye asılan iskilipli atıf efendiyi gel de ben sana başka yerde anlatayım.

    Hani şu badeci akıllarınız sarhoş ruhunuz pek müsait değil belki anlamaya ama Atatürk olmasaydı dinin de olmazdı.

    Değişen birşey yok
    Bu Sultan Vahdettin zamanında milliyetçilik yapmayın mandaydı seçin naraları atanlar.
    Bugün tv programlarında sözde din hocasının biri çıkar Türkçülük haramdır naraları atıyor...

    O zamanlardaki Iskilipli Atıflar
    Kadir Mısıroğlu oluyor günümüzde
    İhsan Şenocaklar
    Nureddin Yıldızlar
    Muskacılar
    Badeciler oluyor vs. vs.

    Değişmeyen tek şey beyin yapınız.

    O bugün çıkıp da Atatürk 'ün adını mercimek kadar aklınla lekelemeye çalıştığın cami (Ayasofya cami oldu) kimin sayesinde bu topraklarda sapasağlam duruyor...

    Maaşını alırken Türk parasıyla alıyorsun bi kere Paşamın resmi var.
    Kusura bakma ama senin Atam'a hakaret etme rahatlığını bile Atam sağladı.
    Bi de dini âlet ettiniz!!  Yazık yani..
    Ben senin yerinde olsam iki rekat namaz kılarım. Rahmet okuyup gönderirim.
    Ama nerdee sende o beyin!!

    AH ATAM AH! KIRDILAR OKLARINI

    SENİ ÇOK ARIYORUZ...

    Ah Atam ah!
    Bir de altı ilkene sahip çıkamama durumumuz yok mu..
    Kahrediyor insanı..

    Milliyetçilik -> Irkçılığa !!!!!!
    Laiklik ->Batıcılığa
    Devletçilik -> Kapitalizme

    Ünlem koyduğum yere şu alıntıyı yeterli görüyorum
    #80434793

    [İngilizlerin oyununa gelip Kürdistan emelinde olan Kürt de vardı..
    Bizim yanımızda savaşan Kürt de..
    Bize hainlik eden hatta Atatürk'ün kurduğu meclise kadar girecek
    Türk de vardı..
    Kendini mandalığa teslim eden Orbay da Muhtar da Türktü
    Hatta bi çok Türk Anadoluda zararlı cemiyet kurma peşindeydi..
    Hatta Sultan Vahdettin de TÜRK  Kanuni ve TÜRK Fatihin torunu ...
    Ama yanımızda savaşan Anadolu Türkleri de var..
    Halime Kaptanlar,Şerife Bacılar...
    Sen hiç Çanakkale şehitlerinin gömülürken Türk Kürt diye ayrıldığını gördün mü?
    Ya da Seyit Onbaşı hangi milletten diye sorguluyor musun?
    Çerkes Hasan'ıyla meşhur bir Tarihimiz var...]

    Hâlâ ne kemiğinin (!) peşine düştük?


    Sosyalistlere ve sosyalizme içinde Marx'ın adı geçiyor diye karşı çıkanlar Atatürk 'ün oklarına sığınarak başka işler yapılmasına hiç karşı çıkmayıp sessiz sessiz izlediler. Uğur Mumcu 'nun da bahsettiği Milliyetçilik Anonim Şirketleri (Ülkü Ocakları)
    adı altında tefecilik, adam kayırma, devletin başına kendinden olmayanı geçirmeme ,yolsuzluk, gaspla oy toplamak, sözde SAĞCI  (köylünün işçinin hakkını emeğini SAĞICI) bir hava yaratarak solu antimilliyetçi göstermek, ulusal solcuları kominist göstermek gibi vb. Durumlar BAŞBUĞ 'UN ADINI KİRLETMEDİ AMA NE KİRLETTİ?

    DOĞRULARI YAZAN KOMÜNISTLER(ULUSAL SOLCULARA O DÖNEM YERLEŞTİRME İSİMLER TAKIYORLARDI BU DA ONLARDAN BİRİ)

    DEVLETÇİLİK VE MİLLİYETÇÎLIK
    OLDU SANA MİLLİ KAPİTALİZM
    HALK AÇ SUSUZ
    MİLLETİN EFENDİSİ OLAN KÖYLÜ AÇ SUSUZ
    SEN HÂLÂ KANDIR İNSANLARI...

    Sosyal bilimlerde yeni bir çığır açan ve insanların her türlü tutsak­lıktan kurtarılarak en geniş özgürlüğe kavuşturulmasını isteyen Marks'ı savunmak haddimiz değildir. Ama emperyalizmin hizmetindeki teorisyenler, temelinde Marks yatıyor diye, sosyalizmin Atatürkçülüğe aykırı olduğunu ilan etmektedirler! Bu noktada sosyal­istlerin ne istediklerini hatırlatmakta fayda vardır.Sosyalistler, her şeyden önce, Atatürk’ün sağladığı, fakat sağcı poli tikacılann hovardaca sattıkları haklarımızı yeniden kazanma yolunda mücadele vermektedirler.
    #81221814
    Bu ülke emperyalizmden çektiği kadar;
    Amerikan dolarını görünce Başbuğ 'u unutan ülkücülerden
    Laikliği batıcılık sanan ,kravat giymeyle modern olduğunu sanan solculardan(!)
    Bi de ortalığı karıştıran dincilerden çekti bu ülke...

    Zaten Atatürkçülük dışında eğer bir fikir ve bu fikrin öncüsü bizi kurtaracak olsaydı o kadar çok jönTÜRKten ve fikir akımından biri elimizden tutardı.
    Ne Namık Kemal,Ne Ziya Gökalp ,Ne Turancılık, Ne Ümmetçilik...
    #81206293
    Tek başarılı olan Atatürk Milliyetçiliği olmuştur.


    Ve bu milliyetçiliğin özeti :

    Türk Milliyetine ve Türk Vatanına yararlı olan herkesi korumaktır.
    Irka bakılmadan.  Soya bakılmadan. Elbette ki kendi tarihini ,ırkını, nereden geldiğini unutmadan fakat bunu günlük işlerinde ve karar alırken bir kenara koyarak.

    Ülkemize Nobel ödülü kazandırmış Aziz Sancar 'ın kürt asıllı olduğunu unutmayın!

    Bunun haricinde askerine ,polisine taş atıp da kolları rahat gezeni BARINDIRMAYACAKSIN. Fikir özgürlüğü adı altında -bir bayrak adı altında toplanmaya inanmıyorum diyen koministi - BARINDIRMAYACAKSIN.
    #82384322


    Nereye baksak senin izin var...

    -Gece geç yatıp okula uykulu geldiğimiz zaman başımızı koyduğumuz sırada,

    -Kendi isteğimiz ve rızamız doğrultusunda aldığımız kararlarda,

    -Devrimlerde,

    -Özgürce dolaştığımız kaldırımlarda,

    -Sokak ve Cadde adlarında,

    -Türk Parasında,

    -Limanlarımızda, denizlerimizde,

    -İZMİR'DE,

    -CONKBAYIRI VE ANAFARTALAR 'DA,

    -ERZURUM'DA ,

    -SAKARYA'DA,

    -TRABLUSGARB 'DA,

    -MUSUL'DA KERKÜK 'DE,

    -SURİYE CEPHESİNDE,

    -ŞARKTA VE GARBDA,

    -YÜKSELEN EZAN SESLERİNDE,

    -SOFYA'DA

    -MANASTIR'DA

    -SELANİK'TE

    -ÇANKAYA'DA

    KISACASI BAKTIĞIMIZ HER YERDE ...
    ATTIĞIMIZ HER ADIMDA..
    VATANIN HER YERİNDE İMZAN VAR...

    Üstün kişisel özelliklerine değinsek bir de ..

    Foks, Alp ve Alber isimli köpeklerini
    Sakarya isimli atını
    Ve tüm hayvanlara olan sevgini...

    Ülkü Adatepe, Sabiha Gökçen ,Afet İnan,Rukiye Ergin ve daha birçok manevi kız evladına verdiğin önemi ve onların eğitiminde katkıda bulunmanla Pilot ve egitimciler çıkardığını,
    Ve önemle kız çocuklarımızın okutulması gerektiğini belirttiğini,

    Ağacı kesmemek için evin altına raylar döşetip koca meskeni yerinden oynatırken doğaya verdiğin önemi,

    Sofya'da katıldığın baloda giydiğin yeniçeri kıyafetleriyle
    Hem geleneksel,
    Latife Hanımla ,Müzeyyen Senar'la ve manevi kızlarınla dans ederken hem de nasıl modern olduğunu,

    "Efendiler! Dünyada her şey için; uygarlık için, hayat için, başarı için en hakiki mürşit ilimdir; fendir. İlim ve fennin dışında rehber aramak dikkatsizliktir, bilgisizliktir, yanlışlıktır."

    "En büyük savaş cahilliğe karşı yapılan savaştır"

    "Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder."

    ".Türkiye’yi böyle yanlış yollarda dağılma ve yok olma uçurumuna sürükleyenlerin elinden kurtarmak gerekir. Bunun için bulunmuş bir gerçek vardır, ona uyacağız. O gerçek şudur: Türkiye’nin düşünen kafalarını büsbütün yeni bir inançla donatmak... Bütün millete sağlam bir maneviyat vermek..."

    Diyerek ilime ve eğitime verdiğin önemi,

    "Ey kahraman Türk kadını, sen yerde sürüklenmeye değil, omuzlar üzerinde göklere yükselmeye layıksın."

    "Dünyada her şey kadının eseridir. Kadınlarımız eğer milletin gerçek anası olmak istiyorlarsa, erkeklerimizden çok daha aydın ve faziletli olmaya çalışmalıdırlar." Diyerek kadına verdiğin önemi ,

    Efendiler… Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz; hattâ cumhurbaşkanı olabilirsiniz; fakat, sanatçı olamazsınız..!
    Diyerek sanata verdiğin önemi,

    Yüzmeyi,güreşi, ciriti  çok sevmenle ve "Sağlam kafa sağlam vücutta bulunur." Diyerek spora ve sağlığa  verdiğin önemi,

    Ve aynı zamanda "Ben sporcunun zeki,çevik ve aynı zamanda ahlâklısını severim" derkenki tutumunu,

    .... hangisini anlatsak az kalır..


    ...
    Senin gibisi yüz yılda bir gelir dediler
    Yüz yıl geçti hani neredesin Atam...

    Sensiz yüreğimiz karanlık bir dehliz
    Türkler özünü unuttu ;Hepsi ya yürüyen bir Arap ya İngiliz...
    ...


    Çağımızda hiçbir isim Atatürk'ün adı kadar büyük saygı yaratmamıştır. -Observer,İngiltere




    ●SEN Kİ TÜM TÜRK MİLLETİNİN KADERİNİ UÇURUMUN EŞİĞİNDEN ÇEK ÇIKAR.

    ●SEN Kİ OSMANLI (AMA HANGİ OSMANLI)DEVLETİNİN BAŞINDAKİ ADAM ULUSUNU DÜŞÜNMEK BİR YANA KENDİSİNİ BİLE DIŞARIYA(!) PEŞKEF ÇEKERKEN ,TÜM KÖYLÜNÜN SORUMLULUĞUNU ÜSTLENEREK BU YOLA BAŞ KOY.

    ●SEN Kİ 16 MAYIS GÜNÜ İZMİR'DEN ÇIKARDIĞIN O AZİZ O ŞANLI VAPURU DURDURMAK İSTEYEN KAÇ KURŞUN, KAÇ TOP VE SABOTE EDİLEN ONCA PLANA RAĞMEN KARARLILIKLA YILMA!

    ●SEN Kİ PADİŞAHIN EMİRLERİNE DEĞİL MİLLETİN KADERİNE, HALKIN ACI ÇIĞLIKLARINA KULAK VERDİN DİYE AĞIR İFTİRALARA UĞRA, CEZAYA ÇARPTRIL.

    ●SEN Kİ YİNE DE BUNA DA ALDIRIŞ ETMEDEN YÜRÜ FAKAT BU SEFER DE WASHINGTONİST= WASHİNGTON VE ÇETELERI MANASINI VERECEK ŞEKİLDE SENİ ÇETE BAŞI OLARAK GÖSTERMEK İÇİN SENİ VE SENİ DESTEKLEYENLERE "KEMALİST"
    DAMGASINI YAPIŞTIRANLARIN ZİLLETİNE KATLANMAK MECBURİYETİNDE KAL!

    ●SEN Kİ BU YOLA BAŞTA KAZIM KARABEKİR PAŞA OLMAK ÜZERE  TÜM TÜRK MİLLİYETÇİLERİYLE BERABER YA İSTİKLÂL YA ÖLÜM DİYEREK BAŞ KOY. YETMESİN HÜKÜMET (DAMAT FERİT DENYOSU) KÜRDÜSTAN EMELİ İÇİNDE OLAN BEDİRHAN KAMURAN ZIMBIRTILARINI DESTEKLESİN, SAİT MOLLA DENEN(İNGİLİZ KUKLASI) ADAMLARI KORUSUN. YETMESİN BİR DE SAHTE FETVALARLA ADIN DİN DÜŞMANI ÇIKSIN.

    ●SEN Kİ CONKBAYIRINDA GÖĞSÜNDEN VURUL, SANA ONCA SUİKASTLAR HAZIRLANSIN...
    ●MECLİSE KADAR CASUSLAR GİRSİN...
    ●VE TÜM BUNLARA RAĞMEN YILLARDIR HOR GÖRÜL, ELEŞTİREL TUTUM(NEYİ BEĞENEMEDİLERSE) ADI ALTINDA HAKARETLERE UĞRA, YOK SAYIL...

    -EE MUSTAFA KEMAL OLMAK KOLAY DEĞİL!!-

    Neyse ne yaparlarsa yapsınlar değişmeyecek ikililer vardır;

    Karpuz-Peynir

    Çekirdek-cola

    Künefe-dondurma

    Kuru fasulye- pilav

    GAZİ MUSTAFA KEMAL ATATÜRK - TÜRKİYE CUMHURİYETİ

    Ve senin sadece Ülkü, Sabiha,Sığırtmaç Mustafaların yok..
    Bizler de senin evlatlarınız ve bizler sağ olduğumuz müddetçe ne seni unuttururuz, ne unutturmalarına müsade ederiz..

                                                 ~ Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür,nesiller...
                                 
                                        ꧁ SON ꧂
  • - Terbiyeni takın yüzbaşı! Kanına mı susadın? Hâlâ asker olduğunu unutma!
    Pusat, sesini dikleştirdi:
    - Askerlik öldü general! Sinsi siyasetçilere sırf üniformalı oldukları için asker diyemem.
    Hüseyin Nihal Atsız
    Sayfa 47 - Ötüken Neşriyat
  • Bayrağını, ırkını, dünü unutma!
    Hüseyin Nihal Atsız
    Sayfa 45 - Ötüken Neşriyat