Sanki bütün bir yaşamımız bu anı var kılmak için yaşanmış gibidir. Şimdi, geçmişimizin en uç noktasıdır, aynı şekilde geleceğimizin de kenarıdır; ucudur. Konuşurken de konuşan şimdide değil, 'gecmiş'i, 'şimdi'yi, ve 'gelecek'i aynı anda taşıyan 'zaman'dadır; demek yaşamdadır; en dar anlamında bu yaşam bizim kendi yaşamımızdır. Ama aslına bakarsan konuşan bizim yaşamımız değil, bizim aracılığımızla yaşamın kendisidir.