• HÜSEYİN RAHMİ GÜRPINAR (1864-1944) Kuyruklu yıldız.., Gulyabani
    HALİT ZİYA UŞAKLIGİL (1866-1945) Aşk-Memnu, Mai ve Siyah
    MEHMET EMİN YURDAKUL (1869-1944) mİLLİ şair
    MEMDUH ŞEVKET ESENDAL (1883-1952) Ayaşlı ve Kiracılar, Miras.
    Yahya Kemal BEYATLI (1884-!938) Kendi gök Kubbemiz,
    AHMET HAŞİM (1884-1935) Göl saatleri
    Ömer SEYFETTİN(1884-1920) Kaşağı
    Reşat Nuri GÜNTEKİN (1889-1952) Yaprak dökümü, Çalıkuşu..
    Peyami SAFA (1889-1961) 9.Hariciye Koğuşu..,Yalnızız
    ORHAN SEYFİ ORHON (1890-1972) şair ,gazeteci, siyasetçi
    ENİS BEHİÇ KORYÜREK (1891-1949) şair.
    HALİT FAHRİ OZANSOY (1891-1971) Şair ve oyun yazarı
    YUSUF ZİYA ORTAÇ (1896-1967) Şair

    FARUK NAFİZ ÇAMLIBEL (1898-1973)Han Duvarları
    FALİH RIFKI ATAY (1894-1971) Siyasetçi
    ÂŞIK VEYSEL (1894 –1973)Dostlar Beni Hatırlasın, Sazımdan Sesler, Deyişler


    NAHİD SIRRİ ÖRİK (1895-1960) Kıskanmak
    HALİKARNAS BALIKÇISI (CEVAT ŞAKİR KABAAĞAÇLI) (1890-1973)
    KEMALETTİN KAMU (1901-1948)) memleket şairi, vatan sevgisi ve gurbet teması

    AHMET HAMDİ TANPINAR (1901-1962) Huzur, Saatleri Ayarlama Enstitüsü, Abdullah Efendi'nin Rüyası, Beş Şehir, Mahur Beste, 19.Asır Türk Edebiyatı, Yaşadığım Gibi.
    SAİT FAİK ABASIYANIK (1906-1954)Sarnıç, Semaver, Şahmerdan, Mahalle Kahvesi, Son Kuşlar, Kayıp Aranıyor, Âlem Dağında Var Bir Yılan, Havada Bulut, yaşamak Hırsı, Şimdi Sevişme Vakti.
    Nazım Hikmet RAN (1902-1963) Memleketimden insan manzaraları

    KEMALETTİN TUĞCU (1902-1996) 80 adet çocuk romanı yazdı

    ARİF NİHAT ASYA (1904-1975) Bayrak şairi olarak anılır.
    NECİP FAZIL KISAKÜREK (1905-1983) Çile
    Sabahattin ALİ (1907-1948) Kürk Mantolu Madonna, içimizdeki şeytan...

    AHMET KUTSİ TECER (1907-1967)
    NURULLAH ATAÇ (1898-1957) Karalama Defteri, Sözden Söze, Diyelim
    Halide Edip ADIVAR (1908-1964) Sinekli Bakkal, Ateşten Gömlek
    AHMET MUHİP DIRANAS (1909-1982) Fahriye Abla
    CAHİT SITKI TARANCI (1910-1956) Otuz Beş Yaş, Ömrümde Sükût, Ziya'ya Mektup.
    KEMAL TAHİR (1910-1973 Esir Şehrin İnsanları, Yorgun Savaşçı, Devlet Ana,
    ORHAN KEMAL (1914-1970) Ekmek Kavgası,Üç Kağıtçı, Hanımın Çiftiği...
    ORHAN VELİ KANIK (1914-1950) Garip, Vazgeçemediğim,
    OKTAY RIFAT HOROZCU (1914-1988)
    BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU (1911-1975) Ressam
    MELİH CEVDET ANDAY (1915-2002)
    BEHÇET NECATİGİL (1916-1979) Kapalıçarşı, Evler, Divançe, Arada, Çevre, Eski Toprak

    HALDUN TANER (1916-1986)Öykü ve oyun yazarıdır.
    Tiyatro: Günün Adamı, Dışarıdakiler, Huzur Çıkmazı, Keşanlı Ali Destanı, Gözlerimi Kaparım Vazifemi Yaparım,

    AZİZ NESİN (1915- 1995) Şimdiki çocuklar harika, o kadar çok ki ,onlarca öykü, oyun

    Kerime NADİR(1917-1984) Türk filmlerine de konu olan sayısız aşk romanı yazmıştır.

    Cahit KÜLEBİ (1917-1997) şair

    NECATİ CUMALI (1921-2001) Tiyatro oyunları ,Tütün Zamanı, Acı Tütün, Aşk da Gezer romanlarıdır.

    EDİP CANSEVER (1928 -1986) İkindi Üstü, Dirlik Düzenlik, Yerçekimli Karanfil, Kirli Ağustos,

    İLHAN BERK (1916 -….) şair

    CAN YÜCEL (1926-1999) Sayısız şiir.

    Hasan Hüseyin Korkmazgil 27-84 Acılara Tutunmak
    CEMAL SÜREYA (1931 -1990) Üvercinka, Göçebe, Beni Öp Sonra Doğur Beni, Güz Bitiği, Sıcak Nal, Sevda Sözleri... Denemeleri Şapkam Dolu Çiçekle, 99 Yüz,

    CEYHUN ATUF KANSU (1919 - 1978)Şair

    TURGUT ÖZAKMAN (1930 - ) Romanları Korkma insancık Korkma, 19 Mayıs 1999-Atatürk Yeniden Samsun'da, Şu Çılgın Türkler.

    Fakir BAYKURT (1929-1969) Yılanların öcü...

    ATİLLA İLHAN (1925-2006) Duvar, Ben Sana Mecburum, Elde Var Hüzün ,Korkunun Krallığı Yasak Sevişmek Tutuklunun Günlüğü...
    ABBAS SAYAR (1923-1999) Yılkı Atı
    ÖZDEMİR ASAF (1923-1981) Dünya gözüme Kaçtı, Sen Sen Sen, Yalnızlık Paylaşılmaz,
    Fazıl Hüsnü DAĞLARCA (1914-2008) Destanlar şairi
    YAŞAR KEMAL (1923- 2015 İnce Memed, Karıncanın su içtiği, ....
    TARIK BUĞRA (1918-1994) Küçük Ağa, Osmancık, İbiş'in Rüyası, Firavun İmamı, Küçük Ağa
    Vedat Türkali (1919-2016 Bir Gün tek başına, Mavi Karanlık,....
    Yusuf Atılgan (1921- 1989 Anayurt oteli, Aylak adam
    Ahmet ARİF (1927-1991) HaSRETinden prangalar eskittim
    Adalet AĞAOĞLU (1929- Ölmeye Yatmak, Bir düğün Gecesi......
    Oktay AKBAL (1923-2015)
    MUZAFFER İZGÜ (1933-1917) Çocuk kitapları yazarı
    Tahsin Yücel (1933, Elbistan-2016) .çevirmen, yazar
    Ümit Yaşar Oğuzcan, ( 1926, 1984) - Şair.
    OĞUZ ATAY (1934-1977) Tutunamayanlar, Bir bilim adamının romanı,...
    ERDAL ÖZ(1935-2006) YARALISIN, Cam kırıkları, Gülünün solduğu akşam
    SEVGİ SOYSAL (1936-1976) Yenişehirde bir öğle vakti
    ÇETİN ALTAN (1927-2015) Viski
    Tarık Dursun KAKINÇ (1931-2015)
    AYŞE KULİN (1941- ) Adı aylin, Füreyya.....
    METİN ALTIOK (1940-1993 Sarıl bana
    ATAOL BEHRAMOĞLU( 1943- On ayrılık şiii
    PINAR KÜR (1943- Bir Deli Ağaç
    İNCİ ARAL(1944- ) Mor
    Nazlı ERAY (1945- ) Aşkı giyinen adam
    ZÜLFÜ LİVANELİ (1946-) Serenad, Kardeşimin Hikayesi,,,,
    AHMET TELLİ (1946-..)
    NEDİM GÜRSEL(1951)
    SELİM İLERİ (1949- ) Yaşarken ve Ölürken, ....
    AHMET ALTAN (1950- ) Kılıç yarası gibi, İsyan günlerinde aşk....
    0RHAN PAMUK ( 1952- )Benim Adım Kırmızı, Cevdet Bey Ve oğulları, Kar, Beyaz Kale, Kara Kitap, Sessiz Ev.

    MURATHAN MUNGAN (1955-...) Üç aynalı kırk oda, Yüksek topuklar,....

    ŞÜKRÜ ERBAŞ( 1953- ) şair

    BUKET UZUNER :(1955-)

    LATİFE TEKİN (1957- )Sevgili arsız ölüm

    İSKENDER PALA (1958- ) Od...

    İhsan Oktay ANAR (1960- Puslu kıtalar atlası

    SUNAY AKIN (1962- )

    PERİHAN MAĞDEN (1960- )

    AHMET ÜMİT (1960-

    ELİF ŞAFAK (1971-

    ECE TEMELKURAN (1972-
  • Kısa Öykünün Ustalarından

    Katherine Mansfield kısa öyküde bir ekoldür.
    Her olayı hikayeleştirebilen bir yetenektir. Gözlem gücü muthistir.
    Manfield, arkadaslarini evde toplar, onlarin gordugu ruyalardan yasadigi olaylara degin sorular sorar, notlar alir, daha sonra bunlari hikayelestirir. Kendi rüyalarini da yazar, hergün tuttugu bir günlügü vardir. Bu yuzden malzeme konusunda sıkıntı yasamamistir. Bu kitaptaki öykülerde, kahramanlarin ic dünyasindan dusunduklerine yasadiklarina herseyi o muthis gozlem gucuyle yazar. Mansfiel gibi kahramanlar da birer çay düskünüdür. Herseyi önceden sezebilen bu asil yazar, ölümünü de sezmis ve ölümüne dogru yazdigi hikayeler cok daha duygusal ve acıdır.
    Adini duydugunuz da kalbinize hem nese hem de hüzün verebilen yazarlardandir Katherine Mansfield.
  • Yalnızsan Eğer

    Şair: Ahmet Telli

    Hayatın devraldığı 
    sessiz bir özsudur acı 
    birikir yüreğinin kıvrımlarında 
    ve ağar gözlerine ağır ağır 
    Bulutlar yere inmiştir artık 
    ya da gurbettesindir 
    Unutma 

    Bir hayalet gibi kapındadır 
    yalnızlık denilen şey 
    ufkun kararabilir birden 
    için çölleşebilir 
    Kaçışın bile bir adımdır 
    ya da dönüşündür kendine 
    Unutma 

    Her sayfası kederle kararan 
    bir hüzün defterine döner günler 
    ve her sabah 'merhaba hüzün' 
    "merhaba yalnızlık" 
    diyerek başlarsın hayata 
    Ama hayat bağışlamayacaktır seni 
    Unutma 

    Üstelik günlüğü yoktur hüznün 
    hiçbir zaman da tutulmayacaktır 
    Serüvenlerin yorgun yeniği 
    elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün 
    ya da hasta bir tanıdıktır ancak 
    hepsi o kadar 
    Unutma...

    https://youtu.be/HzjE33U_gy8
  • “Her sayfası kederle kararan
    bir hüzün defterine döner günler
    ve her sabah “merhaba hüzün”
    “merhaba yalnızlık”
    diyerek başlarsın hayata
    Ama hayat bağışlamayacaktır seni
    Unutma

    Üstelik günlüğü yoktur hüznün
    hiçbir zaman da tutulmayacaktır
    Serüvenlerin yorgun yeniği
    elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
    ya da hasta bir tanıdıktır ancak
    hepsi o kadar
    Unutma”

    Ahmet Telli
  • “Her sayfası kederle kararan
    bir hüzün defterine döner günler
    ve her sabah “merhaba hüzün”
    “merhaba yalnızlık”
    diyerek başlarsın hayata
    Ama hayat bağışlamayacaktır seni
    Unutma

    Üstelik günlüğü yoktur hüznün
    hiçbir zaman da tutulmayacaktır
    Serüvenlerin yorgun yeniği
    elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
    ya da hasta bir tanıdıktır ancak
    hepsi o kadar
    Unutma”

    Ahmet telli
  • Kürk Mantolu Madonna, Madonna’nın Kürkü müdür?
    Kitabın şöhreti son zamanlarda arttmış olsa bile 1943 yılında yayınlanmış bir Sabahattin Ali eseri Kürk Mantolu Madonna. Yazarına göre uzun öykü, kimine göre roman, bazıları da Madonna’nın hayatını anlatan bir biyografik eser zannedebiliyor…

    Öncelikle yazarından bahsetmek isterim çünkü böyle büyük bir yazar, anlatılmadan geçilemez. 1907 yılında doğan Sabahattin Ali, asıl mesleği öğretmenlik olan bir şair ve yazar. Öğretmenlik yıllarında siyasi gerekçelerle tutuklandı, hapis yattı. Aynı dönemde memuriyetten ihraç edildi. Görevini geri aldıktan bir zaman sonra Aziz Nesin ile birlikte çıkardıkları mizah dergisi sebebiyle yine tutuklandı. Gerek öğretmenlik, gerek hapishane yıllarında romanlar, öyküler ve şiirler yazdı. Yolunuz Sinop’tan geçerse Sinop Cezaevi’ni ziyaret ederek kaldığı koğuşu ve hapishane duvarlarına asılmış yazdığı şiirleri görebilirsiniz. 1948 yılında öldürüldüğünde ardında bir kız çocuğu ve onlarca eser bırakmıştı.

    Kürk Mantolu Madonna’yı yazma süreci, 1940’ların başında, yazar ikinci kez askere alındığında başlar. O dönemlerde, gazetelerin bir kısmında romanlar ve öyküler kısımlara bölünerek yayımlanmaktaydı. Bu kitap da Hakikat Gazetesi’nde, Sabahattin Ali’nin zor şartlar altında yılmayarak yazdığı mektuplar ile “Büyük Hikaye” başlığı altında, 48 bölüm olarak yayımlanır.
    Kürk Mantolu Madonna iki bölümden oluşmaktadır: Anlatıcı karakterin hayatı, işe başlayıp Raif Efendi ile tanışması ve Raif Efendi’nin günlüğü. Ancak ana hikaye, Raif Efendi’nin günlüğüne dayanmaktadır. Raif Efendi, çocukluğundan bu yana içine kapanık büyümüş, sanata düşkün ve resme yetenekli biridir. Babasının onu Almanya’ya sabunculuk tekniğini öğrenmesi için yollaması ile olaylar başlar. Almanya’daki hayatı, insanlara bakış açısı, bütün bir gün sanat galerilerinde gezmesi ve bir galerideki “Kürk Mantolu Madonna” tablosuna duyduğu hayranlık… Maria Puder karakteri burada karşımıza çıkar ve yazarın yarattığı bu güçlü kadını hayranlıkla okursunuz.

    Eserin sarsıcı yanları ise Raif Efendi’nin büyük aşkı olan Maria Puder ile ilişkisi, birbirlerine duydukları sevgi ve elbette hüzünlü bir son. Okudukça ilişkilerinin üçüncü gözü oluyor, Raif Efendi’nin nasıl bu duruma geldiğini merak ediyor, aşık olmak istiyorsunuz. Sonuç olarak kim istemez ki Maria Puder kadar sevilmeyi, Raif Efendi kadar aşık olmayı… Kitap bittiğinde içinizdeki hüzün, duygulara olan inancınız ve kafanızdaki keşke’ler artıyor.

    Eğer aşkın sadece romantik-komedilelere ve pembe dizilere ait olduğunu düşünüyorsanız, akıcı bir edebi dilin sizi yıllar öncesine/kilometrelerce uzağa götürebilme gücüne inanmıyorsanız ve kitap adından yola çıkarak içerik hakkında bilgi sahibiymiş gibi davranmayı seviyorsanız bu kitabı okumayın!
  • Üstelik günlüğü yoktur hüznün
    hiçbir zaman da tutulmayacaktır
    Serüvenlerin yorgun yeniği
    elleri titreyen yaşlı bir kadındır hüzün
    ya da hasta bir tanıdıktır ancak
    hepsi o kadar
    Unutma”

    Ahmet Telli