• "Bir adam kadın vücudunun güzelliğini gördüğünde onu şehvetle fethetme arayışına girmemeli. Bunun yerine onun güzelliğinin, gerçek güzelliğinin sureti olduğunu anlamalı. İnsan hayvani doğanın en alçak yerlerine daldığında güzelliğin asıl özü üzerine düşünemez."
    Anlaşılan öğrencilerinden biri onun mesajını anlayamamıştı ve dersten sonra yanına gidip onu sevdiğini söylemişti. Hypatia, anlattığı şeyi vurgulamak için çantasına uzanıp Mısır da kullanılan bir çeşit kadın pedini çıkarıp ona şöyle dedi " Sevdiğin şey bu. Sen gerçek güzelliği sevmiyorsun."
    İskenderiyeli Hypatia.
  • "Düşünme hakkınızı savunun ; yanlış düşünmek bile hiç düşünmemekten iyidir."
  • 368 syf.
    ·41 günde·Beğendi·10/10
    Ey 1000Kitap sakinleri!

    Bütün kitaplarınızı buraya getirin, hepsini buraya getirin! Yıllarca size ezberletilmiş, dayatılmış, dikte edilmiş ve sizi manipüle etmiş ne kadar yazılı kaynak varsa hepsini ateşe vereceğiz! Hepsini yok edip sonra kendi ülkümüzü yaratacağız!

    Dersem eğer bir gün bilin ki ruhumu şeytana satmışımdır. Hayır, hayır ruhumu şeytana satmadan da bu sözlerle kitap kıyımı yapabilirim tıpkı Hitler'in propaganda bakanı Himmler gibi! İspanya'da Franco'nun bacanağı Roman Serrano Suner gibi. Şeytana gerek yok evet, hepsi dünyada yaşamış, yaşıyor, yaşayacak!

    Öncelikle bu kitabın yazılmasının enteresan bir hikayesi var onu sizinle paylaşmak istiyorum. Yazar, kitabı yazmaya başlamadan evvel Madrid'deki bir sahafta Miguel de Unamuno'nun bir kitabını arıyor tesadüf yıpranmış, cildi dağılmış, okunamayacak derecede bir kitaba denk geliyor. Önsözden Federico Garcia Lorca'nın bir şiir kitabı olduğunu farkedip heyecanla sahafa bu kitabın fiyatını soruyor. (ayrıca kitabın üzerinde de Yasaklı kitap.Asturias, Cehennem yazılı.) Sahaf sinirli bir şekilde ''Götür onu burdan, o komünistin kitabını buraya kimin getirmeye cesaret ettiğini bilmiyorum!'' diye yazarı tersliyor ve bu olaydan sonra bu araştırma başlıyor. Yaklaşık 12 yıllık bir çalışmanın bir eseridir bu kitap ve gerçekten övgüyü hak edecek bir çabanın sonucunda yazılmış. Eline kitap değmiş herkesin okumasını dilerim, çünkü bilmeliler! Yüzyıllardın süregelen kitapkırımlarını, elindeki kaynakların hangi badirelerden geçerek bugüne ulaştığını bilmeliler!



    Kitap kronolojik bir sırayla yazılmış,Sümerlilerin yazılı kaynaklarından başlayarak günümüze kadar yok edilmiş, kaynakları elde olan verilerle günyüzüne çıkarmaya çalışmış. Mesela en iyimser tahminlere göre, Antik Yunan'da yazılmış bilim, felsefe, edebiyat alanındaki eserlerin sadece %25'i günümüze ulaşmış durumda. M.Ö. 500-200 yılları arasında Atina'da 2000'den fazla tiyatro oyunu sahnelenirken günümüze sadece 46 tanesi ulaşabilmiştir. Sophokles'e ait olduğu düşünülen 120 eserden günümüze sadece 7 tanesi ulaşmıştır. Bir de şöyle bir durum söz konusu, Antik Yunan'da ve daha sonraki bir çok uygarlıkta kitaplar yazıcılar tarafından çoğaltıldığı için, bir çok yazıcının esere kendi yorumlarını katmış olduğu, okuduğumuz eserlerin bile orijinal eserler olmadığı belirtiliyor.

    Şüphesiz Antik çağ'ın en kötü olaylarından birisi İskenderiye Kütüphanesinin yanmış olmasıdır. Yunan'lı Demetrios tarafından kurulan kütüphane döneminin en büyük kütüphenesidir. Yaklaşık 40 bin kadar kitabın bulunduğu kütüphanenin neden yanmış olduğu tam olarak bilinmese de bu yönde bir çok teori vardır. Kütüphaneyi yakanların Romalılar olduğunu düşünende var, Araplar olduğunu düşünende var.Fakat gördüğünüz gibi sebepler sonucu değiştirmiyor, birilerinin iktidarlık hırsı, bir topluluğun belleğinin yitirilmesinin istenmesinin sonucudur bu kıyımlar.

    Sonrasında Ortadoğu'da, Çin'de, Mısır'da, Roma'da, Bizans'ta, İspanya'da, İngiltere'de, Sovyetler'de, Şili'de, Arjantin'de, Almanya'da, Irak'ta hiç acımadan kitaplar toplatılmış, yağmalanmış, ateşe verilmiştir. Bu kitapların yok edilmesinin en temel sebebi, yeni bir tarih yazma arzusu, geçmişte oluşturulan kültürün yok edilmesinin istenilmesidir. Bunun için önce kitaplar yakılmıştır, sonra bu kitapları tekrar yazabileceklerini düşündükleri insanlar yakılmıştır. Bugüne kadar istatiksel olarak kitapların %60'ı bilinçli bir şekilde yakılarak %40'ı çevresel sebeplerden ötürü( sel,deprem vb) yok olmuştur. İstatistikten de anlayacağınız üzere yüzyıllardır her gelen medeniyet bir öncekini önce yok edip sonra bu medeniyetin, kültürünü ortadan kaldırma gayreti göstermiştir istisnasız ve kitapkıyım bunun en kolay yöntemidir.

    Okuduklarım arasında en çok ilgimi çeken olay Hypatia cinayeti oldu. Hypatia tarihte bilimsel araştırmalar yaptığı için kilise tarafından ölüme mahkum edilen ilk kadın. Kilise Hypatia'yı MS 415 baharında cadı olduğu gerekçesiyle, tuğlalarla vahşice dövüp bütün vücudunu parçalara ayırıp, iç organlarını ve kemiklerini ateşe vermişler. Amaçları HYPATİA'NIN BİR KADIN OLARAK SİMGELEDİĞİ HER ŞEYİ YOK ETMEK! görüyorsunuz yüzyıllar geçti zihniyet hala aynı.


    Bu ve bunun benzeri bir çok olaydan haberdar olmak isterseniz bu kitabı okuyun, geçmişte güce ve iktidara karşı gelmiş cesur insanların hikayelerini bilmek istiyorsanız bu kitabı okuyun! Sistematik olarak bellek yitiminin nasıl oluşturulduğunu bilip buna karşı gelmek istiyorsanız bu kitabı okuyun! Yakılan onca eser için gerçekten çok üzgünüm fakat bir kişi dahi kalsa o kitabı bilen umut var demektir. Bu kitapla alakalı şahane bir inceleme okumak isterseniz de sevgili Murat Ç'nin yazdığı bu incelemeyi de buraya bırakmış olayım.#39926123 Tarihteki kıyımları bir daha yaşamamız dileğiyle.

    Ayrıca bu şahane kitabı bana hediye eden https://1000kitap.com/rolann'a tekrar teşekkür ederim :)