Benim mutsuzluğum, bütün insanları –tabii öncelikle, bana göre en kusursuz olanları– iyi saymamdan, aklımla, kalbimle iyi saymamdan kaynaklanıyor. Yalnız, onların gerektiğinde gerçekten iyi olabileceklerine bir şekilde bedenim inanmıyor, bedenim korkuyor ve bu anlamda gerçekten dünyayı kurtaracak tecrübeyi beklemek yerine yavaş yavaş, sürünerek duvarı tırmanmayı tercih ediyor.
Ne kötü insanın kendini olduğu gibi tutup her kelimenin içine atamaması, atabilse, o kelime saldırdığında kendini bir bütün olarak savunabilir ya da bir bütün olarak yok edebilir.