Yunus Emre üzerine yazılmış o kadar fazla eser, söylenmiş o kadar fazla söz var ki içlerinden bazılarını öncelemek Yunus'u sevenler için hayli zor. Pek tabii Sezai Karakoç'un olaylara, kişilere ve olgulara getirdiği yorumları bilenler bu kitabı gözleri kapalı alıp okuyacaklardır. Nitekim ben de öyle yaptım.
Metafizik bakış açısı ve derinlemesine inceleme yapabilme, Sezai Karakoç'ta en sevdiğim iki özelliktir. Bazen bunlar anlatımı girift bir hâle sokar ve okurun anlayışını zorlaştırır ancak gereklidir, güzeldir. Yunus Emre kitabında da bizim Yunus'a şöyle bir bakar, bakar ve yine bakar Karakoç. Sonra anlatır:
Anadolu'nun hicri 7, miladi 13.yy.da ne durumda olduğunu açıklayarak başlar ve bu şartlar altında metafizik bir gücün, halkı sürüklemeye ne kadar ihtiyacı ve olanağı olduğunu bize anlatır. Bu güç Mevlana'dır, Hacı Bektaş'tır, Yunus'tur. Yunus'un bakışını ve söyleyişini anlatarak devam eder Karakoç, sebeplerini saydıktan ve aralarda Yunus'un şiirlerinden de alıntılar yaptıktan sonra neden hâlâ Yunus'un bize bizi anlattığını kanıtlamış olur. Kitabın yarısını buraya kadar anlattıklarım oluştururken kalan yarısını da Yunus'un şiirleri süsler. Hâsılıkelam, Âşık Yunus'u sevenler ve her daim sevecekler için okunup kitaplığa eklenmesi gereken eserlerdendir, tavsiye edilir.