• Tilloda yaşayan büyük alim HAFIZ TAHA rüyasında HZ MUHAMMED(s.a.v) mi görür ve derki bana şöyle dedi”Ben onun eline gittim ve dedimki ya resulallah bu zamanda imanımızı nasıl koruruz. Demişki siz risale-i nur talebeleri korkmayın. “ yani denecek fazla bir şey yok seydamın tekrar tekrar ellerinden öpüyorum allah muvaffakiyetler versin inşalllah.
  • "Bir gün adaletle muamelede bulunmak, altmış yıllık ibadetten üstündür."
    (Hz Muhammed (s.a.v))
  • Muhakkak ki mümin hem kılıcıyla hem de lisanıyla mücadele eder.

    Hz. Muhammed (s.a.v)
  • Yalnız kalmak kötü biriyle oturmaktan daha hayırlıdır. Salih bir arkadaş ile oturmak yalnız kalmaktan daha hayırlıdır. Güzel bir söz söylemek susmaktan; susmak da kötü bir şey konuşmaktan daha hayırlıdır. (Hz. Muhammed (s.a.v))
  • Hz.Ali anlatıyor:
    "Bir ara Cebrail aleyhisselam, Rasûlullah’a (s.a.v.) gelmiş. Onlar henüz birlikte iken Ebu Zerr (r.a.) çıkagelmiş. Cebrail aleyhisselam onu görünce;
    - "Ebu Zerr" demiş. Bunun üzerine Allah Rasûlü şöyle demekten kendini alamamış:
    - "Ey Allah'ın Emîni (Cebrail)! Siz Ebu Zerr'i tanıyor musunuz?" Cebrail aleyhisselam:
    - "Evet. O göklerde yerdekinden daha ünlüdür. Oralarda onu tanımayan yoktur. Bu da her gün iki defa yaptığı duadan ileri gelmektedir. Melekler ona hayrettedirler. İstersen çağır da ona o duayı soruver" deyince, Rasûlullah (s.a.v.), Ebu Zerr'i (r.a.) çağırmış ve şöyle demiş:
    - "Ey Ebu Zerr! Her gün yaptığın dua var mıdır?" Ebu Zerr (r.a):
    - "Evet, anam-babam sana feda olsun, ey Allah'ın Rasûlü! O duayı herhangi bir insandan işitmedim. O, sadece Rabbimin bana ilham ettiği on cümledir. Her gün iki kere onu söylerim. Bunu da şöyle yaparım:
    Önce kıbleye karşı yönelerim. Allah Teala'yı bir miktar tesbih (sübhânallah derim), bir miktar tehlil (Lâ ilâhe illallah derim) ve bir miktar da hamdederim (el-hamdülillah derim). Sonra da bir miktar tekbir getiririm (Allâhu ekber derim). Daha sonra şu on cümlelik duayı yaparım:
    ‘Allâhümme innî es’elüke îmânen dâimen ve es’elüke kalben hâşian, ve es’elüke ılmen nâfian, ve es’elüke yakînen saadikan, ve es’elüke dînen gıyemen, ve es’elükel-âfiyete min külli beliyyeh, ve es’elüke temâmel-âfiyeh, ve es’elüke devâmel-âfiyeh, ve es’elükeş-şükra alel âfiyeh, ve es’elükel-ğınâ alennâs’.
    Manası: 'Allah'ım! Senden daimi bir iman dilerim. Allah'ım! Senden korkan bir kalp niyaz ederim. Allah'ım! Senden yararlı ilim isterim. Allah'ım! Senden doğru bir yakin,derinden inanmak dilerim. Senden afiyetin tamamını ve devamını dilerim. Senden afiyetin gereği gibi şükretmeye beni muvaffak kılmanı dilerim. Ayrıca beni kimseye muhtaç etmemeni de dilerim.'
    Bunun üzerine Cebrail aleyyisselam şöyle dedi:
    "Ey Muhammed! Seni hak olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki, ümmetinden her kimi bu duayı okursa, denizlerin köpüğü, yeryüzündeki toprağın sayısı kadar günahı olsa bile bağışlanır. Ümmetinden rastladığım herhangi bir kimsenin kalbinde bu dua bulunursa, Cennetler ona âşık olur. İki melek de devamlı olarak onun bağışlanmasını diler. Cennet kapıları ona açılır ve melekler ona şöyle seslenir:
    'Ey Allah'ın velîsi, hangi kapıdan istersen gir Cennet’e."
    KAYNAK [Şeyh Hakîm et-Tirmizî, Nevâdirü’l-Usûl fî Ma’rifeti Ehâdîsi’r-Rasûl]
  • Allah'ım, sen benim Rabbimsin, senden başka ilah yoktur. Beni yaratan sensin ve ben senin kulunum. Gücüm yettiğince sana sığınırım. Üzerimdeki nimetini ve günahımı kabul ediyorum. Beni bağışla, çünkü günahları senden başka bağışlayacak yoktur🌹🌹🌹🌹Allah'ım! Kuşkusuz ben nefsime çok zulmettim ve senden başka günahları bağışlayacak kimse yok. Beni katından bir mağfiretle bağışla ve bana merhamet eyle! Kuşkusuz sen çok bağışlayan ve çok esirgeyip merhamet edensin🌹🌹🌹🌹Allah'ım! Kuşkusuz ben senden iffet; dünyamda, dinimde, ailemde ve malımda afiyet isterim. Allah'ım! Kusurumu ört, korkumu gider ve beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden muhafaza eyle! Alt tarafımdan suikaste uğramaktan sana sığınırım.🌹🌹🌹🌹Allah'ım! Kuşkusuz ben senden iffet; dünyamda, dinimde, ailemde ve malımda afiyet isterim. Allah'ım! Kusurumu ört, korkumu gider ve beni önümden, arkamdan, sağımdan, solumdan ve üstümden muhafaza eyle! Alt tarafımdan suikaste uğramaktan sana sığınırım."🌹🌹🌹🌹Allah'ım! Kuşkusuz sen sözümü işitir, bulunduğum yeri görür, gizlimi ve açığımı bilirsin. Yaptığım hiçbir şey sana gizli kalmaz. Ben muhtaç, fakir, yardım isteyen, sığınma talep eden, korkmuş, tedirgin ve günahını kabul ve itiraf eden bir kul olarak senden miskinin istemesi gibi istiyor, sana suçlu ve zelil kimsenin yalvardığı gibi yalvarıyor ve boynunu sana eğmiş, senin için gözyaşı dökmüş, cismi sana itaatkar ve sana mecbur olan korkmuş ve kör kimsenin duası gibi sana dua ediyorum. Allah'ım! Beni sana dua etmekten mahrum eyleme, bana karşı çok şefkatli ve çok merhametli ol ey kendisinden istenenlerin en hayırlısı ve verenlerin en hayırlısı!"🌹🌹🌹🌹Allah'ım! Kuşkusuz ben acil olsun tehirli olsun, bildiğim ve bilmediğim bütün hayırları senden isterim. Acil olsun tehirli olsun, bildiğim bilmediğim bütün şerlerden kuşkusuz sana sığınırım. Allah'ım! Kuşkusuz ben senden istemiş olduğu şeylerin hayrını senden ister, kulun ve peygamberin olan Hz. Muhammed (s.a.v.)'in sığınmış olduğu şeylerin şerrinden sana sığınırım. Allah'ım! Kuşkusuz ben senden cenneti ve ona yaklaştıran söz ve fiilleri ister, cehennemden ve ona yaklaştıran söz ve fiillerden sana sığınır ve benim için verdiğin her hükmün hayrını senden isterim.🌹🌹🌹🌹
    AMİNNNNNN🤲🤲🤲
  • Hz.Ebû Bekir dur durak bilmiyordu; o öyle bir imanın lezzetine varmıştı ki, istiyordu ki tüm alem bu lezzetten nasiplensin ve tüm alem bu dirilten iksir ile hayat bulsun. Ama yoluna baş koyduğu Hz.Muhammed(s.a.v) sanki ona şöyle diyordu: “Ey Ebû Bekir! Şimdilik herkesi davet etmenin zamanı değil, şimdi özel insanların davet zamanıdır. Bunun için sen gelince yük olacakları değil, yük alacakları seç. Gelince dert olacakları değil, sırtımızdaki dert yükünü paylaşacakları seç.”