• Kişi kimi severse ,
    Yüreği onunla yanar .
    Ve insan sevdiğini
    Durmadan anar ...
    ❤️Hz.Muhammed (s.a.v)❤️
  • Hem Müslümanlar hem de yahudiler için kutsal olan, 1400 yıldır havada duran Hacer-i Muallak taşı inancımıza göre Hz. MUHAMMED (S.A.V) miraç için Kudüs'e gittiği ve orada bu taşın üzerine bastığı rivayet edilir
  • 152 syf.
    ·5 günde·9/10
    Hayatımızı kuşatan dinimiz, oturup kalkma, herhangi bir yere girip çıkma veya zaruri ihtiyaçlarımızı giderme gibi sıradan sayılabilecek günlük işlerimize bile bir ölçü ve düzen getirdiği aşikar. İşte bu ölçülere uyduğumuz takdirde günlük olarak sıradan yaptığımız işler niyetimizle birlikte ibadet hükmüne geçecek olması rahmet-i ilahi değil midir? Çünkü Allah Resulü'nün sünneti adiyattan/sıradan olan işleri ibadete çeviren bir iksir hükmündedir.
    Bundan dolayı Ashab-ı Kiram Efendilerimiz, sonrasından gelen Tabiıyn, Tebaü Tabiıyn, Ulemai Müçtehidiyn, Ehl-i Tasavuf ve yaşantısında hassasiyet gösteren herkes bütün işlerinde Fahr-i Kainat Efendimizi örnek almışlar ve hayatlarıyla bize hem delil hem de kuvvet olmuşlardır.
    Bu kitap da genel bir çerçevede yapıldığında şuur kazanmamızı sağlayacak sünnetlerin başlıcalarını konu almış. Büyük bir külliyat olan hadis ve sünnet dairesine başlangıç olabilecek mahiyette diyebiliriz. Hem de tatbikini yaşantımıza yerleştirebileceğimiz kolaylıkta. Niyetlerin hayr olması, akibetimizi de hayra çevireceği bağlamında Sünnet-i Seniyyeleri uygulama niyetinde olanlara hızlı bir tekrar ve gayret takviyesi niteliğinde olup bir çırpıda da okuyabileceğiniz özellikte.

    Peygamberimiz akla geldiğinde ortaya çıkan Salavat-ı Şerife getirme ihtiyacını gidermek maksadı ile, Osmanlıdan beri gelenek haline gelen ve halen sabah namazlarının farzından sonra okunması camilerde devam eden bir salavatla konuyu kapamak istiyorum;

    "Allâhumme salli alâ seyyidinâ Muhammedin ve alâ âl-i seyyidinâ Muhammedin salâten tuncînâ biha min cemîil'ehvâli vel'âfât. Ve takdîlenâ bihâ cemîal'hâcât. Ve tutahhiruna, bihâ min cemîis'seyyiât. Ve terfeunâ bihâ âledderacât. Ve tubelliğunâ bihâ eksal'ğâyât, min cemî'ilhayrâti fil'hayati ve bâdel'memât. Hasbunallâhu ve nî'mel vekîl, nî'mel mevlâ ve nî'men'nasîr."

    Manası: Ey Allah'ım! Efendimiz Hz. Muhammed'e (S.A.V.)aline (ve ümmetine) öyle bir salatu selam eyle ki, O salatu selam ile bizi tüm endişelerden, korkulardan, felaketlerden, muhafaza eyle. O salatu selam ile tüm hacetlerimizi ihsan eyle. O salat ile bizi bütün kötülüklerden temizle. O salat ile bizi en yüksek derecelere yükselt. Gayelerin en son, en yüksek makamına bizi onunla ulaştır. O salat ile hayat ve ölümümüzden sonra da bizi tüm hayırlara kavuştur. Yüce Allah, bize kafidir. O ne güzel vekil, ne güzel koruyucu ve ne güzel yardımcıdır. (AMİN)
  • Allah'ım! Sen, canları, Yasîn soyunun gittiği yoldan canlara ulaştır
    ("Yasîn soyu": Kur'an-ı Kerim'in 36. süresi "Yasîn" diye başlar. "sîn", Arapça'da insan manasına gelmektedir. Bu ayette, Hz. Muhammed(s.a.v.)'e hitap edilmektedir. Ozaman "sîn", Hz. Muhammed'in adı olmaktadır. "Yasîn soyu" da, Peygamber'in soyundan gelen, Hz. Ali ile Hz. Fatıma'dan gelen soydur.)
  • Kafirin âdetiyle âdetlenmeyi, örfüyle örflenmeyi yasaklıyor Hz Peygamber (s.a.v)... Nitekim O, başka bir hadisinde şöyle buyuruyor, "Kim bir kavme benzemek isterse, o ondandır." Yani kim Rasulallah (s.a.v)'a benzemek isterse O'ndan, kim Rasulallah'a karşı olanlara benzemek isterse o da ondan olur!
  • "Kılıcı muzaffer eden bu millet, kendine tam ve kâmil bir istiklâl verecek olan bu zaferden sonra kalemi de mutlaka muzaffer edecektir."

    Elimde olsa ülkemin her karış toprağına kitap ekerdim...

    "Ödev sensin ama ortalıkta yapacak öğrenci yok."

    İsveç, cinsiyet rolleri üzerindeki etkisi yüzünden antik dönem ve orta çağ tarihi derslerini müfredattan kaldırmayı düşünüyor. Müfredatta boşalan saatlere ise cinsiyet eşitliği, küresel ısınma ve çevre gibi konuları işleyen dersler konulacak.

    Elimizin altında kitaplar var ama bu canlı bir sohbetin, karşılıklı ilişkinin yerini tutmuyor."
    Bence kitaplar notaya, sohbet ise şarkı söylemeye benziyor.

    Erkek kardeşimin kılıcı var, Kral Robert'ın savaş baltası var ve benim de zekam... ve zekanın keskin kalabilmesi için kitaplar gerekli. Tıpkı bir kılıcın kalabilmesi için biley taşına gerek olduğu gibi.... işte bu yüzden bu kadar çok okuyorum Kar.

    Hatta vali bile olmak için, hatta elçi bile olmak için diploma gerekmez de, mahalle bekçisi olmaya kalksan diploma ister."

    Hiç bir sorumluluk bilinci gelişmemiş. İstiklal Marşı, Atatürk, Hz. Muhammed (s.a.v), İslamiyet, Vatan, Bayrak gibi Milli ve Manevi değerlerimizden çok uzakta kendi kurgu dünyalarında yaşıyorlar. Okullar sadece bu çocuklara dadılık yapan kurumlar haline gelmiş. Öğrencilerin bir çoğu okulu Eğitim Öğretim kurumu olarak görmeyi bırakıp, bir oyun parkı, boş vakitlerini geçirdikleri bir alan, şımarıklık ve yaramazlık yapacakları, etrafındaki kişilere hep zarar verecekleri bir yer olarak görmektedirler. Bir çok yeni nesil öğrenci aşırı derecede şiddete meyilli.