• Bırakmıyorum ki;
    Gönülden düşünce olasın,
    istemiyorum ki; gözlerde değersiz kalasın
    Seni canımda saklıyorum ;
    gözümde gönlümde değil.
    Tâki son nefesime kadar
    bana yar olasın.
    Elimde olsa Cenneti ateşe verir,
    Cehennemide bir kova suyla söndürürümki
    geriye Aşk baki kalsın
    Ey seher yeli !
    Bir semtten haberin var mı ?
    Bir ay yüzlünün yanağından ne haber getirdin
    Çalıp çağırdığın,
    Hay huy ettiğin günler var mı ?
    Ey Rüzgar !
    Daha yavaş es,
    Çünkü güzel kokuyorsun.
    Bu Gönül işidir Kafa işi değil.
    Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim
    Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim
    Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim,
    Ama senden başka kimse duymayacak,
    Kimse anlamayacak.
    Şimdi sorarım sana,
    Hangi aşk daha büyüktür ?
    Anlatılarak dile düşen mi,
    Anlatılmayıp yürek deşen mi?
    Bana güneş'in adı verildi;
    Şems
    işte böyle başladı,
    Benim hikayem
    Aşktan mutluluk,
    Güvenlik beklerler,
    Halbuki aşk son zerresine
    kadar kendini vermektir.
    Ruhundaki son zerreye kadar,
    Sevdiğin olmak istemektir
    Onun için eriyecek kadar sevmek,
    Kendinden kopmak demektir
    İşte ben aşk derken
    Böyle bir aşktan bahsediyorum
    Var mı onun aşkıyla
    Ölmeye cesareti olan
    Kalp mi insana sev diyen
    Yoksa yalnızlık mı körükleyen?
    Sahi nedir sevmek;
    Bir muma ateş olmak mı
    Yoksa yanan ateşe dokunmak mı ?
    Ya tam açacaksın yüreğini
    Ya da hiç yeltenmeyecek sin
    Grisi yoktur aşkın
    Ya siyahı Ya beyazı seçeceksin
    Hüzün ki en çok yakışandır aşıklara
    Yandık, Yakıldık;
    Ama hüzünden yana asla yakınmadık
    Ne de olsa biz mahsun
    Bir Peygamberin ümmeti değil miyiz?
    Hüzün taze tutar aşk yarısını
    Yaramdan da hoşum, yârimden de
    Heyhat !
    Mum gibi erimiyorsa insan,
    “ Yanıyorum ” dememeli;
    Yanmaktan korkuyorsa kişi,
    “ Aşk kapısı"ndan girmemeli
    Ya ” Kor Yürekli “ olmalı insan
    Ya da kor barındıracak ” Yürekli “
    Ey Sevgili !
    Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi
    Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni
    Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında,
    En güzel çare,
    Dağ İle Kar’ı baş başa bırakmaktır.
    Gün gelip kar eridiğinde;
    Dağ yolunuzu gözleyince
    En güzel cevap,
    Başka bir dağdan selam yollamaktır
    Kır kalemin ucunu,
    Bundan sonra ki yolculuğumuz,
    Aşk yoludur
    Aşkı kalemler yazmaz ki
    Kitaplarda bulasın.
    Yalnız kalırsan yalnız olmadığını bil,
    Dertli isen Dermanın olduğunu bil
    Hiç bir şeyin sahibiyim deme
    Emanetçi olduğunu bil.
    Ey Celalleddin,
    Talipsen Yüreğime,
    Yalnızlığını adayacaksın bana..
    Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim,
    Gör bakalım, ateş mi seni yakar sen mi ateşi
    Elalem şarap içer sarhoş olur
    Biz aşk ehliyiz içmeden sarhoş olmuşuz.
    ALLAH ( c.c) senin kapından
    Aşk sarayına birini alacaksa
    O insana sen nasıl
    Ben Seni Sevmiyorum dersin
    İnsanlar maşuk aramıyor,
    Bencil duygularına köle arıyor,
    Köle buluyor ama aşkı bulamıyor.
    Ey Aşk,
    Sen Öyle bir kişisin ki
    Dünya tokları,
    Senin vuslatının acılarıdır.
    Şeytanda insani özelliklerin birisi hariç hepsi vardır,
    Şeytanda eksik olan tek nimet AŞK…
    Şeytanın insanı çekememesi
    “Aşksızlığındandır”
  • https://youtu.be/aDtZ0n4uwtM **mutlaka dinleyin,çok güzel bir yorum...

    Hz. Şems'in Hz. Mevlana'ya Yazdığı Şiir
    Bırakmıyorum ki;
    Gönülden düşünce olasın,
    istemiyorum ki; gözlerde değersiz kalasın

    Seni canımda saklıyorum ;
    gözümde gönlümde değil.
    Tâki son nefesime kadar
    bana yar olasın.
    Elimde olsa Cenneti ateşe verir,
    Cehennemide bir kova suyla söndürürümki
    geriye Aşk baki kalsın
    Ey seher yeli !
    Bir semtten haberin var mı ?
    Bir ay yüzlünün yanağından ne haber getirdin
    Çalıp çağırdığın,
    Hay huy ettiğin günler var mı ?
    Ey Rüzgar !
    Daha yavaş es,
    Çünkü güzel kokuyorsun.
    Bu Gönül işidir Kafa işi değil.
    Sana dilsiz, dudaksız sözler söyleyeceğim
    Bütün kulaklardan gizli sırlardan bahsedeceğim
    Bu sözleri sana, herkesin içinde söyleyeceğim,
    Ama senden başka kimse duymayacak,
    Kimse anlamayacak.
    Şimdi sorarım sana,
    Hangi aşk daha büyüktür ?
    Anlatılarak dile düşen mi,
    Anlatılmayıp yürek deşen mi?
    Bana güneş'in adı verildi;
    Şems
    işte böyle başladı,
    Benim hikayem
    Aşktan mutluluk,
    Güvenlik beklerler,
    Halbuki aşk son zerresine
    kadar kendini vermektir.
    Ruhundaki son zerreye kadar,
    Sevdiğin olmak istemektir
    Onun için eriyecek kadar sevmek,
    Kendinden kopmak demektir
    İşte ben aşk derken
    Böyle bir aşktan bahsediyorum
    Var mı onun aşkıyla
    Ölmeye cesareti olan
    Kalp mi insana sev diyen
    Yoksa yalnızlık mı körükleyen?
    Sahi nedir sevmek;
    Bir muma ateş olmak mı
    Yoksa yanan ateşe dokunmak mı ?
    Ya tam açacaksın yüreğini
    Ya da hiç yeltenmeyecek sin
    Grisi yoktur aşkın
    Ya siyahı Ya beyazı seçeceksin
    Hüzün ki en çok yakışandır aşıklara
    Yandık, Yakıldık;
    Ama hüzünden yana asla yakınmadık
    Ne de olsa biz mahsun
    Bir Peygamberin ümmeti değil miyiz?
    Hüzün taze tutar aşk yarısını
    Yaramdan da hoşum, yârimden de
    Heyhat !
    Mum gibi erimiyorsa insan,
    “ Yanıyorum ” dememeli;
    Yanmaktan korkuyorsa kişi,
    “ Aşk kapısı"ndan girmemeli
    Ya ” Kor Yürekli “ olmalı insan
    Ya da kor barındıracak ” Yürekli “
    Ey Sevgili !
    Bir geceliğine değiş tokuş etseydik yüreğimizi
    Taşıyabilir miydin acaba bendeki seni
    Güvendiğiniz dağlara karlar yağdığında,
    En güzel çare,
    Dağ İle Kar’ı baş başa bırakmaktır.
    Gün gelip kar eridiğinde;
    Dağ yolunuzu gözleyince
    En güzel cevap,
    Başka bir dağdan selam yollamaktır
    Kır kalemin ucunu,
    Bundan sonra ki yolculuğumuz,
    Aşk yoludur
    Aşkı kalemler yazmaz ki
    Kitaplarda bulasın.
    Yalnız kalırsan yalnız olmadığını bil,
    Dertli isen Dermanın olduğunu bil
    Hiç bir şeyin sahibiyim deme
    Emanetçi olduğunu bil.
    Ey Celalleddin,
    Talipsen Yüreğime,
    Yalnızlığını adayacaksın bana..
    Gel bakalım ateşle nasıl oynanır göstereyim,
    Gör bakalım, ateş mi seni yakar sen mi ateşi
    Elalem şarap içer sarhoş olur
    Biz aşk ehliyiz içmeden sarhoş olmuşuz.
    ALLAH ( c.c) senin kapından
    Aşk sarayına birini alacaksa
    O insana sen nasıl
    Ben Seni Sevmiyorum dersin
    İnsanlar maşuk aramıyor,
    Bencil duygularına köle arıyor,
    Köle buluyor ama aşkı bulamıyor.
    Ey Aşk,
    Sen Öyle bir kişisin ki
    Dünya tokları,
    Senin vuslatının acılarıdır.
    Şeytanda insani özelliklerin birisi hariç hepsi vardır,
    Şeytanda eksik olan tek nimet AşK…
    Şeytanın insanı çekememesi
    “Aşksızlığındandır”