• O T O Y O L D A K İ K A V Ş A K T A K A V R U LM U Ş
    R U H S A T IC I S I
    Altmış sene yaşadım bir tek anım bile yok
    Anılması korkulu yerlerdedir meşhedim
    Faka bastım kaydı don çakar almaz çark amok
    Oldum cennet aşısı binbir günah işledim

    Anım yok. Bırakacak mirasım Hak getire
    Rızkımla takometre sırf bu yüzden akraba
    Müstantik olam dedim çalkap giyem setire
    Uydurarak başımı örülmüş her çoraba

    Örselerdi bir çorap kör nefsimi kabartan
    Nesi körlük hangisi kadınların kaprisi
    Yasa dışı bir zifaf bengi sulardan artan
    L â f çakmışlar çivisiz matematik köprüsü

    Hiç Mao'nun, Lenin 'in günahını almayın
    Vitrin in çocukları Marquis de Sade yuttular
    Ten sırrına ermeden başka telden çalmayın
    Pezevenklik etmeyen İblisi de üttüler

    Muamma mı göründü sana dünya işleri
    Kanunların ruhunu okumak zor mu geldi
    Haydi nem kap buluttan ve başlat yağışları
    Ne yaptı Conte Cavour sen de yap Garibaldi

    Satıver anasını anâsır mı olucan
    Gel bu ruhtan satın al bedavacılık etme
    Y u t bu ruhu dökülsün barsağımdan solucan
    Ne kalsın trahomun ne tutsun seni sıtma

    Modası bu dertlerin çoktan geçti diyorsan
    Riskliyse ruhu yutmak tezgâhtan gölgeni çek
    Şehre git şehirden al çünkü şehirli insan
    Tınlatır boş fıçının egzoz ritmiyle köçek

    Üşüş ey kavruk ruha benim transit yolcum
    Diren ey kimliğinle polis saldırısına
    işçim köylüm esnafım dar gelirli memurum
    Ben ruh kavurduğumca para yakıp ısına

    Şunu bil ki ruh satan başka eller sahtekâr
    Hepsini déclassé say ipten kazıktan kopmuş
    Asri çağda onları lükse boğmakla Hünkâr
    Zindan ettiği Muğla sürgüne saldığı Muş

    P ü f noktası neden ruh kavrulmadan satılmaz
    Çünkü çiğ ruh bulantı sebebi sevdalarda
    Çiğ ruh bakteri dolar alaşıma katılmaz
    Öpüşürken siğildir elinle sev dalar da

    Durayım ruh satmaya bütün yelkenler forsa
    Müşteriye havasını almadan bakmayayım
    Façama kıymam diyen görsün ne hali varsa
    Hoş koku duymadıkça temenna çakmayayım

    Nerelerden kalkmışım yokum konulan yerde
    Ansızın anısızım aşklarım vesikasız
    Uygunsuz yakalanıp örtündüğüm bu perde
    Ne kadar kandırıcı bir o kadar yakasız

    Vara iksir vara tin vara tılsım vara kut
    Ha gayret kanat takıp uçmama ramak kaldı
    Ateş yakın su uzak ara yerdeki barut
    Alay komutanıydı müdür bey ve bakkaldı

    Ben benim benle doğdu ruh satanlar ruhsatı
    Bildirildi benimle kıvam cehr uşşağına
    Anım yok. Ha şimdi bilsin ruh ruhun kaç katı
    Boşuna mı dikildik otoyol kavşağına.
  • 211 syf.
    ·6 günde·7/10
    Söz konusu yazarı över nitelikteki yorumları okudukça acayip merak ettim.İlla bu değil ama herhangi bir kitabını.Hem Nobel var işin ucunda. Bu sebep herhangi bir eseri olabilirdi.Nasip,
    'Kırmızı saçlı kadın' a imiş :)Kitap üç bölümden oluşuyor.Fakat ilk bölüm;üççüzotuzüç.Çünkü izafiyet.Okudum, okudum, okudum....Oku oku bitmiyor da çünkü. Nasıl keyif alarak yazılmışsa artık,bir sonraki evreye varmaya kıyamamış Pamuk.Yine de azimle ve yılmadan devam ettim.O meşhur kör kuyular aydınlanınca iyi ki yarım bırakmamışım dedim.

    İkinci bölüme geldiğimde siyasi ve sol görüşe doydum diyebilecek kadar yer verilmişti. Bunun yanı sıra motifler öyle güzel işleniyordu ki;ite kaka okuduğum satırlar yerini hayranlıkla ve merak ederek okumaya bıraktı diyebilirim.Bir ara gözlerimi dolduracak,içimi yakacak kadar ileri gitmeye kalktı ama ben aylaynırımı ve haylaytırımı bozmamaya özen göstererek gözyaşlarımı silip toparlandım.Çünkü bir haylaytır ve aylaynır neredeyse üş milyar yediyüz elli milyar olmuş.

    Üçüncü bölümde ise bir ve ikide sinyallerini verdiği konuyu detaylı ele alarak noktayı koyuyor.Yalnız burada bir çok kurgu hatası vardı bana göre.Yani seyirci artık yemiyor bunları biliyorsunuz.Biz görmüyor muyuz arkadaki ipi.Gözüme batsa da yine de rahatsız etmedi.Bir çok yönünden ele alınacak bir hikaye-efsane aslında.Ben kadın gözüyle değerlendirmek istiyorum,diğer türlüsü için yeterli birikim ve hissiyatta sahip değilim çünkü.

    Benim en fazla aldığım mesaj K I R M I Z I saçın üzerinden K I P K I R M I Z I bir kalemle hatta
    N E O N bir K I P K I R M I Z I kalemle geçilmesiydi.Yani bunca zaman toplumumuzun zihniyetinde yer edinmiş renk,ses,koku,kılık kıyafet tabularını zinhar yıkamayacağımızı inatla kıpkırmızı kusuyordu.Şöyle ki;
    •Kırmızı saç,ruj veya oje
    •Yüksek ses
    •Şekerli bir koku
    •Etek
    dersem aklınıza, her biri erkekliğin kitabını yazmış adam gibi adamların evlenebileceği bir hatun gelir değil mi?Bence kesin öyle.Çünkü bu ülkede sözünü ettiğim adamlar, kadınları oje tercihinden tutun her ayrıntısına kadar bu minik ama çok etkili ipuçlarıyla hayatlarına alacağı veya almayacağını belirler.Bunlar çok önemli kıstaslar.Bunlara dikkat edelim.

    Akşamları, soyduğu meyveyi bıçağın ucuna takıp kociştoşkosuna sevgiyle ve pıtır pıtır pıtırdayarak uzatırken, fonda Demet ablamızın o meşhur şarkısının yankılandığı hayatı yaşamak isteyen genç kızlarımıza nacizane tavsiyem;

    •Saç renginiz kırmızının hiçbir tonu olmayacak.En fazla ombre çünkü fazla sarıda tehlike arz ediyor.
    Unutmayın en fazla Ombre.

    •Ojeniz, 319 rakı beyazı ve bu tonlarda yapacağınız en büyük çılgınlık french olsun beyaz gelinliğe bile sırıtmıyor.

    •Mutlaka hafif kokular.Çiçek,börtü vs..olacak,efil efil kokacaksınız.Baharat yine tehlike arz edenler arasında ama şeker notaları duyulduğu anda kapının önüne koyarlar dediydi dersiniz.

    •Kıyafete gelince o çok büyük bir teferruat ama bir joker olarak,etek veya dar pantolon kara listede bunu unutmayın yeterli.


    Türk toplumunun gereksiz ve yıpratıcı tabuları ustaca kaleme alınmış.Hepimiz istiyoruz hiçbir kitapta yeri olmayan ,"kız kızım kocan kızmıyor mu?”diye baskılayan teyzelerin,amcaların koyduğu,inandığı ve inandırılmaya çalışılan kurallar artık olmasın.En azından yıl olmuş 2020 Türkiyesinde olmasın.Ama şimdi gece gece olacak şey var,olmayacak şey var.Herkes tamamsa bitiriyorum.Fazlası spoilere girercek.Mutlaka bu veya herhangi bir kitabını okuyun derim.Ben çok keyif aldım ve sadece anlatılmak istenenin bir tanesini ele aldım.Tabi kendi üslubumla ve amatörce.Ele almak denince insan geriliyor ister istemez.
  • J. R. R. Tolkien ın Oğlu Christopher Tolkien 95 yaşında hayatını kaybetti.
  • Tüm insanlar Cennet i erkenden, henüz dunyadayken bulmak ister.
  • 160 syf.
    ·1 günde
    Uzun süredir okuyacaklarım listemde olup da elimin almak için rafına ulaşıp geri çekildiği bir kitap, Animal Triste. Artık okumuş olmanın verdiği rahatlıkla diyorum ki iyi ki okumuşum/keşke okumasaydım. Böyle diyorum. Çünkü emin değilim.

    Elimi rafına uzatıp da tekrar çektiğim kadar varmış hani. Beğenmekle beğenmemek arasındayım. Çünkü kendi ahlaki değer yargılarımla baktığım zaman kızıyorum kitaba. Sonra dönüp objektif ol Esengül diyorum da evet yazar kesinlikle haklı.

    Sevgili Animal Triste'mizde bir kadın var. 100, bilemedin 90 yahut 80 yaşında biri o. Çünkü zamanın hafızasını kısır döngü içerisine sıkıştırdığı anda kalmış. Ya hatırlıyor, yahut hatırlamıyor.

    Berlin Duvarı'nın yapılmasıyla karşılaştığımız hafızasının derinliklerinde bir adam yatar. Bu adam, hep o duvarla anıldığı içindir ki siyasi arka planı gözardı edemeyiz kitabı okurken. Çünkü ayrılıklar, sadece aşklarda olmadığı gibi bir şehrin insanlarının birbirlerinden kopmasında da vardır. Aşkta mı olmasın? Sevgili erkek karakterimize diyeceğim yok. Çünkü objektif bakmalıyım diyorum kendime.

    Neyse ki evinden çıkmayan, kimi kimsesi olmayan hatta zamana kafa tutmuş ölümsüzlüğüyle hayata sitem eden, hayıflanan kadın... Hayatından birçoğu değil, hepsi gitmiş. Bir hafızasından gitmemişler. Üstelik en hatırlananı ise bir adam... Sizce de öyle değil mi? Sevgi, aşk unutulmuyor. İsterse ahlaksız bir ilişki olsun. Çünkü dokunulan bir el, hafızanın derinliklerine itilen bir sima... Elleriyle hafızasına kazır insan.

    Konu aşk olunca çenem düşüyor ne yazık ki!

    Kitapta beni iten çok şey olduğu gibi kendine çekenler de var. Özellikle çeken o şey 'zamana kafa tutmaksa, hem de inadına' ben o tem'i pek severim.

    İlginç bir okuma deneyimi oldu benim için. Üstelik okumayıp aklımda kalacağına, okuyup hafızama kazıdığım cümleler edindim.

    [Kaynak: https://www.instagram.com/...igshid=gcbcbb7bom8u]
  • Aşk gerçekten de, yaşamın en
    A zap verici
    B üyüleyici
    C oşturucu
    D eli edici işlerinden biridir—insani tutkuların en
    E sinleyici
    F evkalade
    G ayri kabili İslah
    H arcıâlem
    I nsafsız (K’lısı yoktur) ve
    L irik olanıdır: aynı zamanda en
    M üstesna
    N a file
    O portünist
    P ratik
    S açmasapan
    R ezilane olanıdır—R’yi daha önce yazmam gerekirdi—Ama aşk, doğası gereği öyle bir şeydir ki, bir zamanlar babamın amcam Toby’ye bu konu üzerine çektiği uzun bir söylevin sonunda söylediği gibi—“Hemen hiçbir zaman, kardeşim Toby,” demişti, “ifadeler arasındaki ilişkiyi altüst etmeksizin aşk konusunda iki fikri bir araya getiremezsin”
  • Kankam için düşündüklerim
    A şkım
    B itanem
    C anım
    D elim
    E şim
    F ırtınam
    H ayatım
    I sınma kaynağım
    K alp atışım
    L imanım
    M ucizem
    N efesim
    O lmasa olmazım
    P rensesim
    R üyam
    S evceğim
    Ş ansım
    T esadüfüm
    U mudum
    Ü mitim
    Y aşamım
    FATMAM