Büşra GÜL

<<Kemal Paşa hakkında ne çok konuşmak istiyorlar. Ona adeta tapıyorlar. Müthiş bir insan olsa gerek.>> Feride, <<Evet öyledir,>> deyince Fanny: <<Kendisiyle tanışmak isterdim. Fakat, herhalde İngilizler hakkındaki düşünceleri, pek parlak olmasa gerek.>> diye mırıldandı. Feride, gülümsedi: << Kin güden bir insan değil,>> dedi.
Sayfa 386·Kitabı okudu
Amine, getirdiği şişeden konukların ellerine gül suyu serpti: Dünyada, konukların ayrılma zamanı geldiğini gösteren en güzel kurallardan biriydi bu.
Sayfa 385·Kitabı okudu
Neşeli neşeli gevezelik eden kadınlardan çoğu, savaşta kocasını, kardeşini ya da oğlunu kaybetmişti. Hepsi de: <<Ne yapalım, Allahın dediği olur, >> diyerek avunuyorlardı. <<Vatanımız için öldüler, bizleri kurtardılar.>> Sonra birden içten gelen ve Fanny’i şaşırtan bir sevgi ile, Kemal Paşadan söz etmeye başladılar. <<Ah O bizim önderimizdir. İstanbul’dakiler teslim oldular. Ama Gazi, hayır. Özgür yaşamamız gerektiğini söylüyordu, işte bugün özgürüz.>> <<Oğlum bana söyledi; hayatını herkesle birlikte tehlikeye atıp, hep askerlerinin yanında bulunurmuş…>> Hatıralar birbirini izliyordu: <<Askerlerini neşelendiriyor ve yeniden savaşabilmeleri için onlara güç aşılıyordu..>>
Sayfa 385·Kitabı okudu
<<Orada, solda birkaç kavak ağacını görebiliyor musun? İşte, Köşk’ün bulunduğu yer.>> Kavak ağaçlarını gören Fanny sordu: <<Köşk nedir?>> <<Gazi’nin evi.>> <<Oh! Gazi, Kemal Paşa; tabi biliyorum. Onu sen tanıyor musun Feride? Nasıl bir insan?>> <<Ondan hoşlanacağını sanırım. Hemen herkes hoşlanır. Tabii bizler için O, sadece vatanımızın kurtarıcısıdır. Biz onu böyle kabul ettiğimiz için çok seviyoruz.>> <<Alec, Kemal Paşa’nın eşsiz bir General olduğunu söyler.>>
Sayfa 378·Kitabı okudu
Albay Grant, oğluna: << İyi bir eş olacak, Alec.>> diyordu. <<Hiçbir erkek, daha iyisini bekleyemez.>>
Sayfa 367·Kitabı okudu