Çok büyük ama aptal bir kral sert zeminin ayağını acıttığını söyleyip tüm krallığın sığır derisi ile kaplanmasını emretmiş. Ancak sarayın maskarası bu fikre kahkahalarla gülmüş; o bilge bir adammış.
Demiş ki: “Kralın fikri en basitinden komik.”
Kral çok kızmış ve maskaraya demiş ki: “Bana daha iyi bir seçenek göster yoksa öldürüleceksin.”
Maskara, “Efendim küçük bir sığır derisi parçasını kesip ayağınızı kaplayın demiş.”
Ve ayakkabılar bu şekilde doğmuş.
Türk devrimi Tagore‘un dikkatini çekmiş ve şu cümleleri kurmuştur: “Türk devrimi Doğu dünyası için parlak bir gelecek hazırlamıştır.”
Atatürk Tagore’un bu açıklamasına şöyle cevap vermiştir: “Keşke onun gibi düşünen Asyalılar, Afrikalılar çoğalsa, bütün mazlum milletler zincirlerini kırsalar."
“Beraber geldik beraber gidiyoruz oysa.
Vakit az, paylaşmak, sarılmak için.
Yaşadığımız coğrafya zor, şartları ağır.
Yüreği daha fazla küstürmemek lazım. Sırtımızda ağır küfeler, her gün katlanan.
Ve koşullar bir türlü düzelmeyen.
Sevgiye çok ihtiyacımız var."