Öylesine komplike bir sistem inşaa etmiş ki, birbirine değmeden birbirinin içinden geçen ağlarla örülü. Gerçek gözünün önünde mesela ama bunu reddetme durumunda bile seni o ağlar sayesinde başladığın noktaya geri götürebiliyor. Seçme şansı veriyor sana, kendi evrenini inşaa etme özgürlüğü mü desek buna yoksa uçurumdan atlarken pamuklara çarpıp yün bir döşeğe düşmek mi bilemiyorum. Her ihtimali düşünmüş, bir çok versiyonda bir çok varyantta aynı yolu aynı sokakları değişik çiçeklerle süslemiş, hangi sapağa saparsan sap onun dizayn ettiği labirentin içinde nihai sona çıkıyorsun. Hiç kalp kırmadan incitmeden, taşıyabileceğin yükü yüklüyor sırtına sen daha fazlasını istesen de, daha fazlasını taşıdığını sansan da onun eli hep heybenin altında. Her düştüğünde onun sevgisi kaldırıyor seni, gözyaşlarında büyülü bir nida avaz avaz yükseliyor onun katına.