Sezer

Sezer
@iamsezer
umut çerçisi kendince bişeyler yazıyor
Ayna
Hep aynası olduk insanın Kimisi bakıp saçını taradı, kimisi kendine sarıldı. Kimisi de kördü görmedi kendisini, görmemekle kalmayıp kusurlarını kusurlarımız sandı. Kendisinden kaçtı bilerek ya da bilmeyerek. İşte o bilerek kaçanların vay haline! Yeni doğmuş bir bebeği sokağa bırakmak gibidir, Vicdanını terk etmeye benzer kendinden kaçmak. Ama nereye kadar, günün sonunda o hesap görülecek. Yüzleşeceksin her şeyle. Tüm gerçeklerle. Ve belki de çok üzüleceksin, kendini öylece bir başına bırakıp kaçıp gittiğine…
Reklam
Robotik Organizmalar
Kimse kimsenin kalbine fikirlerine dokunamıyor, işini mesleğini soruyor ya da tahsilini. Yaşını memleketini soruyor ya da cinsiyetini. Her şey o kadar kalıplaşmış ki. Hazır algı taslakları satılıyor pazarda, kapış kapış gidiyor hatta. Kimse insan tanıma zahmetine girmeden elinde iğne iplik kılıf dikiyor. İsmi güzel diye insan sevenler var, onu sığdırdığı taslaktan taşmaya başladığı zaman ise “yazık hiç tanımamışım seni” diyenler var. Eee tanımazsın tabi, çünkü sen onun mesleğini, adını, boyunu ve saygınlığını tanıdın, onun kalbini karakterini aklını tanımadın ki. Sürekli çevresinde ki hazır algı paketleriyle beslenen robotik organizmalardan uzak durun, sevgiyle kalın.
Siyah kareli Kırmızı gömlek Haziran gecesi mi yoksa pastırma yazı mı Bence ılık bir Ağustos. Ya sence ? Gülünce yüzünde açan çiçekler, Ve siyah kareli kırmızı gömlek. Elinde sımsıkı tuttuğun semerkand, Ve yanaklarında çocuksu uçarı bir heyecan.
kalabalıklar içinde öldüm, öldürdüm kendimi. bir cinayet işledim, çektim tetiği ve vurdum büsbütün benliğimi. göz göre göre, herkesin içinde. hiç kimse görmedi. oysa ki gözlerindi, en büyük görgü tanığı.
Reklam