İlayda

İlayda
@iberya
Free Palestine

İlayda

, bir kitap okudu
Puan vermedi·223 syf.·
Beğendi
·
34 günde okudu
·
2026 7. kitabı
Nureddin Yıldız
9.2/10 · 1.170 okunma
Bugünün çaresi de dertlerden büyük olmayı ve her şeyin yaratıcısı olan Allah'a itimadı öğrenmektir. Bunaldıkça çare üretimi artan mümin, bu ümmetin ilk neslinin sloganı gibi idi. Bugün de böyledir. Dertler büyüdükçe, dertlerden daha büyük kalmaya mecburuz. Ümmet olmak bunu mecbur ediyor.
Sayfa 223·Kitabı okudu
Alıntı
Mümin okumalıdır; kitap okumalıdır, yazı okumalıdır. Mümin olayları ve insanları da okumalıdır. Evi, mescidi, çarşıyı, caddeyi okuyabilen mümin olmak gerekiyor. Evliliği, ticareti, siyaseti ve işi okuyamadan iş yapmak mümkün değildir. Birilerinin okuduğu ile hayata bakanlar başkasının menfaatlerini anlayacaklardır. Akide olarak mümin akidesi taşıyıp, düşünce olarak başkalarının düşündüğünü düşünmenin temelindeki sıkıntı budur. Mümin basireti ve feraseti dediğimiz şey budur. Olmayanı tahmin etmede, olanın akıbetini takdir etmede ileri görüşlülük olarak da görebiliriz bunu. Mümin olmak kimliğimizin adı olduğuna göre 'Allahın nuru ile bakmak' da tavrımız olmalıdır. Olayları okuyabilen müminler olmak bizim için bir tercih konusu değildir. Mümin olmamız bizi, kitap okur gibi olayları okuyabilir olmaya mecbur etmektedir. Peygamber efendimiz mucizlerle müeyyed olduğu için büyük bir alanı okuyabildi. Bizim onun okuyabildiğini okumamız beklenmeyecektir bizden. Bizden beklenen onun bize öğrettiği alfabe üzerinden okuyabilir olmamızdır. O mucizlerle müeyyed idi. Biz de onun eğitimi ile okuryazar duruma geldik; dünyayı, ahireti, başı ve sonu, sebepleri ve sonuçları bize öğreterek ayrıldı aramızdan. Hikmetler ve akıbetler gösterdi bize.
Sayfa 163·Kitabı okudu
Alıntı
Ruh alemimiz, bizim asıl kimliğimiz olan mümin şahsiyetimiz de başta imanımız olmak üzere Salih ameller ve ibadetlerle aktif kalmaktadır. Gıda bedenimizi canlı tutarken, salih işlerimiz de ruhî yapımızı canlı tutmaktadır. Bedenimiz ve ruhumuzun ortak sonucu olan mümin insan kimliğimizi bu dünya hayatı içinde boğulmaktan kurtaran ise umudumuzdur. Umudumuz kadar ufku gören gözlerimiz, ileriyi planlayan beynimiz vardır. Umut, iman hayatımızın enerjisidir. Mahallemizdeki camileri koruduğumuz gibi mümin toplum olarak Allah'a umudumuzu korumak zorundayız. Yarın güneş doğar mı diye endişesi olmayan bir müminin, Allah'ın dinine yarına takdir etmekte zorlanması ürkütücü bir tükenmişliği yansıtır. Umutsuzluk bir bitmişliktir. Şeytanın bütün olumsuz telkinlerine rağmen her gün yeni bir enerji yüklemesi gibi umut dolup yürümeliyiz bu yollarda. Umudumuz imanımızla aynı çizgide yürümelidir. Zira biz, Allah ile beraberiz. Mülk Onundur, kanunlar Onundur. Güveniyorsak Ona güveniyoruz. Bunun için umutluyuz. Umudumuzu tükenmez bir enerji görüyoruz, öyledir de.
Sayfa 118·Kitabı okudu
Alıntı
Şu koca fezanın ortasında garip ve aciz insanlarız. Garip olmamız ne kadar büyük hakikat ise o kadar büyük bir hakikat de bizim kul olduğumuzdur. Bütün bu kaderleri bize yazan Allah'ın kuluyuz. Hayatımız, ölümümüz Onun elindedir. Her şey onun yazması ile başladı ve devam ediyor. Kullarıyız ve kulluğumuzun hakkını vermek için sınanıyoruz. Yürüsek de tökezlesek de, doğru yapsak da hata etsek de kapı Onun kapısıdır. Hesap onun hesabıdır. Sabredip yolda kalmayı başarabilirsek kulluk imtihanını kazanacağız. Bizi yaratan, bizimle ilgili kaderi yazan, sınırsız kurdreti ile bizi ve dünyamızı kuşatan Allah'a karşı yüzde yüz rıza göstermekten ve teslim olmaktan başka neyimiz olabilir ki? Ona ve kaderine teslim oldukça huzurumuz artar. Yolumuz açılır Ona teslim olmakla. Haddimiz ve kapasitemizi aştıkça da rüyalarımızda boğuluruz sadece. Eğer garip ve aciz yaratıldı istek, garipliğimizin tek çaresi bizi yaratmayı takdir buyuran Allah'a teslim olmamızdır. Bu teslimiyetimiz de, çaresiz kalmışın teslimiyeti olmaz. Onun büyüklüğü karşısında acizliğini idrak etmiş bir kulun teslimiyeti olur bizim teslimiyetimiz. Biz zayıf isek O da o kadar büyüktür. Kapısı Rabbinin kapısı olan, sınırsız kudretin kapısındadır. O varken ve Onunla iken gama kedere ne gerek, cennet de Odur, rahmet de Odur zaten.
Sayfa 116·Kitabı okudu
Alıntı