Giriş Yap
İbrahim Korhan
@ibrahimkorhan
77 moderatör puanı
100 kütüphaneci puanı
348 okur puanı
12 May 2012 tarihinde katıldı
Tanıdığın kimse takip etmiyor
Ortak okuduğunuz kitap bulunmuyor
140 syf.
"PLATON’un “DEVLET”i SELAHATTİN DEMİRTAŞ’ın “Seher”i Çoğunlukla siyasi liderler, teorik-ideolojik kitaplar yazarlar ancak bunları da iki gruba ayırmak mümkündür. İlk grup, liderliği, teorik bilgisiyle elde edenlerdir. İkinci grup ise liderliği sırasındaki edindiği tecrübelerle teori geliştirip yazanlardır. İkinci grupta yer alanlar, yazdıkları teori-ideoloji kitapları ile zaten deneyimlerini anlattıkları için, yeni bir şey söyledikleri ileri sürülemez. O nedenle yazdıkları ile tartışılma ihtimalleri pek azdır. Oysa birinci grupta yer alanlardan, yazdıkları teoriyi hayata geçirmeleri beklenir. Teorik kitaplar yazanlar, büyük iddialar, tespitler ortaya koyar!. Soğuk ve fazla ciddi olurlar. Özellikle teorik bilgisiyle lider olanların hiç şansı yoktur, dünya tarihinde de örneği yoktur. Teori ile pratik çoğu defa örtüşmez yada kağıt üstünde ideal olan hayata geçirilince hiç istenmeyen bir şey olarak ortaya çıkar. Yazmak için farklı, hayata geçirmek için farklı meziyetler gerekir ki, bunun en çarpıcı örneği insanlık tarihinin en büyük filozofu Platon ile ortaya çıkmıştır. Platon’un ideal devleti anlattığı “devlet” adlı eseri, en önemli eseridir. Platon bu eseri ile ortaya koyduğu bilgileri, Dionysios ile hayata geçirmeye çalışır, devleti yönetenin filozof kral olması gerektiği iddiası, Dionysios üzerinde denerken korkunç bir başarısızlıkla sonuçlanır ve Platon köle pazarında satılmaktan kurtulamaz ama bir dostu onun parasını ödeyerek özgürlüğüne kavuşturur. Gelelim teorik kitap yerine, edebi eserler yazan liderlere! Edebi eser yazan liderler enderdir, bir kere edebi eser yazmak için ya gerçekten halktan biri olmak gerekir yada kanatlı ve büyülü sözlerin samimi, sahici duygularla harmanlaştırılmasını sağlayacak sanatsal bir yetenek ve kişilik gerekir. Selahattin Başkanda her ikisi de var, hem gerçekten halktan biri hem de duygu ve düşüncelerini çok etkileyici bir şekilde harmanlaştırıp, okuru beyninden, yüreğinden sarsıyor. Teorik kitap yerine edebi kitap yazmak cesaret ister, öyle kasılmadan, ağır adam rolüne girmeden, insani yanını göstermek, her babayiğidin harcı değildir. Topluma kim liderlik etsin, kim öncülük etsin diye sorarsanız elbette “Devleti” yazan Platon değil, “Seheri” yazan DEMİRTAŞ derim. Bu kadar yalın, bu kadar sade, bu kadar naif ve daha bir çok insani erdemi taşıyan, üstelik ince ve keskin zekası ile duygularını harikulade bir ölçülülükte buluşturan ve hayatı gözlemleyip okuyan biri, şüphesiz bir teorisyenden çok daha iyi öncülük eder, herkesin malumu olduğu üzere öncülük ediyor da!"
·
3 yorumun tümünü gör
Reklam
·
Reklamlar hakkında
216 syf.
Kitap ilk okunmaya başlandığında "devletsiz toplum olmaz" fikri bağlamında biraz ütopik gelebilir. Ancak yanı başımızdaki Rojava Devrimi ve Gezi Komünü ile birlikte, bu kitapta anlatısı yapılan Bolivya'daki El Alto direnişi, ortak olanın nasıl devletsiz ve kolektif eylemin kurucu gücüyle alınabileceğini ve inşa edilebileceğini bizzat gözler önüne sermektedir. Bu devletsizleşme süreci El Alto'da Ekim 2003'te El Alto sakinlerinin mahalle konseyleri aracılığıyla ve başka şekillerde örgütlenerek, mahalle yönetimi haline geldikleri ve gayri meşru hale getirilen ve yok olan devletin yerini alarak başlamaktadır. Tüm ayaklanma tanımları, tek bir kurumun veya liderliğin olmadığını ve eylemlerin doğrudan mahalle sakinleri tarafından gerçekleştirildiğini ve tüm kurum ve kuruluşları ve hatta öncesinde kendilerinin oluşturdukları kurumları bile geçersiz kıldıklarını göstermektedir. Ayaklanmalarda tüm toplumsal liderlikler dağıtılmış ve karar alan kişiler, "mahallenin mikro hükümetlerini oluşturan mahalle sakinlerinin ta kendisi olmuştur." Tüm örgütlenmeler hazırlıksız ve kendiliğinden gelişmiştir. Herhangi bir plan yapmadan ve hendek ve barikatlara dayalı bölgesel bir kontrolle , herkes ablukada gözetleme görevini üstlenme konusunda aniden uzlaşmış, tüm halk seferber olmuş, blok, sokak, komite çevresinde örgütlenmiş ve bunu sağlamak için herhangi bir mecburi anlaşmaya gereksinim duymamışlardır.
1 yorumun tümünü gör
288 syf.
Palahniuk'un okuduğum ilk kitabı. Kitabı okumanın akabinde 2008 yılı yapımı filmini de izledim. Özellikle sistemi bu kadar şiddetli ve alaycı bir şekilde eleştirel tarzı beni kendine hayran bıraktı. Kitap, yeraltı edebiyatı diye adlandırılan türden bir üslupla yazılmış olmakla, dinsel sorgulayışlara da sıkça yer vermektedir. Yazar ülkemizde 'şüpheli yazarlar' listesine dahil edilmiş ve bunun üzerine kendisi ile yapılan röportajdan bir kesit şöyledir ; “geçenlerde türkiye tarafından philip roth ve marquis de sade’la birlikte ‘şüpheli yazarlar’ listesine dâhil edildiniz. biliyor muydunuz?” sorusuna ise “bilmiyordum, ama teşekkür ederim. ilk tepkim... pekâla, lanet olsun. yakın bir zamanda türkiye’ye gitmeyeceğim,” cevabini verdi. yazar, cehenneme gerçekten inanıp inanmadığı sorusunu ise, “birşeylere inanıyorum. ama kendi yarattıklarını sonsuz bir cezaya mahkum edecek kadar kin tutan bir şeye değil. kimse bu kadar uzun süre kin tutamaz, tanrı bile. Ama belki türkler tutabilir,” diyerek yanıtladı. sabitfikir.com/haber/palahniuk-tan...
Tıkanma
7.9/10 · 2.368 okunma
215 syf.
Daha önce bir çok kez sigarayı bırakma girişimim oldu fakat bırakamadim. Hatta birçok kişinin bunlarla bırakmış olduğu Sağlık Bakanlığının zibil gibi dağıttığı ilaçlarda bende etki göstermedi. Sigaraya bağımlı olduğumu, sigaranın güven verdiğini, onsuz yaşamın biraz zevksiz olacağını düşünüyordum. Bu yüzden kitaba biraz ön yargıyla başladım. İlk gün 150 sayfa falan okudum ve bu okumayla kafamda bitirdim diyebilirim olayı. Henüz 2 gün olmuş olmasına rağmen sanki daha önce hiç sigara içmemiş biri gibiyim diyebilirim. Artık özgürüm. Kitabı okumamı şiddetle tavsiye eden Hacı Seydaoğlu ve kitabı hediye eden Vedat Geçit kardeşlerime sonsuz teşekkürler , iyi ki varsınız.
·
5 yorumun tümünü gör
176 syf.
Melankolik bir adamın dramatik hayatı anlatılıyor kitapta. Ayrıca karakter ve mekan tahlilleri de oldukça iyi.
Reklam
·
Reklamlar hakkında