Yalan söylemek, ahlak kuralları oluşturma ve riayet etmeyi güçleştirir çünkü tüm günahlar içinde, birbirimizle iyi geçinmek için en çok ona ihtiyaç duyarız. Gerçekleri söylemeye ne kadar kararlı olursak olalım hayat her fırsatta bunu engeller, çünkü başka insanları da barındırır. Henry Garnet’in söylediği gibi, başkalarına olan sorumluluklarımız tamamen dürüst olma arzumuzla kaçınılmaz şekilde çatışma yaratacaktır.
Goffmann’ın bakış açısıyla hepimiz rol yaptığını kısmen unutmuş birer oyuncuyuz. Çoğu zaman, diğerlerinin bir performans ortaya koyduğunu bilir ama yine de ona inanır halde çifte bir oyun oynarız.