Günlük yaşam içerisindeki mesajların çokluğuyla zihnin adeta kuşatıldığını vurgulayan yazar, bu işgalin ana mesaj etrafında örgütlenen binlerce küçük mesajla gerçekleştiğini ifade ediyor. İnşa edilerek iletilen bu mesaj bende acaba beynim işgal altında mı? Zihnimde gezinen düşünceler bana mı ait? Bir fikri savunurken acaba başkalarının amaçlarına mı hizmet ediyorum? gibi soruların filizlenmesine sebep oldu, belki de bir kıvılcıma dönüşecek... Bu kitabın benim gibi sizlerin de yeniden düşünme cesareti göstermenize yardımcı olacağını düşünüyorum.
Kitapla ilgili eleştirim daha çok pozitif yönlü çünkü kitapta o kadar çok bilgi var ki insanın bir anda, bir ayda ve hatta bir yılda hazmetmesi oldukça zor. Kitap ikiye bölünerek birinci kitap düşünsel boyutu açıklarken ikinci kitap bilim dünyasına hizmet etmek için tasarlanabilirdi.
Okumadan önce Goffman’ın çerçeveleme, Gerbner’in ekme kuramına bakmanız kitabı daha iyi anlamlandırmanız açısından faydalı olacaktır.